Orman Bölge Müdürlüğü ve Sığla 25.11.2011

Bu haber 25 Kasım 2011 - 0:00 'de eklendi ve 663 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla Üniversitesi son zamanlarda basında sıkça yer almaya başladı.
Üstelik daha önce sadece öğrenci olayları ve üniversite yönetiminin öğretim üyeleri üzerindeki baskıcı tutum sonucu yaşanan olaylarla basında yer bulan Muğla Üniversitesi artık bilimsel çalışmalarla haber oluyor.
Umarız bu hep böyle sürer.
 
xx      xx      xx
Basında en son yer alan haberlerden birinde Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Belgin Göçmen Taşkın’ın nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan yöre halkının “Günnük ağacı” dediği “Anadolu Sığla Ağaçları” ile ilgili uyarısı ortaya kondu.
Taşkın’a göre, 65 milyon yıldır yaşayan, ama nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan Günnük Ağacı popülâsyonu (varlığı) bu gün Türkiye’de yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.
Dün Günnük ormanlarının olduğu Muğla’da bu gün “Günnük korulukları” var! 
Dün 18 tona kadar sığla üretiminin yapıldığı Muğla’da üretim 3 ton kadar gerilemiş ve bu gün 127 kg. üretim yapılabiliyor…
 
xx      xx      xx
Türkiye’de “Anadolu Sığla Ağacı” denilen Günnük Ağacı günümüzde Dünya’da sadece Kuzey Amerika, Kanada, Çin ve Yunanistan’ın Rodos Adası’nda varlığını sürdürürken, Türkiye’de de sadece daha çok Datça-Marmaris yolu ve Marmaris’te olmak üzere Köyceğiz ve azda olsa Fethiye’de sulak alanlarda yetişiyor. Çok azda olsa Burdur’da görülüyor. 
Taşkın’a göre, Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın aşk iksiri ve parfüm olarak kullandığı Günnük Ağacı’ndan elde edilen sığla yağı, Hipokrat döneminden günümüze kadar da iyileştirici amaçlarla da kullanılagelmiştir.
Böylesine önemli endemik bitki türü Günnük Ağacı’na en güzel Kanada’da sahip çıkılmış ve öyle ki ağacın yaprağı Kanada bayrağına kondurulmuş…
 
xx      xx      xx
Yrd. Doç. Dr. Taşkın’ın araştırmasına göre, 1950 yılında yaklaşık 180 ton olan sığla yağı üretimi 1980’de 18 tona, 1990 yılında ise 1 tona kadar düşmüş. 2006 yılında ise sadece 127 kilogram sığla yağı üretimi yapılabilmiş. Bu gün ise yok denecek kadar az üretim yapılıyor.
Talep olmadığı için mi?
Hayır, ürün alınabilecek ağaç varlığı yok!
Ağaç varlığı eski haline getirilebilir mi?
Bu sorunun yanıtını Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’nün vermesi gerekiyor!
Muğla Üniversitesi TÜBİTAK destekli bir projeyi yürütüyor. Bu bilimsel çalışma anladığım kadarıyla türün dayanıklılığını ve çeşitliliğini arttırmaya yönelik bir çalışma.
Ağaç varlığının çoğaltılması ise Orman Bölge Müdürlüğü’ne düşüyor.
Bölge Müdürlüğü’nün ağaçlandırmaya, yanan alanların eski haline getirilmesine ne kadar önem verdiğini ve çaba harcadığını biliyoruz. Böyle bir müdürlüğün bulunduğu ve “çevre bilincinin yüksek olduğu” Muğla’da Günnük Ormanlarını kaybetmiş olmamızı anlamakta güçlük çekiyorum…
 
xx      xx      xx
Muğla Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Belgin Göçmen Taşkın’ın basında yer alan uyarısını görünce ilk aklıma gelen Denizli eski Milletvekili Aycan Çakıroğulları olmuştu. Çakıroğulları ile gündeme (Denizli-Aydın-Çine-Yatağan-Güllük güzergâhında) Türkiye’nin ilk sivil demiryolu hattı gelmişti. Bunun için Muğla-Aydın ve Denizli İl Özel İdareleri ile Denizli’den bir firmanın ortaklığında şirket de kurulmuştu. Türkiye’de yine ilk kez kamu-özel sektör işbirliğinde gerçekleştirilecek proje o günün rakamları ile 582 milyon 700 bin dolara mal olacaktı ve arazi kamulaştırmaları için de Ulaştırma Bakanlığı DLH Genel Müdürlüğü tarafından 90 milyon YTL bütçe ayrılmıştı. Projenin 6 Haziran 2009`da bitirilmesi hedeflenmişti.
Bu projeyi unuttuk… Aycan Çakıroğulları’nı da unuttuk. Vefasızlık yaptık, aramadık bile!
 
xx      xx      xx
En son haber aldığımda Çakıroğulları geçirdiği beyin kanaması sonucu İstanbul’da tedavi altına alınmıştı. Gönül isterdi ki Muğla Valiliği, İl Özel İdaresi ve İl Genel Meclisi kendisine bir geçmiş olsun bari demiş olsundu!!!
Çakıroğulları bir görüşmemizde “proje somutlaşıncaya kadar yazılmamak üzere” Sığla ihracatında tek müşterimiz Fransa’nın ünlü markası Kristian Dior’un uzmanlarını Muğla’ya getirdiğini ve özellikle Köyceğiz’de birlikte bitki araştırması yaptıklarını anlatmış ve heyecanla “Muğla’da tesis kuracaklar. Türkiye’nin gerçek anlamda parfüm sanayinin temelleri Muğla’da atılacak.” demişti.
Allah geçinden versin ölürse projesi O’nunla birlikte gidecek!
Gidip kendisini bulmamış, görüşmemiz gerekiyor.
Doğrusu ne doğal çevrenin ne de böylesi insanların değerini biliyoruz!!!
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.