“Ölsem De Gam Yemem Gayri”

Bu haber 14 Temmuz 2018 - 2:32 'de eklendi ve 2.200 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Seçimler geldi, sonuçlar alındı… Sonuçlar hoşunuza gidebilir yada gitmeyebilir… Ama görünen bazı sonuçları var ki; görkemli bir mutluluğu iliklerime kadar yaşadım.

Muğla Barosu eski başkanlarından Av. Mustafa İlker Gürkan 24 Haziran Seçimlerinden iki gün sonra sosyal medya hesabından “Ölsem De Gam Yemem Gayri” başlığı ile yaptığı paylaşımda böyle diyordu.

Aslında aynı mutluluğu bende yaşadım… Neydi o mutluluk veren?

Gürkan‘ın paylaşımından devam edelim

Resmi olarak; CHP ile Türk Milliyetçisi eksenli ‘İYİ PARTİ’ ve Siyasal İslam eksenli ‘SAADET PARTİSİ’ Millet İttifakı adıyla ortak seçime girdiler… Yenilenen bu ‘Milli Kurtuluş yılları hamlesi’ Türkiyenin Medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğmaktadır. Türkiye bu ‘büyük barışı’ korumalıdır. Gayrı resmi olarak ise; Doğu ve Güneydoğu dışındaki bölgelerde bir kısım CHP’li seçmenin HDP’ye omuz vermesi; Etnik olarak Türk Kökenli yurttaşlarımızdan Kürt Kökenli yurttaşlarımıza çekilmiş bir başka barış köprüsüdür. Hangi siyasal görüşten, önceliklerden, etnik guruptan olursa olsun Milletimi… Mensubu olmaktan onur duyduğum Türk Milletini 1919’ların birlik ruhu içinde gördüm ya… Ölsem de gam yemem gayrı…

xx           xx           xx

Seçimin ardından ilk günlerde benzer duyguları ben de yaşadım.

Benim güzel, yalnız ve mağrur ülkem için umutlandım.

Ama sürmedi işte… İttifak çabuk dağıldı. Birbirlerini suçladılar bile!

Zaten bunun nasıl başarıldığına da şaşırmıştım.

Acaba Muğla Barosu eski Başkanı Gürkan hala “Ölsemde gam yemem gayrı” diyor mudur acaba?

O ittifak ve dayanışmayı görmüş olmak da insana “Ölsemde gam yemem gayrı” dedirtebilir.

Aslında herkesin birbirine ihtiyacı vardı…

Saadet Partisi‘nin barajı geçmek gibi; İYİ Parti‘nin seçime katılabilmek gibi; CHP‘nin ve hepsinin Cumhurbaşkanının ilk turda seçilmesini engellemek gibi bir derdi vardı.

Yine CHP‘nin ikinci turda HDP’nin desteğine ihtiyacı vardı ve bu ihtiyacın karşılanabilmesi için HDP‘nin barajı geçmesi gerekiyordu.

CHP‘nin kurumsal desteği olmamakla birlikte HDP barajı geçti, CHP ikinci tura geçemedi!

AK Parti‘ye MHP ile Cumhur İttifakı milletvekilliği seçiminde yaramamış olsa da Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaradı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi‘ne geçildi…

xx           xx           xx

Nedense hiç kimse, kaybedenlerde, kazananlarda söyleyemiyorlar.

Milllet tercihini öyle yada böyle kullandı.

Demokrasinin geleneksel kurum ve kurallarını terk ettik…

24 Haziran Seçimlerine giderken kimsede çıkıp “Demokrasi oylanır mı?” demedi.

Zaten demokrasiyi, özgürlükleri dilinden düşürmeyen parti olan CHP daha kendisi demokrasiyi içselleştirememişti!

CHP parti içi demokrasiyi kuramadığı gibi, özgürlükler konusunda ne kadar samimi olduğunu da Elazığ Milletvekili Gürsel Erol‘u ihraç ederek gösterdi!

Neymiş efendim CHP, 15 Milletvekilini İYİ Parti‘ye göndererek “demokrasinin gereğini” yapmış…

Aynı CHP farkıda mıyız Muğla‘da 24 Haziran Seçimlerine, önseçim bir yana Büyükşehir Belediye Başkanı‘nın adeta partisinin yarısını yok sayarak hazırladığı “Milletvekili Aday Listesi” ile gitti…

Muğla’da CHP 5 milletvekili çıkarmaktan oldu, 4 ile yetindi…

Ki, CHP‘nin gerilediği ilk 10 ilin başında Muğla geliyormuş. Ayrıca anlatırız…

Bakalım bugün büyükşehir ile birlikte 13 ilçenin 9’unda belediyeye sahip olan CHP Muğla‘da adaylarını önseçimle belirlemeden gireceği yerel seçimde kaç belediye ile yetinecek? Büyükşehir’i alabilecek mi?

CHP önseçim kararı almış olsaydı Marmaris CHP‘de yaşanan “Dayı-yeğen gerilimi” yaşanmazdı. Yeğen “atanma” umuduyla dayısının karşısına çıkmazdı…

CHP’nin önümüzdeki seçimde öteki yarısına ihtiyacı olmaması mümkün olabilir mi?

xx           xx           xx

Türkiye geçen salı günü siyasi açıdan tarihi bir gün yaşadı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Meclis‘te yemin ederek yeni sistemin ilk cumhurbaşkanı olarak göreve başladı. Yemin töreninin ardından yaptığı konuşmada “Her şey gayet güzel oldu milletin önünde. İnşallah bundan sonraki daha güzel olur” dedi. Bundan sonra daha güzel ne olacak anlayamadım.

Recep Tayyip Erdoğan‘ın yemin töreni ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi resmen başlamış oldu…

Yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin ardından Anıtkabir‘i ziyaret etti. Özel defteri imzalarken şu ifadede bulundu:

Cumhuriyetimiz ve demokrasimizin bu önemli noktasında cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin birinci cumhurbaşkanı olarak ülkemizi büyütmeye, devletimizi yüceltmeye devam edeceğimize bir kez daha söz veriyoruz. Cumhuriyeti 100. kuruluş yıl dönümünde hedefiyle buluşturmakta kararlıyız.

Bir de bu hedefi anlayamadım.

Yazılır, çizilir, öğreniriz…

xx           xx           xx

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın TBMM’deki törende yemin etmesinin ardından Türkiye‘de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi resmen başlarken, Pazartesi günü gece açıklanan yeni Bakanlar Kurulu‘nda yer alan 16 bakan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay Meclis‘te yemin ettiler. Bu sırada İçişleri Bakanı Süleyman Soylu protesto edildi.

TBMM Genel Kurul Salonunda düzenlenen yemin töreninde, İçişleri Bakanı Soylu yemin için kürsüye çağrılırken CHP’li vekillerde protosto için Genel Kurul Salonu’nu terk ettiler. Bu protestoya AK Parti ve MHP’liler daha uzun alkışlarla karşılık verdiler. Soylu’nun yemin etmesinin ardından CHP’liler salona yeniden geldiler.

Soylu’dan önce Cumhurbaşkanı Erdoğan protesto edilmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yemin töreni için geldiği TBMM‘de CHP, HDP ve İYİ Parti milletvekillerinin protestosuyla karşılaşmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yemin ettiği sırada CHP, HDP ve İYİ Parti Milletvekilleri ayağa kalkmayarak protestoda bulunmuşlardı…

Bilindiği gibi İçişleri Bakanı Soylu, şehit cenaze törenlerine CHP İl Başkanlarının alınmaması için genelge yayınlamıştı. CHP’li vekillerin bu yüzden Soylu‘nun yemininde salonu terketmelerini anlamak mümkün.

Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan yemin ederken ayağa kalkılmamış olmasını anlamakta güçlük çekiyorum…

Bana Cumhurbaşkanı yemin ederken ayağa kalkılmaması anlamsız geldi. Madem Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığına veya yeni sisteme karşıydınız seçimlere neden katıldınız?

Milletvekillerinin bu tür eylemleri bana küçük çocukların “Oynamayacağım işte” diye mızıkçılık yapmalarını anımsatıyor!

xx           xx           xx

26’ncı Dönem Muğla Milletvekili Akın Üstündağ da salı günü “Başkanlık sistemine hoşgeldiniz. Bir gecede 539 maddelik yasa hükmünde kararnameyi yayınladı geçti. Bilen yok, gören yok, duyan yok, eleştiren yok. Sadece bir kişi yaptı bunu. Devlet kuruldu, kurumlar kuruldu, kaldırıldı. Kurallar kondu, kaldırıldı. Ve bunun hesabı beşyıl sonra sorulabilecek.” diye paylaşımda bulundu.

Neymiş?

Hesap sormak için 5 yıl bekleyeceksiniz.

Tabi 5 yıl sonra varsanız… (!)

Kimse bıdı bıdı etmesin… 16 Nisan‘da bu sistem oylandı ve onaylandı…

——————————                                                         ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Politika gerçekleri gizleyip yalan söylemek değil, gerçeklerin istediğiniz yanını göstermektir. (Winston Churchill)

ÇİVİ

Sabah kalkıp, facebooka girdiğinizde size “Ne düşünüyorsun?” diye soruyor. Aklıma o sabah kahvaltı ile birlikte facebooka girenler geliyor. İşte o zaman;

Beni Bi Gülmek Alıyor:))))

————————————————————————————————————————

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 14 Temmuz 2018 / 10:42

Bana Cumhurbaşkanı yemin ederken ayağa kalkılmaması anlamsız geldi. Madem Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığına veya yeni sisteme karşıydınız seçimlere neden katıldınız?Gocuman; Yazınızı arka arkasına üç defa okudum. En büyük Cevap bu cüğmle gibi geldi bana. sanki SERLEVHA.sevgi ve saygı.

Mustafa İlker GÜRKAN 14 Temmuz 2018 / 14:10

Özcan Kardeşim, değer verdiğim yorumunu okudum.Elbette haklı olduğun noktalar var. Kişi olumsuz koşullardan geçerken; koşulların bilincindeyse ve fakat bir umutda taşıyorsa, taşımak istiyorsa kaçınılmaz biçimde iyimser oluyor ve öyle düşünüp öyle söylüyor… Bir de -az tecrübe edinmedik- … Atilla İlhan’ın “Diyalektik Gazel” şiiri geliyor hatırıma.. Okumanı dilerim… “En berrak sular / En yağlı çamurlarla gelir”….