ÖNEMLİ BİR SEKTÖRÜN AÇMAZLARI

Bu haber 05 Ekim 2010 - 0:00 'de eklendi ve 562 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türkiye
genelinde konuşlanan, ekonomiye yönelik sektörler içerisinde biri var ki, tam
bir açmaz içerisinde.

Hem
de yediden yetmişe istim üstünde bir faaliyet alanı olmasına karşın.

Daha
önemlisi ne biliyor musunuz?

Haddinde
fazla harcama yapıyorsunuz

Buna
karşın mücadele edilen alanlar, tabir yerindeyse tarladan farksız.

Sanırım
ne demek istediğimi kestirildi.

Evet, herkesin
tutkusu haline gelen futbol ve bu oyunun oynandığı statlardan dem vuruyorum.

Aslında stadyum,
her türlü ayrıntısıyla komple bir temaşa alanıdır.

Eğer siz,
ülkemiz takımlarının yaptığı gibi, bütçeyi fersah fersah aşan transferler
yapar.

Doğru dürüst
izleme ve araştırma yapmadan, sırf yabancı diyerek bazı futbolculara oluk gibi
para akıtır.

Buna karşın,
aynı oyuncuların mücadele edeceği statların zeminini uluslararası boyuta
kavuşturmazsanız, paranıza da yazık, statları dolduran binlerce seyirciyi de.

Bu düpedüz,
oyuncunuza yazık olduğu gibi, hiçte küçümsenmeyecek ücret ödeyerek maçları
izleyen taraftarları görmemezlikten gelmektir.

Bir
kez daha altını çizmek gerekirse, binlerce dolar para harcayarak transfer
ediyorsunuz.

Ama
aynı oyuncuların mücadele edeceği saha zemininin yeterli olup olmadığına
bakmıyorsunuz.

Bazı
kulüpler biraz olsun titizlik gösterse de bu defa bilinçsiz çimlendirme, aynı
olumsuz tabloyu ortayla çıkarıyor.

***

Çok
değil geçtiğimiz hafta bazı maçların oynandığı stadyumlara bakalım.

Karabükspor ve
Galatasaray’ın oynadığı stat.

Her
halde futbol sahası demeye bin şahit gerek.

Stadyum
değil adeta bataklık.

Veya
burçak tarlası.

Futbolcular
ne doğru dürüst pas verebiliyor, ne de dripling yapabiliyor.

Sanmayın
ki sadece bu stat elverişsiz.

İzmir Atatürk
Stadyumu.

Binlerce
dolar harcandıktan sonra olimpik ölçülerde saha haline getirilen Kayseri Kadir Has stadı.

Aynı
saha daha ilk maçta bakıp görüldü, zemin yerle bir.

Hemen
yeni bir metotla çim ekildi.

Yanı
sara Antalya, Eskişehir, 19 Mayıs,
Gaziantep statları.

Velhasıl şu sıra
biraz olsun zemini düzgün Ali Sami Yen, Fenerbahçe, İnönü ve Trabzonspor
sahaları hariç, hiçbir stadyum futbol oynamaya elverişli değil.

Hal
böyle olunca, hafta geçmiyor ki bir futbolcu sakatlanmasın.

Eğer
aynı statlarda bir oyuncu sakatlanmıyorsa bilin ki, ya kendini maça vermiyor ya
da ikili mücadeleye olanca gücüyle girmiyor demektir.

Kısaca,
neresinden bakarsanız bakınız, ülkemiz takımlarının müsabaka yaptıkları
sahalar, asla futbol oynamaya elverişli olmayan alanlar durumunda.

Birde
Avrupa sahalarına bakıyoruz.

Sanki
o güne dek hiç müsabaka yapılmamış.

Adeta
halı gibi bir zemin.

Bu
durumda ortaya çıkan oyun da seyir zevki yüksek oluyor.

***

Acaba diyorum,
neden?

Neden Avrupa
takımları statlarının zemini bu denli elverişli?

Bunun
tek bir nedeni var.

Onlar, dış
görünüş ve kullanımı kadar, zemin için haddinden fazla titizlik gösteriyor.

Asıl olan zemin
diyerek, bilinçli hareket ediyor.

Biz ise tabir
yerindeyse göz boyacılık yapıyoruz.

***

Aslında neye
üzülüyoruz biliyor musunuz?

Futbol tüm
dünyada olduğu gibi ülkemizde de gerçek anlamda bir endüstri haline geldiği.

Halkın çok
önemli bir kesiminin en fazla ilgilendiği spor dalı olmasına karşın, böylesine
bir sahada maç seyretmeye mecbur bırakılmamız.

Oysa,
kulüpleri önemli borç batağına sürükleyen transferler yanında, biraz olsun
statların zemini için titizlik gösterilse, ortaya seyir zevki yüksek futbol
çıktığı gibi seyirci kapasitesi de artacaktır.

Ama
siz böyle yapmazsanız, tarlaya benzer sahalarda maçlar oynanır.

Sakatlandığı
için binlerce dolar ödediğiniz futbolcular kenarda oturur.

Dedim
ya hovarda bir millet olduğumuzu futbolumuzda da gösteriyoruz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.