“ÖNCE EKMEKLER BOZULDU”

Bu haber 13 Mart 2012 - 0:00 'de eklendi ve 811 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Oktay Akbal’ı tanır mısınız?
Tanıyanların çoğu “Cumhuriyet Gazetesi Yazarı” olarak bilirler.
İstanbul’da 1923 yılında doğan Akbal Cumhuriyetimizle yaşıttır. Cumhuriyet, demokrasi, özgürlük, eşitlik sevdalısıdır. Gazeteci olmadan önce yazardır, öykücüdür. En çok öykü alanında ürün vermiştir.
1946’da kaleme aldığı ilk öykü kitabının adı ilginçtir: “Önce ekmekler bozuldu”
Ya sonra?
 
xx      xx      xx
Akbal İstanbul doğumludur, ama sorsanız “Ben daha Muğlalı olamadım mı?” diye karşılık verebilir. Uzun yıllardır Akyaka’da yaşıyor. Burnumuzun dibinde, haberimiz yok… Burnumuzun dibinde olsa ne yazar?!! Özeleştiri versem kaç yazar… Burnumuzun dibindeki Akbal’a ben de gidip, “Ne haldesin?” diye soramadım. Biz nasıl bu hale geldik, anlayamıyorum… Üzgünüm…
Önce ekmekler bozuldu. Sonra neler bozulmadı ki? Birbirimizden bi haberiz… Birbirimize sahip çıkamıyoruz. Ne oldu bize?
 
xx      xx      xx
Özel Yücelen Hastanesi sahibi Hamdi Yücel Gürsoy uzun zamandır sahip çıkıyor Oktay Akbal’a… O’ndan önce Ula’lı hemşerimiz, Akyaka’ya bugünkü kimliğini kazandıran, mimarlık okumamış mimar, şair, Nazım Hikmet’in hapishane yoldaşı Nail Çakırhan’a sahip çıkmıştı. Bu gün Yücelen Tesislerinin bahçesinde Çakırhan’ın büstü gelen konuklara tebessüm ediyor…
Hamdi Yücel Gürsoy “sağcı”dır… Bilmem ki ne bulur bu solcularda, komünistlerde!…
 
xx      xx      xx
Hamdi Yücel Gürsoy, tıpkı Nail Çakırhan’a yaptığı ve bu gün eşi Halet Çambel’e yapmakta olduğu gibi belli periyotlarla Akbal’ı Yücelen Hastanesi’ne aldırır sağlık taramasından geçirtir. Yakından ilgilenir. Ne kadar kontrol altında tutulursa tutulsun, yaş ilerlemiş bir kere… Nereden baksanız 89 yaşında. Keramet Akyaka’da mı, eşi Ayla Akbal’da mı, Hamdi Yücel Gürsoy’da mı, yoksa “direncinde” mi bilinmez, yaşıyor ve hala yazıyor işte… Allah daha da ömür versin…
Ama hafta sonunda yine kalp ve solunum yetmezliği ile hastaneye kaldırılmış. Doktoru Şahin Aydın, “Genel durumunda bozulma olmuş. Var olan hastalıklarına yönelik tüm tedavileri uyguluyoruz. Yattığı güne göre daha iyi. Hastanedeki tedavisinin tamamlanması 3-5 günü bulur.” diyor.
 
xx      xx      xx
Oktay Akbal, hafta sonunda tedavi altına alınırken iki haber geldi. Biri Muğla merkezden, öteki Milas’ın Ören beldesinden;
“Muğla Kitap Şenliği” Sergisi Açıldı… Ören’de Kitap Kardeşliği…
Muğla Belediyesi de, Ören Belediyesi de CHP’li. Ama ben Ören Belediyesi’ne bayılıyorum. Yaz aylarında Şair Melih Cevdet Anday anısına düzenlenen ve pek çok kültür, sanat insanını bir araya getiren Kültür Şenliği yapıyorlar. Orada kalmıyorlar. Koca kış geldi geçiyor, Ören’de kültürel, sosyal etkinlik eksik olmuyor. CHP’li Datça Belediyesi de öyle…
Ören İlköğretim Okulu öğrencileri geçtiğimiz yıl Oyuncak kardeşliği yaptığı Bozalan İlköğretim Okulu öğrencilerini bu yıl da unutmamışlar ve defa kitaplarını paylaşmışlar.
xx      xx      xx
20 binin üzerinde üniversite öğrencisinin konuk edildiği Muğla’da da Muğla Belediyesi hafta sonunda “Muğla Kitap Şenliği” açılışı yaptı. Güzel bir şey ama adına aldanmayın!
Hafta sonunda, cumartesi günü Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde açılan sergide, 13 yayınevinin bin 250 farklı kitabı, 20 ile 2 lira arasında değişen fiyatlarla satışa sunuldu. Güzel bir şey… Kulağa hoş geliyor. Bakın “Kültür kenti olan Muğla’da bu tür etkinliklerin ilgi gördüğünü” belirten Belediye Başkanı Osman Gürün ne demiş? Şöyle demiş:
“Her geçen gün faaliyetlerimize bir yenisini ekliyoruz. Bugün açılan sergiye, ilk gün olmasına rağmen katılımın yoğun olduğunu düşünüyorum. Vatandaşlar burada korsan olmayan kitapları alabiliyorlar. Etkinlik sonunda bir değerlendirme yapıp, sergiyi geleneksel hale getirerek her yıl daha geniş kapsamlı düzenlemeyi planlıyoruz. Ülke olarak okuma alışkınlığını artırmamız gerekli. Yazarlarımıza ve kitaplarımıza önem vermemiz gerekiyor.”
Gel de bu sözlere katılma, ama…
 
xx      xx      xx
Burnumuzun dibinde Oktay Akbal yaşıyor, haberimiz yok!
Korsan kitaplara karşı, yazarlarımızın emeğine elbette sahip çıkmalıyız. Ancak kitapla okurlarını ve özellikle üniversite gençliğini buluşturmayı da akıl edebilmeliyiz. Üniversite gençliğinin ve şehir merkezindeki okurların korsan yayından 10 liraya alabileceği kitabı aktarmalı iki otobüsle Düğerek yolundaki Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’ne gelemeyeceklerini de hesap edebilmeliyiz. Açılışa ilgi büyükmüş. Ertesi gün, dün nasıldı. Yarın nasıl olacak?!!
Muğla Belediyesi’nin “İzmir Kitap Deposu” ile işbirliğinde düzenlediği bu “Muğla Kitap Şenliği” için “kültürel” değil, “ticari” bir etkinlik diyeceğim, ama 20 gün sürecek bu sergileme sonunda, sergilemeye katılanların hüsrana uğramamalarını diliyorum.
Oysa bu sergileme, pardon “şenlik” Konakaltı Kültür Merkezi’ne yakışırdı. Bir de birkaç yazarın imza günü ile “şenliğe” dönüştürülebilirdi.
Ki Muğla bu tür etkinliklere yabancı değildir. Yıllar önce yapılırdı da, ama…
“Önce ekmekler bozuldu”
(13.03.2012)
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.