On Beş Temmuz 2016

Bu haber 13 Temmuz 2017 - 0:31 'de eklendi ve 992 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Yakından tanıyoruz. Aynı kişilerin Gezi olayında günlerce yollarda yürüyüş yaptıklarına biliyoruz. Şimdi de Adalet yürüyüşü yapanların Adaletten ne anladıklarını belgeleyelim.

Önce çok partili döneme geçişin onuncu yılında sözde küçük rütbeli denilenler yalnız değildi. İhtilal zemini yıllarca önceden hazırlanmıştı. İhtilalin ilk günü önce konuşan Alpaslan Türkeş; kardeş kavgasını önlemek için ordu yönetime el koydu. En kısa zamanda seçim yapılacaktır diyordu. Öğleden sonra ihtilal gurubuna bulunan başkan Paşa ise şöyle konuştu; ( Menderes’i yakalattım, Sayın İnönü sıhhattedir.) İlk konuşan bir daha konuşmadı ve bunların 14 kişi olduğu ve hepsini birden dış ülkelere elçiliklerde gözaltına alındığı söylendi. Bu arada ihtilal lideri olan Cemal Gürsel felç oldu. Tedavi için ABD’ye gittiği söylendi. Akıl hocalarının emrine giren ihtilalciler, Yassı Ada’da mahkeme kurdular. Mahkemenin davacıları, şahitleri, salonda yuh çekicileri cümlesi de CHP’lilerdi.

Mahkemede Demokrat Parti’nin ünlü hatiplerine cevap vermekten aciz kalan hâkim; ( sizi buraya tıkan kuvvet böyle istiyor) demek suretiyle tarihe geçmiş oldu.

1963 yılında Başbakan İsmet İnönü iken, ordu içinde bir küçük ayaklanma duyuldu. Bir ay geçmeden Talât Aydemir ve arkadaşlarının idam edildikleri duyuldu. Ne zaman mahkeme oldu tıss.

12 Eylül 1980’de genelkurmay başkanı başkanlığında yapılan ihtilal, siyasi partileri kapattı, liderlerine gözaltına aldı. Yalnız Süleyman Demirel dokunulmadı. Demirel serbest kalmasına çok üzülüyordu. İlle de hapse girecek ve oradan çıkınca badem gözlü olarak yeniden siyasete devam edecekti. Bu cümleden olarak, basın yolu ile Kenan Evren Paşaya soruyordu; Dün de ayni yetkileri olan sıkıyönetim başkanıydın. Niye sokak terörünü dün durdurmadın? İlla seçimle gelenleri milletin silahı ile korkutmak, ülkedeki kurulu düzenleri bozmak size yakışır mı?

Ertesi günü Kenan Evren paşadan gelen cevap şöyle idi. Dünkü yetkimle CHP’yi kapatamazdım ama bu günkü durumda terörü yok etmek için ille de CHP’nin kapatılması gerekiyordu. Terörün birden kesilmesi için tek çare bu olduğunu inanarak ve mecbur kaldığımız için yaptık. Kenen Evren; temelli senatörlüğü kaldırdı, 27 Mayıs bayramını kaldırdı. Demokrat kesimin düşükler kuyruklar gibi hakaret edilmekten kurtardı. Yalnız, büyük bir hata yapıldı; 1980 öncesi sokak çatışmalarında adı geçenleri hâkimlere bıraktı. Netice bir vatan haini idam edilmişse karşılığında en az üç milliyetçi idam edilmiştir.

1991’de Demirel ile Erdal İnönü hükümeti zamanın da. CHP’li Adalet Bakanı Anayasa mahkemesine yedi veya sekiz üye tayin etmiştir. Bu hâkimlerin 2007’lerde hala oralarda olduğu biliniyordu. Adalet Partisi’nin kapatılması konusunda CHP’liler hesap ediyorlardı, Anayasa mahkemesinde üç farkla çoğunluktayız diye hava atıyorlardı.

O anda öyle mucize oldu ki, Ergenekon örgütünün bütün foyasını anlatan günlük yayınlandı. Bir telaş içine girenlerin içinde CHP, Hatta MHP vardı. Basından Mustafa Balbay gibiler olduğu ortaya çıktı. Ak Parti’yi kapatmak isteyenler bu defa kendi dertlerine düştüler. Ama destek olan partiler mahkûm olanlardan Milletvekili seçtiler.  Suçu bu defa tam yüklenmiş oldular. Bu ayıplar varken hala başkalarına iftira atıyorlar.

Bunların istediği böyle adalet ise, artık çok geç kaldılar. Bu kadar çok ayıp varken nasıl oluyor da hala pes etmiyorlar 15 Temmuz 2016 günü yapılan ihtilal girişiminde yüzlerce şehit verdik. Bu şehitler hangi silahlarla ve kimler tarafından şehit edildiler? Şimdi bakıyoruz da, bunlar hainlerden yana olmuşlar ceza evindeki hainleri savunuyorlar.

Bu durumda ihtilal olayının içinde olan Fetö bütün gücü ile var. CHP ve Apo tarafının yönetici kısımları tam olarak var. Cumhuriyet Gazetesi ve Sözcü Gazetesi tam olarak var. Adam utanmadan 15 Temmuz 2016 olayı anlaşmalı diyor.

Her hareketleri ile her yaptıkları aleyhlerine çalışıyor. Bu durumda ne yapılacağı ortadadır. Bunu da ADALET çözer.

Bu memlekette ihtilalleri yapanları, teşvik edenleri ve ortaklarını bilmeyen yok. Bu ikili 1950’den evvelde sonra da bu milleti her zaman sürü olarak görmüşlerdir…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.