ORTADOĞU’NUN DEĞİŞMEYEN MAKUS TALİHİ

Bu haber 10 Temmuz 2013 - 0:00 'de eklendi ve 930 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Acaba diyorum?
Acaba Ortadoğu dışında, dünyada konuşlanan 200’ün üzerinde tam bağımsız ülkeler arasında kargaşa ve kaosun eksik olmadığı bir başka ülkeler topluluğu var mıdır?
Elbette dünyanın ayrı katılarında konuşlanan ülkeler arasında bir takım kargaşa yok değil.
Zaman zaman aynı ülkeler arasında ortaya çıkan çekişmeler bunun en bariz göstergesi.
Ne var ki Ortadoğu başka.
Bu kuşakta yer alan ülkeler, tarihin seyri içerisinde hiçbir zaman, tabir yerinde ak günler görmedi.
Kimi zaman kendi içerisindeki çalkantılar, kardeşleri dahi karşı karşıya getirdi.
Akabinde canından olan binlercesi.
Ne yazık ki bu menfur olayların daha ağırlıklı olduğu bölgede insanların neredeyse tamamına yakını Müslüman.
Evet yanlış değil.
Tarih boyunca gözlemlerimiz, aynı ülkeler insanları arasında siyasi ve sosyal içerikli anlaşmazlıkların gündemden eksik olmadığını gösteriyor.
Bunun en belirgin örneği Irak’ta, emperyalist ülkelerden ABD ve İngiltere’nin başını çektiği, sözde Saddam rejimine yönelik eylemler.
Sonrası malum.
Aynı ülkeler, Saddam rejimini bahane ederek Irak’a çıkartma yapması sonrasında, bu ülke halkı bir kez daha karşı karşıya geldi.
Aralarında etnik ve din farklılığı da olunca, olanlar oldu.
Ve bugün ara ki geçmişin Irak’ını bulabilesin.
Aradan bunca zaman geçtiği halde, bu ülke savaş öncesi günlerini adeta mumla arıyor.
Arıyor ya emperyalist ülkeler de emeline ulaştı.
Bugün dünyanın en önemli petrol rezervine sahip yataklar, bu ülkelerin kontrolü altında.
***
Kargaşa ve kaosun eksik olmadığı Ortadoğu ülkeleri sanılmasın ki Irak’lı sınırlı.
İran için de durum farklı değil.
Yanı sıra Yemen, Birleşik Arap Emirlikleri, Libya, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Mısır.
Ortadoğu dışında Kuzey Afrika’da konuşlanan bu ülkeler halkı, hiçbir zaman benzer olaylardan yakasını alamadı.
Akabinde de kargaşa, kaos ve ölümler.
Bu arada, aynı ülkeler arasında bazıları var ki, diğerlerinden çok daha büyük sıkıntılar yaşıyor.
İşte, yaklaşık 2 senenin üzerinde olayların dur durak bilmediği Suriye.
Beşer Esat’ın inadı yüzünden aynı süreç içerisinde 1 milyonun üzerinde Suriye’li hayatını kaybetti.
Esat inadından vazgeçmediği için daha ne kadar ülke insanı hayatını kaybedecek belli değil.
Yakın süreçte barış gözlenmediğine göre beraberinde yeni ölümler gelecek demektir.
Ve Mısır.
Çok değil 2 sene öncesinde Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in yönetimine karşı çıkan Mısır halkı direnişe geçmişti.
Aynı süre içerisinde tahminlerin üzerinde meydana gelen ölümler.
Hal böyle olunca olaylar, Mübarek’in görevden uzaklaştırılmasına kadar sürdü.
Herkes dedi ki bundan sonra Mısır’da barış egemen olur.
Nasılsa yapılan seçimde devlet başkanlığına getirilen Muhammed Mursi, demokrasi vaat etmişti.
İlk anlar sözünde duran Mursi, daha sonraki süreçte başına buyruk hareket etmeye başladı.
Derken Ortadoğu’nun makus talihi bir kez daha galebe çaldı.
Ve halk yeniden ayaklandı.
Daha bir sene öncesinde iş başına gelen Mursi de görevden uzaklaştırıldı.
Şimdi ülkenin tek hakimi Ordu.
Bu demektir ki demokrasinin egemen olacağı ümidindeki Mısır halkı, yeniden belirsizlik içerisine girdi.
Dolayısıyla şu aşamada Mısır halkı gelecek adına kuşku içerisinde.
Nasıl kuşku doğmasın?
Bir tarafta Mursi tarafları, diğer yanda ordu mensupları.
Her ikisi de Tahrir meydanının sağı ve solunda konuşlanmış vaziyetteler.
Sonuçta, dense ki dünyanın en karışık bölgesi neresi?
Kuşkusuz verilecek cevap Ortadoğu’dur.
Buna karşın bundan sonrasında bölgede huzur sağlanır mı?
Gelişmeler ümitli olmak adına iyi sinyaller vermese de her şeyi zaman gösterecek.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.