“Osman Bey Kusura Bakmayın”

Bu haber 30 Ekim 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.237 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozcanozgur@hamlegazetesi.com.tr
Özgürce

Özcan Özgür

Yine mi Nail Çakırhan diyeceğinizi biliyorum. Hayır, değil…

Önce “Nail Çakırhan Günleri” vardı. Nail Çakırhan da vardı. Sonra “Nail Çakırhan Anmaları” oldu. Toprağa verildiğine bakmayın, Nail Çakırhan yine var. O’nu anlamış, sevmiş olanlar var olduğu sürece…

Etkinliklere, anmalara katılmamış olanlar, insanlar buluşuyorlar, Nail Çakırhan’ı konuşuyorlar, O’nu anıyorlar.” sanabilirler. Öyle değil… Ben kaç senedir Ekim ayında Yücelen Otel’e “okula gider gibi” giderim… Her seferinde yeni bir şeyler öğreniyorum.

İnsan, Mimarlık, planlama, şehir planlaması, kent, kentlilik, estetik, demokrasi, eşitlik, özgürlük… Bunlar ders konularının başlıcaları…

O yüzden bu etkinliklere özellikle mimarların, şehir plancılarının, belediye başkanlarının, belediye çalışanlarının katılmaları çok önemli…

xx        xx        xx

Bu seneki ders “Mimarlık ve Kent Kimliği” idi…

Katılımcıların içinde Ula Kaymakamı Ali Yılmaz ve Ula Belediye Başkanı Ümit Karaaslan ile birlikte Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün de vardı. Keşke Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş de olsaydı.

Baş hoca Ozan, Y. Mimar Cengiz Bektaş idi. Hocalar Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden gelmişti. Yrd. Doç. Dr. Zühre Sözeri ve Doç. Dr. Semra Kurtiz

Baş hoca Cengiz Bektaş o gün konuşmasına başlarken günümüz mimarlığının kopyacılık olduğuna dikkat çekip, “Etik olmadan estetik olmaz. Zorlu Center yaparsanız, kamu cebinden çalarsınız. Burada estetik olmaz. Oktay bu yüzden öldü.” diyerek, hepimizi şamarlıyordu.

xx        xx        xx

Cengiz Bektaş’ı dinlerken telaşlandım… Farkında mısınız Oktay Ekinci’nin ardından neredeyse bir yıldır İstanbul’da yaşanan doğal ve tarihi çevreye O’nun gibi sahip çıkan var mı?

Geçtiğimiz günlerde Oktay Ekinci’yi Saburhane Meydanı’nda anarken, Harita Mühendisleri Odası eski Genel Başkanlarından Hüseyin Ülkü, Mimarlar Odası Muğla Şubesi’ni “Hizmet içi eğitim” önermişti. “Oktay Ekinci adına verilecek bu eğitimden Oktay gibi hem çizen, hem yazan, hem araştıran yeni mimarlar çıkacaktır.” demişti…

xx        xx        xx

Yrd. Doç. Dr. Zühre SözeriMimarlardan ümidi kestim” derken, Doç. Dr. Semra Kurtiz kentsel dönüşümün mülksüzleştirme süreci olduğuna dikkat çekerek, “Kentliler kent üzerinde söz sahibi olmalılar.” dedi.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde “Nail Çakırhan Okulunda” söz söyleyebilecek böylesine değerli hocalarımız var, ama hala üniversitenin Mimarlık Fakültesi’nin binası yok. Binası olmayınca öğrencileri de yok!

Üniversitenin Su Ürünleri Fakültesi’ni tercih eden genç çıkmıyor. Bu fakültemizin binası hiç değilse “geçici” olarak Mimarlığa neden kullandırılmaz anlamıyorum.

Benim asıl anlayamadığım 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in de orta kısmında bir yıl okuduğu ve bu gün Kız Meslek Lisesi olarak kullanılan, Muğlalıların Koca Mektep” dedikleri tarihi yapının Mimarlığa kazandırılması için Rektörlük, Yerel Yönetim ve AK Parti Milletvekilleri neden el ele vermezler!

xx        xx        xx

Yrd. Doç. Dr. Zühre SözeriMimarlardan ümidi kestim” derken aslında biraz da mimarları tahrik etmek istiyordu. Salonda ise görebildiğim kadarıyla Y. Mimar Ertuğrul Aladağ ile Mimar Mehmet Yenisu ve Mimar Rukiye Uslu vardı…

Mimarlardan ümidimi kestim” diye ironi yapan Sözeri karşısında oturan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün gözünün içine bakarak “Osman bey kusura bakmayın, ama…” deyip şöyle devam ediyordu:

Yayladan beton ve çelik biçmeye başladık. Bu kadar duyarlı insanların olduğu yerde boşlukları koruyalım. Ben Muğla’yı evimden baktığım zeytin ağacı, şeftali ağacı, kırmızı kiremitlerden okuyorum. Ne ekersen onu biçersin. Boşluklara bakalım. Boşluklar bundan sonra kent kimliklerini oluşturacak. Burayı tanımlayan avlular. Avlular okunmalı. Müthiş heyecan. Mimarlık sosyal bilimlere mi teknik bilimlere mi aittir? Ahlak bilimine dahildir.

O gün o oturumda Cengiz Bektaş, bu sözlerden sonra konuşmuş, “Etik olmadan estetik olmaz.” deyivermişti.

Muğla’da estetik kaldı mı?

xx        xx        xx

Karabağlar Yaylası’nın bu gün geldiği hali ancak “Yayladan beton ve çelik biçmeye başladık.” diye özetlenebilirdi. Eskiden Muğlalı yaylaya göçtüğünde besi keçisini, erkecini beslemek için kesiklerden karaağaç yaprağı sıyırırdı. Çıtlık dalı keserdi. Kesiklerde böğürtlen bile kalmadı. Kesikler hızla taş duvara, tel örgüye dönüşüyor!

Keşke “Nail Çakırhan Okulu”na o gün Menteşe Belediye Başkanımız Gümüş’de gelmiş olsaydı. Aynı zamanda Harita Mühendisi ve Belediye Başkanı olarak Zühre Sözeri hocanınBoşluk” kavramı ve tanımlaması ile tanışabilirdi.

Böylelikle eski Garaj Alanı’na başka bir gözle, Muğlalıların, çevrecilerin ve uygar mimarların gözüyle bakabilirdi…

Başkan GürünMimarlık ve Kent Kimliği” konusunun ele alındığı oturumun ardından salondan ayrıldı. Ben Zühre Sözeri hocanın sözlerine bozulduğunu sanmıyorum. Muhtemelen bir başka yere sözü varmıştır.

Etkinliği sonuna kadar izleyenlerden biri Menteşe Belediye Meclisi Üyesi Şehir Plancısı Gonca Köksal Kılınç idi… Umarız izlenimlerini Başkan Gümüş ile paylaşmıştır…

xx        xx        xx

Doç. Dr. Semra Kurtiz kentsel dönüşümün mülksüzleştirme süreci olduğuna dikkat çekerek, “Kentliler kent üzerinde söz sahibi olmalılar.” sözünü ettiği etkinlik baştan sona Mimarlar Odası Muğla Şube Başkanı Osman Köseoğlu moderatörlüğünde (yönlendirici) gerçekleştirildi.

Mimarlar Odası Muğla Şubesi ev sahipliğinde, TMMOB Mimarlar Odası Genel Merkezi tarafından bu hafta sonunda da “Kent, Kültür, Demokrasi Forumu Muğla Buluşması” gerçekleştiriliyor. 31 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında Muğla Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek buluşmada “Muğla’da Kıyı, Mimarlık ve Kentleşme”, “Dönüşüm Sürecinde Kıyı, Mimarlık ve Kentleşme”, “Ege’de Kıyı, Mimarlık ve Kentleşme” başlıkları altında “Kent, Kültür, Demokrasi”yi ele almaya gelecek isimler arasında Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhcu ile Ankara Üniversitesi’nden, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden, ODTÜ’den YTÜ’den uzmanlar ve Ruşen Keleş, Cengiz Bektaş, Erman Şahin, Cevat Geray, Hatice Kurtuluş gibi isimler yer alıyor.

Alanlarında yetkin isimler iki gün “Kentli Kuruluşlar” ve temsilcileri ile buluşuyorlar.

xx        xx        xx

Kentli Kuruluşlar Muğla’da bildiğimiz, sık sık haber konusu olan “çevre hareketleri”…

Gökova Körfezi’nin, kıyıların, Caretteların, Kara Ot’un, İztuzu Plajı’nın, Azmakların, derelerin, yani doğal çevrenin korunması için ciddi çalışmalar yapan o kuruluşlar…

Bu kentli kuruluşlar Karabağlar Yaylası ile neden ilgilenmezler, Kireç Sanayi’nin önünde neden pankart açmazlar, Muğla’nın ‘tek meydanı’ niteliğindeki eski Garaj Alanı’nda inşaat yapılmasına neden kayıtsız kalırlar, Kentsel SİT Alanının orta yerine katlı otopark yapılmasına neden ses çıkarmamışlardır hep merak etmişimdir.

Sırf bu yüzden hafta sonunda orada olacağım…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 30 Ekim 2014 / 11:03

Gocaman; yazuınızı okudum amma, İlçe Kaymakamımızın adı ve soyadı hatalı olduğunu gördüm .mutlaka sehvendir. Kaymakamımızın adı Ali YILMAZ ‘dır. lütfen düzeltelim. Beleidye Başkanın ki doğru. Yıllarca yazıp çiziyorsunuz ama, ne Karabağlar Yaylasını ne Eski Sinemanın yerine yapılan Katlı (DEVASA) otoparki ne de Eski Garaj ile ilgili sesinizi duyuramadığınızı üstü kapalı serzenişinizi okumak,insanın içine bir başka kaygı sokuyor. Ben n1e dersem o olur. yada sizler bilmezsiniz biz yada ben bilirim. sonuç ortada. Hani bir söz vardır biz yörüklerde: ELE ÇALKA AYNİ YERE DÖK diye ne bileyim biraz böyle mi oluyor. sevgi ve saygı.