OLAYLAR, OLAYLAR (II)

Bu haber 02 Ocak 2010 - 0:00 'de eklendi ve 628 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Aynı başlığı taşıyan yazımın 1.bölümünde, 2009 yılında Muğla genelinde ön plana çıkan olaylardan bazılarını belirttim.
Muğla Üniversitesi bünyesinde kurulması karar altına alınmasına karşın, bir türlü eğitim ve öğretime başlanamayan Tıp Fakültesi,
29 Mart tarihinde yapılan yerel yönetim seçimleri.
Her yaz başlangıcında gündemde yer eden kene vakası.
Kış mevsiminin girmesiyle birlikte bu defa “Domuz Gribi”nin ortaya atılması.
İlişkin olarak sağlık bakanının mutlaka aşı olmalıyız açıklamasına, başbakanın karşı çıkması.
Bu durum karşısında Türkiye genelinde aşı olanlar sayısının olmayanlara göre çok aşağılarda seyrettiği.
Bir sene önce düştüğü amatör kümeden yeniden profesyonelliğe dönen Muğlaspor’un Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiğinin altını çizdim.
Oysa bütün yıl boyunca Muğla genelinde meydana gelen önemli gelişmeler bunlarla sınırlı değildi.
Daha nice olaylar vardı ki, bütün yıla damgasını vurdu.
***
2009 yılı yaz başlangıcında tüm gözler 2 önemli gelişmeye çevrildi.
Acaba, ülke ekonomisinde lokomotif görev üstlenen turizm, bir kısım ülkelerin aleyhimize geliştirdiği propagandalara karşın,  Türkiye geneli ve Muğla’da nasıl bir ivme kazanacaktı?
Muğla, hedef olarak belirtilen 3 milyon turist rakamına erişir miydi?
Dolayısıyla sezon sonunda yapılan açıklamalar, Muğla’ya gelen turist sayısının bu rakama yakın olduğu.
Burada önemli bir ayrıntının altını çizmek istiyorum.
Muğla genelinde sağlıklı bir turizmin yapılabilmesi için valilikçe alınan tedbirleri göz ardı etmek olası değildi.
Hanutculuğun önlenmesi, tüm turizm işletmelerinde hijyenik şartların sağlanması yanında, Türk misafirperverliğinin eksiksiz uygulanması, farklı fiyat uygulanmaması gibi tedbirler yanında bir tanesi vardı ki, daha bir geçerliydi.
Bizatihi vali Dr. Ahmet Altıparmak’ın uygulamaya koyduğu bu sistem, çeşitli dillerde turistlere yardımcı olacak danışma ofisiydi.
Böylelikle hangi ülkeden olursa olsun Muğla’ya ziyaret edenlerin turizm danışma ofislerine müracaatları halinde, kendilerine yardımcı olunacaktı.
Olundu da.
***
Aynı dönem içerisinde bir başka olay orman yangınlarıydı.
Her yıl yüzlerce hektar alanı yakıp kül eden yangınlar, bu sezonda çıkar mıydı?
Özellikle orman teşkilatı mensuplarının diken üstünde durduğu süreçte memnuniyetle gözlemlediğimiz, bir önceki yıllara oranla yangınların yok denecek düzeyde olduğu.
İlişkin olarak Muğla Orman Bölge Müdürü İbrahim Aydın’ın vali Dr. Ahmet Altıparmak’ın olduğu bir toplantıda yaptığı açıklama, bunu teyit etti.
Gerçekten 2009 yılında Muğla genelinde çıkan orman yangını, hem sayı hem de yanan saha itibariyle yüreklere su serpen miktardaydı.
Tabi burada Orman Bölge Müdürlüğünün aldığı yerinde tedbirleri göz ardı etmek olası değil.
 ***
2009 yılı içerisinde Muğla’da damgasını vuran gelişmelerin bir bölümü, ulaşım adına oldu.
Bu nedenle hala devam etmekte olan Gökova-Fethiye, Gökova-Marmaris ve Yatağan-Milas arasındaki yol çalışmaları, ulaşım adına olmazsa olmaz kabul edilen faaliyetler.
Dolayısıyla beklenti, devam eden çalışmaların biran önce bitirilmesi.
Bitirilmeli ki, turizmin yoğunluk kazandığı süreçte trafik sorun olmaktan çıksın.
Trafik kazaları önlenerek, yüreğimizi dağlayan ölümler olmasın.
***
Önemli gelişmeler arasında yer alan Akköprü, Akgedik ve Bayır Barajlarının devreye girmesi ise başlı başına bir hadiseydi.
Zira uzun yıllar devam eden çalışmalar nihayet sonuçlanmış.
Böylelikle Bodrum’un susuzluğu, eneri üretimi ve sulama konusunda sürdürülen çalışmalar,  hızır gibi yetişen yatırımlar oldu.
Bu nedenle yiğidi öldür hakkı yeme noktasından bakıldığında iktidar partisi AKP’nin yaklaşımları, Muğla adına sevincimiz oldu.
Beklentiler, sorun olmaya devam edenlerin de, kısa süre içerisinde çözüme kavuşturulması.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.