Önü Alınamadı

Bu haber 03 Kasım 2016 - 0:03 'de eklendi ve 778 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Atasever
Dünyada yer alan ülkeler arasında Türkiye’nin bir yönüyle öncelikli olduğu tescillenmiş durumda.
Üstelik uzunca süreden bu yana.
Bilhassa bayramlar olmak üzere özel günlerde.
Bilmem neden bahsettiğim kestirildi mi?
Trafik kazalarından dem vuruyorum.
Hani son yıllarda birinciliği kimseye kaptırmadığımız bir açmazımız varya!
Söz konusu olan başkası değil.
Aksi iddia edilemiyor.
Elimizde rakamlar var.
Klasik bir yaklaşım olsa da, rakamların dili her şeyi açıkladığına göre, fazla söze hacet yok.
***
Türkiye bu bağlamda, özellikle son çeyrek asırlık süreçte iki ayrıntıyla ön plana çıktı.
İlki, dünyada konuşlanan onca ülkeler arasında, motorlu araç sayısı itibariyle ilk sırada yer alan ülkelerden.
Evet yanlış değil.
Nüfus baz alınmak suretiyle yapılan araştırmalarda, kişi başına düşen araç sayısı bakımından öncelikli ülkelerden biriyiz.
Yanı sıra, uluslararası düzeyde yapılan araştırma sonuçlarına göre, son yıllarda en fazla çeşitte araba üreten ülkelerin başında Türkiye var.
Her ne kadar daha çok yan sanayi itibariyle öncelik alsak bile gerçek olan kişi başına düşen araç sayısının normalin üzerinde seyrettiğidir.
***
Bir başka ayrıcalığımız, daha doğrusu açmazımız kazalar.
Sonrasında yitip giden onca canlar.
Arkasında bıraktığı acılar.
Maddi ve manevi kayıplar.
Dolayısıyla araç çokluğu itibariyle öncelik alan ülkemiz, ne acıdır ki trafik kazaları ve beraberinde getirdiği ölümler itibariyle de, en fazla dikkat çeken ülke olarak yer etmektedir.
Aksi söylenemez.
Elimizde, buna ilişkin gerçeği yansıtan rakamlar var.
***
Peki nedendi?
Neden, bu yönüyle öncelik alan ülkeyiz?
Kuşkusuz, hep vurgulandığı gibi bunun çeşitli sebepleri var.
En belirgin olan, aşırı hız.
Yolların durumuna bakmadan hız sınırına aşmayı marifet saydığımız için sonrasında olanlar oluyor.
Bir başka etken sollama.
Hiç olmayacak yerde araç sollandığında, ne yazık ki kaza kaçınılmaz oluyor.
Bunlar dışında, yolların elverişsiz olmasına karşın aşırı sürat, kazaları davetiye çıkarmaktadır.
Teknik arızalarda eklenince, bir yerde kazalar kaçınılmaz oluyor.
***
Trafik kazaları itibariyle Muğla’nın durumunu baktığımızda, farklı bir tablo karşımıza çıkıyor.
Aynı kent, turizmin ön plana çıkardığı yerleşim merkezlerinden olunca yollarda, özellikle yaz sezonunda tahminlerin üzerinde bir yoğunluk gözleniyor.
Hem de her kesimde.
Muğla merkez olmak üzere Marmaris ve Datça hattı,
Gökova’dan başlamak üzere Köyceğiz, Ortaca, Dalaman ve Fethiye güzargahı,
Yine Muğla’dan Yatağan, Milas ve Bodrum’a uzanan kesim.
Buralar belirttiğim şekilde özellikle turizmin ön plana çıkardığı birimler olduğu için söz konusu mevsimde aşırı nüfuslanmaya sahne olmaktadır.
Dolayısıyla beraberinde oluşan araç trafiğinin, istenmeyen kazaların oluşmasında önemli etken olduğu yadsınamaz.
***
Aslında Muğla’nın, ülke nüfusunun mihenk taşlarından olmasından ne denli mutlu olunsa da, beraberinde tahminlerin üzerinde trafik kazalarının meydana gelmesi, bir o kadar üzüntüye neden olmaktadır.
Nasıl üzülmezsiniz?
Kaybedilen canlara mı yanarsınız!
Hurdaya dönen araçlara mı!
Ne yazık ki her iki halde, kaybımız.
Oysa tam tersi olmalıydı.
Her kim olursa olsun aracın üzerine çıktığında, karşısındakine saygı göstermeliydi.
Şu veya bu nedenden muhtemel bir kaza olabileceğini akıldan çıkarmadan hareket edilmeliydi.
Kuşkusuz bu durumda kazalar yok denecek düzeye inerdi.
Ama yapamıyoruz.
Bir türlü önü alınamayan saplantılar yüzünden nice acılar yaşıyoruz.
Hem de sık aralıklarla.
Yazık ki yazık!..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.