Ortaca Belediye Başkanı Olsaydım

Bu haber 22 Şubat 2019 - 1:58 'de eklendi ve 1.538 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek

Demokratik yönden gelişmiş toplumlarda, doğal olarak kadın, üretimde, yönetimde ve paylaşımda yerini alsa da,

sosyolojik gelişmesini sağlayamamış toplumlarda erkek egemen ve baskıcı anlayış, tüm hızıyla devam etmektedir.

Katılımcı demokraside kadının her alanda olduğu gibi yerel yönetimlerde de görev almasını çok önemsiyorum…

Dünya üzerinde pek çok ülkeyi İngiltere’yi, Almanya’yı, Polonya’yı, Norveç’i, Bangladeşi, Namibya’yı, Liberya’yı, Şili’yi, Litvanya’yı, Malta’yı, Nepal gibi bir çok ülkeyi kadınlar yönetiyor..

Bizlerde yakında yerel yönetimlerde, kadınlara siyasal sistemin verdiği önemi veya önemsizliği göreceğiz.

Kadının sağ duyulu ve yönetsel becerisini önemsiyorum..

Yaratıcıkları muhteşem..

Mesela Ortaca Belediye Başkanı olsaydım…

Dalyan’a bir anıt yaptırırdım. Hem de yaşarken görsün isterdim..

Bu anıt Caretta’ları ve mavi yengeçleri korumaya hayatını adayan Kaptan June’a anıtı olurdu.

Gelin Kaptan June’in hayatını bir gözden geçirelim…

1922 yılında İngiltere de doğdu.

Babası petrol mühendisiydi, işi için Afrika’ya taşındılar. Uganda’da yaşadılar.

Shavili dilini öğrendi. Doğa ile aşkı burada doğdu.

Güzel, güzel olduğu kadar şefkatli kalbi insanları bir güneş gibi ısıttı ve aydınlattı.

Zaman geçti Londra’ya döndüler. Bale, tiyatro ve şan dersleri aldı. Tam sahneler de soluk alacakken kendisini bir aşkın içinde buldu.

Evlendi. Eşi çok zengindi. Bambaşka bir hayatın içindeydi. Bir kifayetsizlik vardı.. Yüreği bu evliliği taşıyamadı ve boşandı.

Sonrasında evlenmem dediği anda, tekrar bir aşkın içine düştü ve bu kez eşi çok daha zengindi. Önce New York’a sonra Cenevre’ye yerleştiler. Malikaneler, lüks arabalar, yatlar, kürkler, pırlantalar, ışıltılı partiler ruhuna karabasan gibi oturdu. Aklı, ruhu bedeni bu şaşalı hayatı sevmedi tekrar boşandı.

Denizleri seviyordu. Maviliklere aşıktı.. Maviliklerde sevdanın yüklü olduğunu biliyordu.

Küçük bir yelkenli aldı ve aklını, ruhunu, bedenini maviliklere teslim etti.

Oradan oraya savruldu durdu ve bir gün Ege Denizi ile kesişti yolu. Bir his, bir cazibe, bir etki vardı. Çözemedi. Nereye gitse ne yapsa bu his, O’nu Ege’ye çağırıyordu. Aklım Ege’de kaldı halleri sancılı bir hal almıştı. Yapamıyordu. Kalbimin yarısı sen de kaldı denir ya aynen öyle.

Bir gün yelkenlisi rüzgarı arkasına alarak mavilikleri yara yara, Ege’nin incisi Dalyan’a, İztuzu’na geldi. Seneye tekrar geldi. Öteki sene, öteki sene derken sanki bir ince hastalıktı içinde ki tutku.

Adını koydu ve ben artık başka diyarlardan, başka ülkelerde yapamam dedi ve tası tarağı topladığı gibi, 1986 yılında 64 yaşında, Dalyan’a taşındı.

İztuzu plajında derme çatma bir barakaya yerleşti. Bir sabah uyandı ki etrafı Caretta Kaplumbağaları ile dolmuş. Meğer ki yuvasını Carettaların  yuvasına yapmış.

Hayatta benim çocuklarım olmadı bunlarda benim çocuklarımdır der ve yeni bir mücadeleyi başlatır.

İztuzu plajına 1800 yataklı bir otel yapılacağı duyunca boğazı düğümlenir. Nasıl olur ki diye sorar. Dünya da eşi benzeri olmayan ve Carettaların evidir burası der. İçi sızlamıştır. Dünyayı ayağa kaldırır. ABD, İngiltere ve İsviçre’de kampanyalar başlatır. Sonunda Turgut Özal hükümetine geri vites yaptırarak otel projesini iptal ettirir.

Emek. Emek. Emek.. derken İztuzu plaji SİT alanı ilan edilir. Ve böylece çocuklarının geleceğini ilelebet kurtarır.

Dalyan’da olmaktan çok mutluydu. Tüm ihtişamı ve parayı da geride bırakmış ve sadece sadelik içinde çocukları olan Carettaları vardır.

Bir şeyler yapması gereklidir ve Deniz Kaplumbağaları Koruma Vakfını kurar ve tüm harcamaları cebinden öder.

2009 yılında Türk vatandaşı olur.

Joan Christine Fairey Haimott yani kısaca ‘ Kaptan June ’ olarak tanınıyor.

Köpekleri kedileri ile derme çatma kulübesinde hala yaşam sürüyor.

Gündemin sıkı takipçisi. İztuzuna çivi çakılmasına ve çocukları olan Carettaların zarar görmesini önlemek için bitimsiz bir enerji ile mücadelesini sürdürüyor.

Kaplumbağa mücadelesini ve kazanılan zafer öyküsünü, 2002 yılında İngiltere’de yayınladığı ‘ Captain June and Dalyan Turtles ’ kitabında anlattı. Ve yaşadığı barakayı da kurduğa vakfa bağışladı.

Sadece tevazü, sevgi üzerine kurduğu yaşamında, 100 yaşına yaklaşırken, kaptan June’yi yaşarken ödüllendirelim diyorum.

Umarım…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.