“Olmalı Mı Olmamalı Mı”

Bu haber 29 Ağustos 2017 - 0:56 'de eklendi ve 1.376 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu 21-22 Ağustos’ta Muğla’dan geçti.

Fethiye’de Babadağ Teleferiğinin temelini atarken, Muğla il merkezinde TOBB tarafından yaptırılacak olan Fen Lisesi’nin temelini atıp, Muğla Ticaret Borsası’nın kendi mülkü hizmet binasının açılışını yaptı.

Kendisinin Muğla’ya geldiği gün (21.08.2017) çıkan yazıma “Hemşerimiz Hisarcıklıoğlu Muğla’da…” diye başlık atmıştım.

Fethiye’den bir takipçimizden facebook ta tepki geldi.

Hisarcıklıoğlukomprador burjuva” imiş. Bir anda lise yıllarıma gittim…

Eee olabilir, ne olmuş?

Benim gibi bir solcunun “hemşerisi” olamazmış…

Kafama kaynar sular döküldü…!

xx           xx           xx

Muhabbet facebook ta paylaştığım yazının altında geçiyor.

Merak edip araştırdım. Daha çok gençti, oğlum olabilecek yaşta.

Muhtemelen “komprador burjuvayı” da tam bilmiyordur. Hadi şunun çocukluğuna vereyim deyip “Saygısızlığına saygı duyuyorum” ifademle nokta koymaya çalışıyorum.

Ama O ısrarlı. Facebook arenasında beni mat edecek!

Beni okumak zorunda değilsin, okuma” demeye kalkıştım.

Baktım bu sefer “Patronuna yalakalık yapıyorsun” diye yazıyor.

Isınmaya başladım… Ben ki gazetemizin sahibi Hayati Nizamoğlu’nu Muğla Ticaret Borsası Kurucu Başkanlığı yaparken kendi gazetesinde eleştirmişim. O da o zaman bana “tekzip” göndermiş…

xx           xx           xx

Aslında o gün “Hemşerimiz Hisarcıklıoğlu Muğla’da…” başlıklı yazımda “hemşeri” muhabbeti bahane, sivil toplum örgütlerinde, sendika ve meslek odalarında koltuklarına çakılıp kalanları anlatmaya çalışmıştım.

O konuya yine döneriz…

Ne var ki heyecanlı solcu kardeşim (tabi bin türlü solcu var) yazımın o tarafına bakmıyor.

Hemşeri” muhabbetine takılıyor. Milletin önünde Özcan Özgür’ü mat edecek!

Facebook hesabımda engelledim.

Orada saatlerce tartışamazdık. Üstelik nafile bir tartışma olurdu.

Bunu neden anlatıyorum?

Artık Yılmaz Erdoğan’da hemşerimiz” diyeceğim de korkuyorum… (!)

xx           xx           xx

Karya dediğimiz, Menteşe dediğimiz, bu günlerde “Menteşe diye yazılır, Muğla diye okunur” diye inatlaştığımız bu kadim topraklar pek çok edebiyat, kültür – sanat insanını yetiştirdiği gibi, Anadolu’nun başka kadim topraklarının yetiştirdiği güzel insanları da kendine çekmiş, aşık etmiştir…

Şahidi, Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı, Zeki Müren, Melih Cevdet Anday, Can Yücel, Turhan Selçuk, İlhan Selçuk, Cengiz Bektaş, Oktay Akbal

Yaşamının büyük bölümünü ve son yıllarını geçirdiği Akyaka’da 2 yıl önce 92 yaşında yitirdiğimiz Oktay Akbal dün saat 16.00’da Yücelen Otel’de Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği etkinlikte dostları, sevenleri ve Akyakalılar tarafından anıldı.

İyi ki Şadan Gökovalı var… Büyükşehir Belediyesi’nin o güzel atlara binip giden güzel insanlar için günü geldiğinde benzer etkinlikler yapması ve anma etkinliklerinin kurumsallaşması isabetli olacaktır.

Tabi bir de Ula’nın Gökova Köyü’nden Balıkçı’nın manevi oğlu Şadan Gökovalı var… Ondan önce Nazım’ın yoldaşı, diplomasız mimar şair Nail Çakırhan da var… Oktay Ekinci, İsmet Ünal Türker, Yükselecek Demirel, Hüseyin Ülkü, Hüsnü Özbilgi, Yüksel Aksu, Turan Özdemir, Tolga Çandar, Makbule Kaya, Arif Karakoç, İbrahim Ergin

Unuttuklarım olabilir, o güzel isimlerin bu kadarı bile Mabolla ART’a sığar mı bilmem…

xx           xx           xx

Karya, Menteşe, Muğla…

Kültürün sanatın harmanlandığı topraklar…

Nedense eski üretkenliği kalmadı bu toprakların, ama başka yerlerde üremiş ve üreten güzel insanları da kendine çekmeye devam ediyor.

Dünya Şairi Özkan Mert uzun zamandır Yalıkavaklı

Sinema sanatçısı Nejat İşler sanki hep Gümüşlük’lü idi…

Sinema ve Tiyatro Sanatçısı, Yönetmen Yılmaz Erdoğan da yeni Köyceğizli oldu… Çabuk uyum sağladı.

Cem Ceminay Dalyanlı…

Bülent Ortaçgil’de burnumuzun ucunda… Marmaris’in Orhaniye Köyü’nde…

Bunların hepsi hemşerimiz…

xx           xx           xx

Bülent Ortaçgil sadece “Olmalı mı olmamalı mı” dememiş.

Eski Defterler” albümünde şöyle demiş:

Boz taşlar önümüzde

Cebimizde yalnızlık var

Şu dümdüz büyüyen gecede

Tek dostumuz yakamozlar

….

Şarkının adı “Bozburun”… Hani şu bizim Marmaris’in Bozburun’u…

Umarım şimdi de “Bir Bozburun şiiri ile hemşeri mi olunurmuş?” diyen çıkmaz.

Benim hemşerim…

xx           xx           xx

Bülent Ortaçgil’i geçen hafta Çarşamba günü Mabolla ART’ta dinledik.

Mabolla ART, Mola Cıty AVM’nin üst katında.

Elbette hep birlikte “…  Sayılmasam kaç olsam / Toprakdaki güç olsam / Aptal gibi suç olsam / Yine de oynar mısın benimle ..” denildi…

Mama, çikolata / Misket, gazoz, karamela / Bisiklet ve de çiklet / Hoppala yavrum Coca-Cola / Okul, manej / Yarış, kolej / Darwin, hacı-hoca / Çokonat’ın lezzeti bambaşka / Uyusun da büyüsün ninni / Tıpış tıpış yürüsün ninni / Danalar girdi bostana / Gücün yetiyorsa kovalasana…” da söylendi.

Söylenmedik şarkı kaldı mı bilmiyorum. Muğla kıyılarından şarkılar keyifti. “Bu Şarkılar Adam Olmaz” albümünden “Dalyan Deltası” da öyle;

Kafam Biraz Karışıktır Oldum Olası / Denize Doğru, Yüzlerce Yol Var / Ama Hangisi Doğru / Hangisi Çıkmaz? / Aman, Sen Bir Yana Ben Bir Yana / Ayrı Düşmüşüz Yan Yana / Karşımız Deniz…

Mabolla ART’ta karşımızda deniz yoktu, ama Mola Ovası’nın esintisinde, Ortaçgil’in şarkıları ile sanki Bodrum mekanlarından birinde gibiydik…

xx           xx           xx

Mabolla elbette ticari bir kuruluş, ama baba Gökhan Çağlav ile özellikle oğulları Began ve Berhan’ın “Molalı” damarları hala aktif… Sosyal sorumluluk projeleri uygulamaktan da geri durmuyorlar. Mabolla ART bu anlayışla kültürü, sanatı, şarkıları, şiiri buluşturmak adına açılmış bir mekan…

11 Temmuz’da, Grup Gündoğarken’in ücretsiz dinletisi ile açıldı.

Ardından 26 Temmuz da “Dört Yanım Şiir” dinletisi yapıldı.

Şiir Dinletisi’ni Muğla Sanat Sevenler Derneği Başkanı Sadettin Özbek yaptı. Özbek o gece farklı bir kesimle buluşmuş olmalı… Çok sevindim, ama gidemedim, üzüldüm.

Üstelik o gece dinleyiciler arasında Şadan Gökovalı da varmış…

Bülent Ortaçgil’i Nejat Altısoy ile dinledik. “Abi burada ne etkinlikler yaşanacak, şaşıracaksın. Sıkı dur Muğlalı şairleri anacağız, Hüsnü Özbilgi’yi dinleyeceğiz.” dedi.

Galiba hafta sonu da ücretsiz tiyatro etkinliği var.

Mabolla ART önemli bir ihtiyacı karşılıyor, umarım devamlı olur…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Alişan ŞEnnyüz 29 Ağustos 2017 / 08:09

Ben gazeteniz ve diğer yerel gazetelerde bulamadığım Muğla ile ilgili gelişmeleri sizin yazınız içinde buluyorum. Eleştirilmek, içinde hakaret olmadığı sürece güzeldir. Yazılarınızı bazen kızsam da okumaya devam ediyorum, sizde yazmaya devam edin lütfen…

Reşat Öztepe 29 Ağustos 2017 / 15:57

Gocuman; Yazınızı okudum. Bahsi geçen “Hemşehrimiz” ile ilgili yazınızı da okudum. İfadeler doğru. Hala daha kıyıda köşede Sermaye düşmanları var demekki. Ayrıca 1998-1999-2000 yıllarında yeşil sermaye beyaz sermaye yada kırmızı sermaye aldı verdi neydi sonuç ne oldu. Battık. Bırakalım da bu coğrafyada güzel konuşalım,güzel poızitif düşünelim,baksanıza dört bir yanımız çevrilmiş. Bizler Yörüğüz ve yörüklülüğümle iitihar ederim. Gelen herkese de Hemşehrimiz deriz. Misafirperverlik kanımızdadır.sevgi ve saygı.