Ömer Bu Kadar Yazılır Mı?

Bu haber 21 Ağustos 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.240 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Hafta sonunda (16 Ağustos) kaleme aldığım “Adliye Sarayı Yanına Belediye Sarayı” başlıklı yazıma gelen yorumlar için teşekkür ediyorum. Mimar Ömer Kavas’a da teşekkür ediyorum. Ama yorumunu engelledik! Yorum değil, köşe yazısı. Benim yazımın neredeyse iki katı…

Yayınlasam okuyan olmayacaktı. Çöpe atsam yazık olacaktı. Emek vermiş. Her şeyden önemlisi önemli noktalara parmak basmış.

Özcan Selam, Uzun süredir yazmadım, ..” diye başlamış. Yorumun uzunluğundan belli!

Yazısını olduğu gibi köşeme aldım. Siz yorumlayın…

xx        xx        xx

Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanı olarak atanan Sayın Ayşe Ünal daha önce değişik konularda Meslek ve Görev alanına giren konularda yapmaya başladığı çalışmalarla, Muğla’ya yeni bir açılım getirebileceği ve Muğla’nın üzerindeki ölü toprağının parçalanmasına katkıda bulunacağını tahmin ediyorum-dilerim.

Amma;

Şehir Logosu ile başlayan ve önceki eski Garaj alanına Büyükşehir Belediye Hizmet Binası makalen ve bugünkü bir nevi düzeltme yazınla ‘özrü, kabahatinden daha kötü’ fıkrasını hatırladım.

……ooo……

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bir süre devam ettirdiği bir reklamı vardı, ilgili kişiler hatırlar tahminim;

Eski insanların kentleri yamaçlarda kurduklarını ve düzlüklere Tarım alanlarına inşaat yapılmaması gerektiğini (sanki Bakanlığın bunu engelleyecek yetkisi yokmuş gibi) ve gelecekte hızla artan Dünya Nüfusu ve –Sayın Cumhurbaşkanının önerdiği en az 3 Çocuk isteklerini de dikkate alırsak– hızla artan Türkiye Nüfusunun beslenme ihtiyaçları düşünüldüğünde. Tarım Alanlarına düzlüklere doğru yapılan her yapılaşma, TÜRKİYE’YE, ŞEHRE KARŞI İŞLENMİŞ BİRER CİNAYETTİR.

……ooo……

Burada: Kesinlikle bazı çalışmalara karşı çıktığım anlaşılmasın. İl Emniyet Müdürlüğü Binasının çevresinde yetersizlikten-eksik hatalı Planlamadan kaynaklanan eklenti şeklindeki barakalaşmayı,

2000 yılında kullanıma açılan Adliye Binasının –bazı servislerinin başka binalara taşınmasına rağmen– hergün İnşaat ve Şantiye halinde olduğu, (çünkü ihtiyaca cevap vermiyor)

2000 yılından sonra açılan, adına Yeni Garaj denen, Resmi ellerle yapılmış, 12 yılda ömrünü tamamlayan, GECEKONDU GÖRÜNÜMLÜ GARAJ BİNASINI bu şekilde yapanlara sonsuz teşekkürlerimi bildirmeyi kendime –bilgime-mesleğime– Dünyada Türkiye’de gördüğüm örneklerine karşı bir borç olarak görüyorum.

……ooo……

Eski-Yeni tüm yerleşim yerlerine baktığımızda;

Topkapı Sarayı çevresindeki; Efes antik yerleşim alanı çevresindeki; Önemli Dini Yapılar çevresindeki; İdari-Sanayi-Üretim alanları çevresindeki yerleşim alanları vb. yerleşkelere baktığımızda; Önemli yapılar, çevresinde birçok hizmet ve yerleşim alanını ve yapılaşmayı beraberinde getirir.

Gazeteniz arşivinde vardır tahminim, Anadolu Fen Lisesinin olduğu yerden (ismi-yeri değişmiş olabilir, Menteşe Konut yerleşkesinden) Muğla’nın çok değil 2000 yılındaki bir Resmini ve 2014 yılındaki Resmini yan yana koyarsanız, Şehrin nasıl ovaya doğru bir ahtapot –asalak otu– sarmaşık gibi sardığını çok iyi görebilirsiniz. Onca ‘Ovayı Yerleşime Açmayacağız’ kandırmacalarına rağmen.

Ovaya doğru yapılacak her bina Muğla çanağını bitirecektir. Çevre sorunlarına neden olacaktır.

Kış aylarında duman bulutları altında kalan bir Muğla… Hastalık-Rahatsızlık yaşayanların halini düşünmek bile istemiyorum, felaket ve onlara saygısızlık.

……ooo……

Bana –uzun ömürlü-sağlıklı şehir– nedir o zaman diye sorarsanız eğer, kökleriyle beraber dikine tam ortadan kesilmiş Çınar Ağacına benzetirim ŞEHRİ… Gövdeyi ANA BULVARLAR, dallar YERLEŞİM ALANLARINA GİDEN YOLLAR, yapraklar ise YERLEŞİM ALANLARI olarak değerlendirirsek, Şehirlerin ömrü Çınarlar gibi uzun olacaktır.

Yoksa 10 yılda tüketilen-yetersiz kalan Emniyet, Adliye, Yeni Garaj Binası gibi kısa sürede ömrünü tamamlayan Büyükşehir Belediye Binası yaratılacaktır.

Raylı sistemle birlikte sorunlar çözülerek, Yeni yerleşim alanları belirlenerek, açıkçası GELECEĞİ PLANLANMIŞ BİR MUĞLA HAYAL EDİYORUM.

Bizde planlamanın yerleşim bittikten sonra yapıldığı ve bunun olağan hale geldiği ve bunun da bazı ahlak yoksunu yan cebime koy mantıklı imza yetkilisi yöneticilerin işine geldiği bir planlama ve şehirleşme anlayışımızla ‘BİZ DAHA KAÇAN TRENİN ARKASINDAN ÇOK BAKARIZ

……ooo……

Daha önce bir yazımda yazdığım Marmaris’i-Marmaris’in Turizmini kurtarma Projemiz olan ‘SU DAMLASI PROJESİ’ gibi…

Muğla’da: Saburhane’den itibaren -pisliğimizi örtmek için kapatılan- derenin açılarak, çevresinin Şehrin nefes aldığı-eğlendiği-sosyalleştiği-Amfi Tiyatrosunda etkinlikler düzenlenen-Sağlık amaçlı Sporun yapıldığı-Kültür alışverişinde bulunulan Şehir-Kent Donanımı haline getirilerek…

Deresinden-Şehrin merkezinden –B-O-K– değil, temiz suların aktığı

Pazar yerinin Çağdaş ihtiyaçlara göre Kışın titrenmeyen Yazın teneke örtünün altında fırın ortamının yaşanmadığı…

General Muğlalı İşhanının –Eşdeğer Alanı yaratılarak Mülk Sahipleri yeni yerine taşınarak– yıkılarak, General Muğlalı İşhanı Kavşağına Camdan Yarı Mat Yaya-Araçlar için sürekli yürüyüş eğiminde Üst-Alt Geçit yapılarak…

Eski Garaj Alanına yer altına Kültür-Gençlik Merkezi-Tarih Müzesi yer üstüne açık alan Demokratik Cumhuriyet anıtı-Tören-özgür genç birey alanı yapılarak… (Kimse Düğerek yolunda Kültür Merkezi var demesin, “KÜLTÜR” kenara köşeye- ulaşımı zor bir alana atılacak kadar değersiz değildir)

Ucube ötesi Yeni Garajın Çağdaş anlayışla Marmaris Yolu kenarına taşınarak…

Dünya’da Türkiye’de Ömrünü tamamlayan Kapalı Fuar Alanı Yerine 24 Saat 365 Gün çalışan Yatay yerleşimli Eğlence-Kültür-Fuar Alanı yaratılarak,

Bu hatta Dikey Hat olarak; Muğla Otopark sorunu çözülerek, Cumhuriyet-Recai Güreli Caddesinde, Bina Cephe Etüdleri yeniden yapılarak Kredilendirme yöntemiyle Kimlik kazandırılan ve en az 120.000 nüfusa göre planlanan YENİ BULVAR yaratılarak, VS.

Her şeye Muhalif olduğumu zannetmeyin, önemli olan Şehrin geleceğe taşınması için önce Şehir doğru Planlanmalıdır. Sonra yapılan her uygulama Pazılın birer parçası şeklinde yerine oturmalıdır.

Yoksa şuradaki boş alana şunu-bunu yapmakla Şehir Planlanmaz Geleceğe taşınmaz.

Birçok yapılan uygulamadaki gibi yapılan Emeğe-Şehre yazık olur.

……ooo……

Bir Projemizi kısaca açıklayayım; HAFİF RAYLI SİSTEM, I. ETAP,

Menteşe Kooperatifleri-Kötekli arasında yaklaşık 8 Km bir çalışmadır. Cumhuriyet-Recai Güreli Caddesinde yer altından 3,5 Km Gidiş, Atatürk Bulvarından yerüstünden Geliş.  Aynı şekilde Kötekli ana caddesinden yerüstünden Geliş, Toki Konutları Genç yapı Obam Yapı Konutları arasından Üniversite içinde yer altından kötekliye Gidiş.

Kötekli-Üniversite ve Cumhuriyet-Recai Güreli Caddesi- Atatürk Bulvarı arasında Ring yapan,

Farklı saatlerde farklı toplum kesimlerine indirimli tarifenin uygulandığı; Demir çitlerle çevrilmiş duraklar yerine, Tramvay kapılarında otomatik algılayıcıların olduğu; İniş-Binişlerde paso gösterme sisteminin olmadığı, cüzdandaki paso-kredi kartını tanıyan otomatik ücret düşen sistemin olduğu; Tercihli koltuklarında kitap gazete okuma ve Net’e giriş sisteminin olduğu, sistemi kullanmak isteyenlere yer verme zorunluluğu olan ve tercihli paso sistemiyle giriş yapılabilen; Durak bekleme alanlarının sıcak-soğuk klimalı, aracın kaç saniye sonra geleceğini gösteren, para-paso ve paso-kredi sistemiyle kontrolsüz görevlisiz anlık ihtiyaç, çay kahve alış verişinin 24 saat yapılabildiği; Kaçak-ücretsiz yolcuya karşı sistemin hareket etmediği, kaçak yolcuğu tanıma sisteminin olduğu; Her kapısından inilip binilebilen; Gittiğin durak kadar ücretin ödendiği; Gece belirli aralıklarla ana arter ulaşımın yapıldığı; Menteşe-Kötekli arasının Farklı saatlerde farklı toplum kesimlerine indirimli tarifenin 85 Krş. Normal 1 TL ve Öğrenci 60 Krş olan; MOLA-RAY veya MOLA-WAY isimli ve

bu hattı Muğla Merkezde Saburhane-Planlanan Otobüs Terminal Binası arasında Ring yapan NOSTALJİ-WAY veya MOLA-LINE isimli Projemiz Fikir Planlamasıyla birlikte kısmi animasyonları ile hazırlanmıştır.

Özcan ister içinden istersen sesli kulaklarımı çınlatabilirsin ama yazımı bir şekilde değerlendir. Bence okunmayacağını bilsen de-bilsem de yayınla gitsin.

Bana diş bileyen Kooperatif soyguncuları, katekulleci Rakı kokusuna parti satan dalkavuk çanak yalayıcı bazı sözüm ona solcular, arazilerini ruhsatsız yapı karşısında devlete kakalayan bazı açıkgözlerin temsilcileri-akrabaları yazımı sonuna kadar okuyacaktır. Bu sınıfa girmeyen ve yazılarını -bıkmadan okuyan- okuyucularına saygılarımla.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
reşat öztepe 21 Ağustos 2014 / 09:35

Gocaman;köşenize almış olduğunuz kişi Ömer bey ;Muğlalı olamaz,ikincisi solcu rmet.olamaz. Yazdıkalrına aynen katılıyorum. Amma,dR.gÜRÜN SADECE güler de geçiverir.Zira muğla da ömer beyin projelerini bizler ekip çalışması yaptık amma,kadük kaldı.rantçılar ve emlak tacirleri ve finansörler bu işe el atmasını istemzler Dr.Güründen. ama yine de yazının yayımlanması iyi olmuş.selam ve hü

Ahmet Ali Kartal 21 Ağustos 2014 / 10:13

Bu kadar geniş ufuklu, bu kadar çalışkan,değerli hemşehrimizi yetkililerin mutlaka değerlendirmelerini Muğlalılar olarak canı gönülden dileriz. Kaç mimarımız şehrini ve şehrinde yapılacakları bu kadar detaylı düşünebilir. Ayrıca üşenmeden yazıya kaç kişi dökebilir.Muğlamızın bu değerli evladının görüşlerini inşallah değerlendiren çıkaçaktır.Kendisini hassasiyetinden dolayı kutluyoruz. Özcan bey bu güzel yazıyı köşenizde yer verdiğinizden dolayı size de teşekkür ediyoruz.Muğlamız kendi içerisinden çıkardığı değerli evlatlarına sahip çıkmadı.Hep dışarıdan adam ithal etmekten artık vazgeçelim.Milletvekillermizin çoğu dışarıdan tayinle geldiler. Rahmetli İbrahim Yazıcı vefat edince Muğla Milletvekili diye tv den haberlerde yayınlanınca herkes birbirine baktı. Kim bu diye? Saygılarımızla.