“Önce Türkiye”, Sonra Ne?

Bu haber 02 Ekim 2015 - 23:03 'de eklendi ve 1.016 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu önceki gün partisinin 1 Kasım Tekrar Genel Seçimi Bildirgesi’ni açıkladı.

Açıklanan bildirgenin 7 Haziran Genel Seçimi Bildirgesi’nde olduğu gibi ekonomi ağırlıklı olduğu görülüyor. Yeni denilebilecek vaatler ise, tamamen gençlere sesleniyor.

Öyle ki CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu bildirgede gençlere “özgürlükler” vaat ederken, “Gençlerin siyasete girmesini istiyorum” diyordu.

 

xx           xx           xx

Geçen seçimde başta emekliler olmak üzere, taşeron işçilerin ve çiftçilerin oylarına talip olan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu bu defa gençlerin oylarına da talip… Sanıyorum gençlerin oylarına daha çok talip demek daha doğru olacak.

Bu anlamda Kılıçdaroğlu’nun şu sözü dikkat çekiyor:

6 milyon üniversite öğrencisine adıyoruz bu seçim bildirgesini.”

6 milyon üniversite öğrencisi demek 6 milyon seçmen demek.

Geçen seçimde sadece emekliler oylarını vermiş olsalardı CHP iktidardı.

Ama vermediler!

Peki, 6 milyon üniversiteli genç oylarını CHP’ye verir mi? Bu soru “Üniversite gençliği, CHP’ye neden oy versin?” diye de sorulabilir.

Bu sorunun yanıtı ise bildirgede uzun uzun yer alıyor.

 

xx       xx       xx

Üniversite gençlerinin ilgisini çekecek olan vaatlerin başına “Passolig” yerleşebilir.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Passoligi kaldıracaklarını söylüyor. Passolig, bütün Türkiye’yi ilgilendirmiyor. Ancak, 1. Lig kulüplerinin bulunduğu iller ve büyükşehirlerde sadece genç seçmenleri değil tüm futbol meraklılarını etkileyebilir.

Üniversite gençliği için YÖK de en az Passolig kadar önemli… Hatta tüm üniversite gençliğinin yanında öğretim üyeleri içinde önemli…

CHP sanki 7 Haziran Seçiminden sonra geçen 4 ay da dersine iyi çalışmış.

1 Kasım Tekrar Genel Seçiminde de CHP taşeronlaşmaya hayır diyecek. Ki, CHP lideri Kılıçdaroğlu 800 bin taşeron işçinin kadrolu hale getirileceğini söylüyor.

Burada da dikkat çekici olan 800 bin taşeron işçinin yüzde 80’inin de genç nüfus olması…

 

xx     xx     xx

CHP, bu seçim bildirgesi ile üniversite gençlerine sadece YÖK vaadi ile seslenmiyor, başka şeyler de söylüyor. Örneğin gençlerin üniversite de okurken aldıkları kredilerin okulu bitirdikleri yıl tahsil edilmeyeceğini, bir işe girdiklerinde tahsil edileceğini söylüyor.

İkinci öğretim harçlarının alınmayacağı bir başka vaat olarak karşımıza çıkarken, CHP’nin gençlerle ilgili en önemli vaadi ise geçen seçimde olduğu gibi bu seçimde de hiçbir üniversite kentinde yurt sorunu yaşanmayacağı vaadi oldu.

CHP’nin önümüzdeki seçimde ana sloganı ise bu defa “ÖNCE TÜRKİYE” olmuş.

Yazıma “Önce Türkiye, sonra ne?” başlığı atarken niyetim birazda mizah yapmaktı.

Yazı ciddileşti…

Slogan ise güzel. Keşke partilerin hepsinin sloganı bu olsa…

 

xx           xx           xx

Sloganı bilmem, ama gençlik MHP ile CHP arasında paylaşılamayacak gibi…

Örneğin MHP gençlere “Sınavsız üniversite” vaat ediyor.

Gençlere AK Parti ne vaat esecek bilmiyoruz. Onların seçim bildirgesi yarın açıklanacak.

MHP ve AK Parti’nin vaatlerine de sonra bakarız.

Seçim Bildirgeleri önemli… Bildirgeler kadar inandırıcılıkları da önemli. Partilerin inandırıcılığı çok daha önemli…

Nedense CHP’nin bir inandırıcılık sorunu var.

7 Haziran Genel Seçimi’nde emekliler CHP’ye inanmadılar. 1 Kasım Tekrar Genel Seçimi’nde inanırlar mı bilmiyoruz. Gençler inanırlar mı?

Seçim sonunda hep birlikte göreceğiz.

CHP eğer inandırıcılık sorununu aşarsa veya aşmış ise bu seçimin birincisi olacaktır.

 

xx           xx           xx

Yine konuya dönersek CHP’nin seçim bildirgesi her ne kadar CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu “6 milyon üniversite öğrencisine adıyoruz bu seçim bildirgesini” demiş olsa da, bu bildirge bir gençlere vaatler manzumesi olmaktan daha çok bir “demokrasi sözleşmesi” gibi…

Örneğin bildirgede gençlere tomaların, biber gazının olmayacağı; meydanların özgür olacağı vaat ediliyor.

Bizim Muğla’da rahatımız yerinde. Ülkenin büyükşehirlerine baktığımız zaman biber gazından, tomalardan nasibini almayan yok gibi. Oralarda her an bir olayın içine düşmeniz mümkün. Ayrıca tomalardan, biber gazından nasiplenen gençlerin aileleri de var.

Yani biber gazı, toma meselesi sadece gençlerin meselesi değil.

 

xx     xx     xx

Gençler büyükşehirlerde meydanlarda seslerini özgürce duyuramıyorlar. Meydanların özgürleşeceği vaadi onlara güzel gelecektir.

Sadece onlara mı?

Meydanlara sadece gençler çıkmıyor. Sendikalar, kadın hareketleri, memurlar, işçiler, çalışanlar ve hatta gazilerimiz bile çıkıyor. Burada da görüldüğü gibi CHP seçim bildirgesinde gençlere seslenirken, neredeyse toplumun her kesimine sesleniyor.

Tabii büyükşehirlerde meydanlara çıkılamaması hoş değil. Ama bizim Muğla’da bir meydan bulunmaması ise hiç hoş değil.

Tabii Sınırsızlık’ta meydan niyetine toplananların kendilerini kalabalık görmeleri züğürt tesellisi olabilir!

 

xx   xx   xx

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu seçim bildirgesini açıkladığı gün televizyon ekranlarında gençleri siyasete katılmaya çağırırken “siyasetten dinozorları temizleyin” diyordu.

En çok da Kılıçdaroğlu’nun bu sözünü tuttum. Gençlere dinozorları temizleyin demek kolay. Hangi kanalları kullanacaklar?

Eğer bir dinozor temizliği gerekiyor ise önce CHP’den başlamak gerekecektir.

Sağ olsun Ünal Türkeş neredeyse 20 sene sonra Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı’nı bıraktı da gözlerimiz yaşardı. Bırakmasına bıraktı da arkasındaki garabet nasıl temizlenir bilemiyorum.

Aslında Muğla bu anlamda küçük bir Jurasic Park.

Şimdi taktın diyecekler ama Muğla’dan 2.sıradan atama aday gösterilen Ömer Süha Aldan dinozor yavrusu mu?

 

xx     xx     xx

Ben CHP’nin seçim bildirgesini beğendim. Gençlik ve demokrasi söylemleri yerinde olmuş Kürt Sorununun çözümünde eşit yurttaşlık temelinde anayasa değişikliği önerilerinin itiraz edilecek bir yanı yok. CHP, “çözüm yeri TBMM” diyor. Umarız Türkiye’nin bütün sorunları orada çözülür. Meydanlara gerek kalmaz…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.