ORMANI YANGINLARDAN KORUMANIN YOLU

Bu haber 06 Mart 2012 - 0:00 'de eklendi ve 501 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türkiye olarak sahip olduğumuz değerlerden biri, hiç şüphe yok ki ormanlarımızdır.
Özellikle kullanım alanı en yaygın varlıklar olduğu düşünülürse.
Bu nedenle her birimize düşen görev, ormanlarımızı koruyup, kollayıp geleceğe taşımaktır.
Nasıl ki geçmişten günümüze, zaman zaman ortaya çıkan türlü olumsuzluklara karşın bize emanet edildi.
Bizim de tahrip edilmesine fırsat vermeden gelecek kuşaklara aktarmamız, olmazsa olmaz koşuldur.
***
Peki, telaffuz edildiği şekliyle % 67’lik alanı kaplayan ormanlarımızı yeterince koruyabiliyor muyuz?
En önemli varlıklarımız diyerek, tabir yerindeyse gözümüz gibi bakıyor muyuz?
Üzülerek ifade etmek gerekirse, bütünüyle koruduğumuzu söylemek mümkün değil.
Bizatihi Muğla Orman Bölge Müdürü Ali Yıldırım’ın ifadesine göre ormanların tahrip edilmesinde % 56 oranında ihmal, % 18 kasıt, % 26 yıldırım gibi doğal afetler neden olmaktadır.
Özellikle yaz mevsiminde hüküm süren aşırı sıcaklar nedeniyle ormanlarımızın yangına daha hassas hale geldiğini ifade eden Yıldırım;
Bölge Müdürlüğümüz olarak, orman yangınları için son yıllarda belirgin bir başarı sağlamamıza karşın, hiç olmaması adına bir takım tedbirler almak durumundayız.
Belli ki Muğla Orman Bölge Müdürü Ali Yıldırım, orman yangınlarında mücadele bağlamında başarılı olmalarına karşın, yetinmiyor.
Ona göre asıl olan, hiç yangın olmaması.
İşte bu nedenle bölge müdürlüğünün türlü arayışlar içerisinde olduğu gözden kaçmıyor.
Bunun için diyor Yıldırım;
Bazı sistemler geliştirmek istiyoruz.
İlk girişimimiz, yangına dirençli orman kurma (YADOP) çalışması.
Muğla ve çevresinde konuşlanan ormanlarımız sarı ve karaçam ağırlıklı olduğu için bunlar yangına daha hassas çam türleridir.
Bu durumu dikkate alarak badem, ceviz gibi meyvelerden oluşan ağaçları dikerek, orman kuşağı oluşturmak istiyoruz.
Sadece bunlar değil daha pek çok türde dikeceğimiz meyve türü ağaçlar, yangına daha dayanıklı olduğu için muhtemel bir yangında zayiat az olur.
Dolayısıyla çamlardan oluşan ağaçlandırma çalışmaları yanında bu tür ağaçlar sayesinde yangınların önünü alacağız.
Her halde bu tür bir girişimin ne denli yerinde olacağında kuşku yok.
Olamaz, söz konusu ağaçlar, belirtildiği gibi yangına karşı daha dirençli olanlar.
***
Bölge Müdürü Ali Yıldırım, orman yangınlarının önlenmesi noktasında nasıl bir titizlik gösterildiğini de şu şekilde açıklıyor.
Bir kere, yangına müdahale eden personelimizi devamlı şekilde eğitime tabi tutuyoruz. Bu durum onların daha bilinçli hareket etmelerini sağlıyor.
Tabi yangınlarla mücadelede 2 önemli husus daha var.
Yangın söndürme helikopter v e uçaklarıyla, su temin eden göletler.
Mevcut teknik araç ve gereçlerin çok yeterli olduğunu söylemek mümkün olmasa da yakın bir gelecekte oluşturulacak yangın söndürme filosu sayesinde daha başarılı olacağız.
Bugün ilk yangın mahalline, geliştirdiğimiz çıkış yerlerini tüm ayrıntılarıyla gösteren “yangın yönetim sistemi” sayesinde, en geç 12 dakikada ulaşıyor olsak ta hedefimiz daha kısa sürede ulaşmak.
***
Şimdi eğri oturup doğru konuşalım.
Ve bir gerçeği bir kez daha hak sahibine teslim edelim.
Ülkemizin temel varlıkları arasında yer alan ormanlarımızı koruyarak geleceğe taşımak her kişi, kurum ve kuruluşun temel görevi olmalıdır.
Dolayısıyla hiç kimsenin bana ne! deme şansı olamaz.
Bu nedenle, son yıllarda geliştirdikleri her türlü teknik sayesinde üstün başarı gösteren Muğla Orman Bölge Müdürlüğü bünyesinde emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum.
 
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.