Ölümüne Atılan Adım

Bu haber 19 Mayıs 2015 - 1:43 'de eklendi ve 889 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bugün 19 Mayıs.

Diğer günlerden çok daha farklı anlam içeren bir gün..

Zira 19 Mayıs 1919, bir ulusun mukadderatı üzerinde rol oynayan bir olayın başlangıcıdır.

Makus talihin değişeceğinin işaretidir.

Dahası Türkiye’nin emperyalist güçler tarafından olmak veya olmamak noktasına sürüklenmek istediği bir eğilime, top yekûn karşı çıkışın ilk adımıdır.

19 Mayıs, “esaret altında yaşamaktansa ölmek evladır” diyen bir anlayışın, dünyaya örnek teşkil eden düşünce ve hareketin timsalidir.

Kısaca 19 Mayıs, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve ona gönülden bağlı vatan evlatlarının ölümü hiçe sayarak cepheye atıldıkları sürecin kararlaştırıldığı gündür.

Bu nedenle her 19 Mayıs, Türk milleti için müstesna günlerden biri olarak aradan geçen 96 yıl gibi bir sürece karşın 7 den 70’şe coşkuyla kutlanmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti var oldukça, içerdiği anlam itibariyle hep kutlanacaktır.

Her ne kadar, geçmişe göre kutlama bağlamında bir şekil değişikliği olsa da 19 Mayıs, özünden kaybetmeyen bir bayram olarak gönüllerde yer etmeye devam edecektir.

Etmeli de.

***

Sonra 19 Mayıs, ilişkin olarak aynı süreçte atılan adımın ne anlam ifade ettiği, sadece kendi ülkemiz halkı tarafından değerlendirilmemiştir.

Daha nice mazlum ülkeler, aynı tarihte izlenen yolun yaratıcısı Mustafa Kemal Atatürk ve vatanı için ölümü hiçe sayan Türk insanına hayranlıklarını her vesileyle dile getirmişlerdir.

Üstelik, aradan geçen bunca zamana karşın aynı sadakat devam etmektedir.

Zira ondan sonraki süreçte bağımsızlık mücadelesi veren her ülke Mustafa Kemal’i rehber kabul etmiştir.

Onun ülkesi için neler düşündüğü ve sonrasında neler yaptığını gözden ırak tutmamışlardır.

İşte böylesine bir askeri deha, müstesna bir devlet adamıydı Mustafa Kemal Atatürk.

Bu yüzden Türk milleti bir asra yakın süreçte ona olan bağlılığından zerrece sapma göstermedi.

Üstelik daha da artan bir sevgi ve saygı içerisinde Atatürk’e sahip olmanın haklı gururunu taşımaktadırlar.

Hem de 7 den 70’şe.

Sen, ben, hepimiz.

***

Bu arada acaba diyorum!

19 Mayıs 1919 da başlayan hareketin ne anlam içerdiği noktasında hala tereddüt edenler var mı?

Olamaz diyorum.

Dahası olmaması gerekir.

Bu öyle bir hareketin başlangıcı ki, dünyada bir eşi ve menendi yok.

Bundan sonrasında da olacağını sanmıyorum.

Zira bu mücadele, ülkesi uğruna bir milletin nelere kadir olduğunun simgesidir.

Hem de akıl almaz ve de inanılmaz koşullar içerisinde.

Ölümü hiçe sayarcasına..

Dolayısıyla bu girişim, türlü olumsuz koşullara karşın yedi düvele karşı verilen amansız mücadeleden başkası değildir.

Aslında meselenin daha da çarpıcı bir yanı ne biliyor musunuz?

Batının aymazlığı.

Adalet ve eşitlikten bahseden, buna karşın çıkarları uğruna burnundan kıl aldırmayanların ikiyüzlülüğü.

Kayıtsız şartsız bir ülkeye istila girişimleri!

Neyse ki Türk insanının vatan sevgisi ve Mustafa Kemal Atatürk’e olan bağlılığı, onlara asla emellerine ulaştırmadı.

Sonrasında geldikleri gibi gittiler.

***

Aslında onlar bir önemli ayrıntıyı gözden kaçırdılar.

Hırs gözlerini bürüdüğü için bir gerçeği hesap edemediler.

İstila ettikleri, lalettayin topluluktan oluşan bir ülke değildi.

Onlar tarihin seyri içerisinde onca devlet kurmuş bir ülkenin fertleriydi.

Hepsinden önemlisi, asırlar boyu sınırları içerisinde konuşlanan halkların haklarına asla halel getirecek eylemlerde bulunmadılar.

Durduk yere başka ülkelere istilaya yeltenmediler.

Buna karşın sözüm ona batı, tam tersi bir anlayışla Anadolu’yu istilaya kalktı.

Kalktı ya dersini alıp oturdu.

Hem de tarihte bir örneği daha görülmeyen mücadele sonrasında.

Ve anladılar ki Türk insanı için asıl olan vatandır.

Vatan için ölümün hiçe sayıldığıdır.

Bu nedenle, kurtuluş mücadelesi adına ölümüne atılan ilk adım olan 19 Mayıs, dün olduğu gibi bugün ve de gelecekte aynı coşku içerisinde hep kutlanacaktır.

Bayramınız kutlu olsun.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.