Olayların Önü Alınamayacak

Bu haber 11 Mart 2015 - 1:44 'de eklendi ve 842 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yıllardır gözlemlemenin ötesinde, geçtiğimiz Pazar Günü Şükrü Saraçoğlu Stadyumunda oynanan Fenerbahçe-Galatasaray müsabakasından sonraki olaylar bir kez daha gösterdi ki, millet olarak bu bağlamda daha çok yol almak durumundayız.

Hani eskilerin deyimiyle dense ki;

Kırk fırın ekmek yememiz gerekir.

Kesinlikle abartı değil.

Bizim, tabir yerindeyse adam gibi maç seyretmek ve de neticeyi kabullenmemiz için çok daha uzun süreye ihtiyaç var.

Ne kadar süre? dense de bu koşullar ve anlayış içerisinde kestirmek de zor.

Hiç kimse aksini iddia edemez.

Zira yıllardır oynanan benzer müsabakalar sonrasında ve de Fenerbahçe-Galatasaray maçında kendini gösteren istenmeyen olaylar her şeyi açıklıyor.

***

İlişkin olarak şu denebilir.

Siz sadece, ülkemizdeki maçlarla ilgili olumsuz gelişmelerden dem vuruyorsunuz ama dünyanın birçok ülkesinde de benzer olaylar olmaktadır.

Buna karşın sadece ülkemizde oluyor gibi yaklaşmak ne derece doğru?

Evet, dünyanın birçok ülkesindeki müsabakalarda da istenmeyen gelişmeler olmaktadır.

Ne var ki, olayların hangi ülkelerde olduğu önemli.

Demokrasinin daha bir kökleştiği hiçbir batı ülkesinde bu denli olaylar olmamaktadır.

Olsa da çok nadir hallerde!

Buna karşın gelişim trendini tamamlayamamış ülkelerde olaylar, sıkça kendini göstermektedir.

***

Türkiye’ye gelince!

Üzülerek ifade etmek gerekirse, her hafta benzer olaylarla yüze gelinmektedir.

Bir hafta başka kentte!

Diğer hafta bir başka şehirde!

Bu da gösteriyor ki, çoğu meselede olduğu gibi bir spor müsabakasında ortaya çıkan sonucu kabullenmekten uzağız.

Oysa hep vurgulanan temel ayrıntı, futbolun 3 neticeli oyun olduğudur.

Yenmek kadar yenilmenin de kabul görmesi gerektiği.

Ne var ki biz kabullenmekten uzağız.

Üstelik ne zaman adam gibi maç izleyecek ve de sonucu kabulleneceğiz belli değil.

***

Aslında bu tür müsabakalar üzerinde konuşulması gereken bir takım ayrıntılar yok değil, var.

Öncelik, maç öncesi ve sonrasında meydana gelen istenmeyen gelişmeler.

Özellikle bazı yöneticilerin bilerek veya bilmeyerek dozajı aşan açıklamalarda bulunması, maç öncesinde gergin bir hava yaratılmasını sağlıyor.

Her ne kadar bu kez, Fenerbahçe-Galatasaray maçı için tarafları pek fazla galeyana getiren açıklamalar olmasa da onların yerini bu defa basın aldı.

Basının, bir hafta öncesinde müsabakasının daha bir gerginleşmesinde önemli rol oynadığı yadsınamaz.

Hele yöneticilerden bazıları, istemeyerek de olsa tartışmaya açık bazı açıklamalarda bulunmuşsa!

Medya organları manşete taşımakta hiçbir sakınca görmediler.

Üstelik benzer içerikteki yayınlar bir hafta devam edince, futbolcular ve de taraftarlar yay gibi gerildiler.

Sonrası malum.

Yurdumuzun birçok kentinde yine istenmeyen olaylar kendini gösterdi.

Daha üzücü olan, birçok dış ülkeler medyasının olayı daha bir çarpıtarak vermesi.

Sanki her maç sonrasında benzer olaylar oluyor gibi!

Sanırım bu durumdan rahatsız olmayan kimse yoktur.

Meseleyi fanatikçe yaklaşanlar hariç!

***

Aynı müsabaka için mutlak vurgulanması gereken önemli bir nokta, futbolcuların iyi niyetli olması.

Kim ne derse desin her iki takımın futbolcuları kendilerine yakışan tavır içerisinde oldular.

Her ne kadar sarı-kırmızılı bazı taraftarlar, şayet Fenerbahçe puan kaybetseydi futbolcular aynı şekilde davranırlar mıydı?

Yoksa, geçmiş yıllarda olduğu gibi sahayı yangın yerine mi çevirirlerdi?

Yaklaşımı içerisinde olsalar da, Galatasaray’ın ev sahibi olduğu müsabakalarda da istenmeyen olaylar olduğu akıldan çıkarılmamalı.

Sonuçta bir derby müsabakası daha geride kaldı.

Ne var ki istenmeyen olaylar sahada değil, oyun dışında kendini gösterince, önü alınamayacak mı demekten kendimizi alamıyoruz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.