OLMAZSA OLMAZ BİR UYGULAMA

Bu haber 30 Mart 2012 - 0:00 'de eklendi ve 638 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

“ORGANİK TARIM”
 
Son yıllarda tüm dünyayı etkisi altına alan bir uygulamanın nasıl sonuçlar doğurduğu ortada olunca, bazı ülkelerin aklı başına geldi ama kendi ülkemiz için aynı şeyi söylemek olası değil.
Aksi olsaydı tüm uyarılara karşın, bizatihi gözlenen tehlikenin farkında olarak, gereği yerine getirilir.
Dolayısıyla insanlık böylesine bir tedirginlik yaşamazdı.
Sanırım tarım ürünleri adına sözde daha bol verim almak için suni gübreler ve de çeşitli ilaçlar kullanmak üzere zihinlerin bulandırıldığı tarımdan dem vurduğum kestirilmiştir.
Hiçbir çalışma alanı adına bu denli spekülasyonlar yapılmadığına göre söz konusu olan tarım ve elde edilen ürünlerin insan sağlığı üzerinde nasıl bir etki yarattığı ortadadır!
Yanı sıra aynı şey hayvanlar içinde geçerlidir.
***
Peki, önce dünyanın birçok ülkesi, akabinde Türkiye, neden bu tür bir uygulamanın içerisine girerek, daha bol veril alabilmek için suni gübre kullanmaya başladı?
Aynı tarım ürünleri ve meyveler adına neden çeşitli ilaçlar kullanma gereği duydu?
Bu konuda uzman değilim.
Ahkam da kesmiyorum.
Ne var ki bende çeşitli tarım ürünleri ve meyvelerin yetiştirildiği bir bölgede doğup büyüdüm.
Dolayısıyla, yıllarını aynı alanda çalışmakla geçiren büyüklerimizin uygulamalarına tanık oldum.
Buna karşın şu denebilir.
Ki deniyor da.
Yıllardır çeşitli tarım ürünlerinin ekilip biçildiği tarlalar, mineral bakımından fakirleşti.
Güçlendirmek için gübreleme şart oldu.
Doğru doğru da, suni gübre yerine tabii gübre kullanmak daha yerinde bir uygulama olmaz mı?
İlişkin olarak ilaçlamaya o denli karşı çıkmak olası değil.
Sözde kalkınma hamlesi içerisine giren Avrupa ülkelerinin her türlü sanayi atıkları, atmosfer katmanlarını o denli etkiledi ki, ürünlere türlü çeşitli haşereler musallat oldu.
Hal böyle olunca ister istemez, tek çare ilaçlama dendi.
***
Peki çare yok mu?
Canlılara zarar vermeyecek ürünler yetiştirmek mümkün değil mi?
Kısaca, organik tarım yapmanın imkanı yok mu?
Elbette var.
Birçok dış ülkenin yanısıra, 1-2 yıldan bu yana ülkemizin bazı bölgelerinde organik tarım çalışmalarının başladığını memnuniyetle gözlüyoruz.
Başta tarım bakanlığı olmak üzere birçok kurum ve kuruluşlar da organik tarım yapmanın kaçınılmazlığından dem vuruyor.
Suni gübreleme ve zararlı ilaç kullanımını saf dışı bırakan organik tarımın yapılabilmesi için çağrı üstüne çağrılar yapılıyor.
Bu konuda bir çağrı Muğla, Aydın ve Denizli İllerinin bir araya gelmesiyle oluşturulan GEKA’dan geldi.
Çeşitli çalışma alanları adına üretilen projelere destek veren GEKA’nın organik tarım yapılması noktasında kredi verileceği açıklaması, yerinde bir çağrıdır.
Demek ki üretici kesimine düşen görev, çeşitli tarım ürünlerinin doğal yolla üretilmesini öngören organik tarım adına geçerli projeler üretmektir.
Kim belirlenen normlar ölçüsünde proje yaparak GEKA’ya müracaat etti.
Yetkili kurulların vereceği karar doğrultusunda kredi alıp organik tarım yapabilecektir.
Öyleyse üretici kesimine düşen görev, insanımızın daha sağlıklı beslenmesi adına organik tarıma yönelmesidir.
Yoksa, her türlü tehlikeyi barındıran suni gübre ve ilaç kullanımının etkisi sadece seni, beni değil, onları da etkileyecektir.
Her kim olursa olsun sağlıklı beslenme isteyeceğine göre izlenecek yol bellidir.
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.