ORMANLARIN TAHRİBİNE DAVETİYE

Bu haber 20 Ağustos 2009 - 0:00 'de eklendi ve 835 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

TBMM’nin aldığı bir karar var ki, akıllara ziyan.
Dahası, ülke olarak sahip olduğumuz bir değerin göz göre göre tahribine yönelik.
TBMM’den çıkan karar aynen şu.
Ormanlık alanlarda maden çıkarma talebinde bulunanlara ruhsat verilmesi.
Bu demektir ki, her kim olursa olsun, işi kotardığı ölçüde maden arama çalışması yapabilecek.
Şimdi…
Bu yasa tasarısı basitçe geçiştirilecek türde olmadığı için her türlü gelişim, en ince ayrıntısına kadar irdelenmeli.
Değilse, yapacağınız işin faturası çok ağır olur.
Bir kere, ormanlık alanlarda maden arama çalışmalarına koşulsuz izin verildiğini kabul etmek mümkün değil.
Siz maden arayacağım diyerek, her cinsten orman sahasında arama yapamazsınız.
Hele hele yeni ağaçlandırmanın olduğu ve de kesim sahası olarak belirlenen alanlarda.
Bu nedenle izin verilirken, söz konusu hususlar mutlaka dikkate alınmıştır.
Yoksa, evsafı ne olursa olsun, benim elimde arama izni var diyerek, orman sahasına dalış yapılamaz.
Tabi bu kriter, olması gereken, kısaca arama izni olanların mutlak uyması gereken kurallar.
Dedim ya öne sürülen şartlar bu olduğu halde, elindeki belgeye istinaden ormanlık alanların tarumar edilmesi, sonrasında telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurur.
Ormanlık alanların yok olması bir yana, sebep olanlar hakkında yasal işlemlerin yürütülmesi kaçınılmazdır.
***
Buraya kadar TBMM’nin verdiği maden arama izni doğrultusunda, her iki tarafın uyması gereken kurallar.
Meclis bu tür bir izin verirken, elbet ilgili kurumun görüşleri doğrultusunda hareket etmiştir.
En azında böyle olması gerekir diye düşünüyorum.
Birde aksini düşünelim.
Daha doğrusu TBMM’si neye istinaden bu tür bir izin verdi.
Madenler bir ülkenin sahip olduğu değerler arasındadır.
Kullanım alanına göre aynı madenlerin, pek çok faydalar sağladığı aşikardır.
Kimi enerji üretiminde kullanılır.
Linyit ve kok kömürü gibi.
Bazıları, yapı ve döşeme malzemesi olarak kullanılır.
Mermerlerde olduğu gibi.
Kimi madenler var ki kullanım alanları çok çeşitli.
Krom, zımpara taşı, kükürt, alçı taşı.
Birde nadir hallerde bulunduğu için pahada çok değerli olanlar.
Altın ve elmas madeni bunlara bir örnek.
***
Şimdi eğri oturup doğru konuşmak gerekirse, meselenin bu perspektiften bakılması halinde sorun yok gibi görünüyor.
Ama, yarın bir gün, uyulması gereken kuralları istismar ederek, “benimde elimde arama ruhsatı var” diyenler, ormanları tahrip eden eylemler içerisine girerse!
Ki bunların pek çok örneği var.
Bu durumda ne olacak?
En azından bunun sorumlusu TBMM, kendisini muhatap görecek mi?
Biz ülkemizin çıkarları doğrultusunda bu tür ruhsat verdik diyerek, işin içinden sıyrılabilir mi?
Gerçi bu ülkede parlamento üyelerinin dokunulmazlığı olduğu için olan ormanlara olur.
Bu nedenle yapılması gereken, madem ki izin verildi, maden arama izni alanlar, ormanların tahrip edilmemesi yönündeki müeyyideleri eksiksiz uygulamalarıdır.
Ormanların da madenler gibi milli bir servet olduğu bilincinin akıldan çıkarılmamasıdır.
Değilse şimdi olduğu gibi kişi, kurum ve kuruluşlar bazında bir takım tepkiler doğar.
Zaten bu yasanın çıkmasıyla birlikte bir takım sivil toplum kuruluşları, çoktan ayaklandılar.
Nasıl olurda ormanlık alanlarda maden arama izni verilir! diyerek, seslerini yükseltiyorlar.
Neticede, TBMM’nin almış olduğu ormanlık alanlarda maden arama iznine yönelik karar, şartların yerine getirilmesi halinde kabul edilebilir.
Değilse aynı kararın zamanla karşılarına çok büyük faturalar çıkaracağı sürpriz olmayacaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.