Okur-Yazar Olabilmek İstiyorum

Bu haber 26 Temmuz 2017 - 0:46 'de eklendi ve 1.707 kez görüntülendi.
İdris Koçidriskoc@hamlegazetesi.com.tr

İdris Koç

 

– Göreviniz/mesleğiniz nedir?

– Öğretmenim…

– Hangi okuldasınız hocam?

– Okulda değil, ceza infaz kurumunda öğretmenim.

– Nasıl yani? Mahkumlara okuma-yazma mı öğretiyorsunuz?

Bütün tanışmalar bu diyalog ile başlayıp bu minvalde devam ediyor. Ceza infaz kurumu öğretmeni deyince  akla ilk okuma yazma öğretmek geliyor. Bu arada işim okuma yazma öğretmek değil, yetişkin eğitimi…

Birçoğumuzun yaşam amacı, isminin önüne güzel sıfatlar eklemek ve önemli başarılara imza atmaktır. Sahip olduğumuz her şey gibi unvanların da gelip geçici olduğu bu dünyada bence en güzeli “okur-yazar” olarak anılmak…

“Okur-yazar”lıktan kastım, adını soyadını yazabilecek düzeyde olup temel eğitimi bitirmemiş olmak değil.

“Okur-yazar” olmak; yaşamı boyunca okumayı ve yazmayı  bir ihtiyaç ve keyifli bir yolculuk olarak görmektir.

Montaigne, “Ben kitaplarımı değil, kitaplarım beni ortaya çıkarmıştır.” der. Bu anlamda yazılanlar, yazarların eseri değildir aslında; yazarlar, kendisinden önce yazılanların bir eseridir. Bacon’un “Okumak insanı olgunlaştırır, konuşmak ustalaştırır. Yazmak ise daha somut bir bilgi sağlar.” sözünde ifadesini bulduğu gibi okudukça ve yazdıkça bilgi ayağa kalkar, “Ben buradayım!” der.

İşte tam da bu nedenle ben “okur-yazar” olarak bilinmeyi tercih ederim.

Yazmak, bir merak işidir. Kaleminizden dökülen kelimelerin kuracağı anlam dünyasını ve bunun muhatap üzerinde oluşturacağı etkiyi; yazının, makalenin, kitabın hangi cümleyle sonuca bağlanacağını merak ederek yazmak…

Yazmak, bir cesaret işidir. Bir taraftan beğenilmeme, okunmama riskini ve acımasızca eleştirilme ihtimalini göze alarak, diğer taraftan sana ait olanı ifşa etmenin endişesiyle yazmak…

Yazmak, bir birikim işidir. Yılların birikimi zihnin süzgecinden geçirilerek kağıda dökülür.

Yazmak bir emek işidir. Bir yazı, bir saatte de tamamlanabilir, bir günde de, bir ayda da. Hangi sürede tamamlanırsa tamamlansın, o yazıda yılların emeği ve birikimi vardır.

Yazmak, bir yetenek işidir ve her yetenek gibi emek verdikçe daha da gelişir.

Yazmak, bir edep işidir. Yazarının dilinden ve kaleminden edep damlamalıdır. Saygısızlık, hakaret ve küfür kendini bilen kalem sahibine yabancıdır.

Yazmak, bir sorumluluk işidir. Parmaklar kalem tuttukça, klavyeye vurdukça dökülen kelimelerin ve muhatabın zihninde oluşan cümlelerin sorumluluğu… Sözün vardığı yeri, açtığı kapıyı ya da yarayı hesaplar ve yayınlamadan defalarca okur. Bu yüzden yazar hep endişelidir.

Merak, cesaret, bilgi, birikim, emek, yetenek, edep, sorumluluk ve endişe; yazarın her daim beslendiği azığıdır.

Kimi sosyal, siyasî, edebî, akademik birikim ya da meslekî tecrübelerini, kimi bir alana duyduğu ilgiyle yaptığı okuma ve araştırmaları kendi düşünce ve yorumlarıyla harmanlayarak okuyucularıyla paylaşır.

Okudukça ve yazdıkça kendisi de şaşar  insan. Yolculuk hiç bitmesin ister. Yazdıkça torbasındaki bir avuç azık bollaşır; paylaştıkça bereketlenir. Okudukça ve yazdıkça bir başka keyifli olur bu yolculuk.

Allah sağlık ve ömür verdikçe okumaya ve yazmaya;  Hamle Gazetesi imkan verdikçe iş hayatı, sosyal ve kurumsal ilişkiler, iletişim, görgü ve protokol kuralları, kişisel ve kurumsal imaj konularını bir yetişkin eğitimcisinin gözüyle değerli Hamle okuyucularıyla paylaşmaya çalışacağım.

Ayrıca “okur-yazar” olabilme mücadelemde önemli bir adım olan köşe yazarlığı için imkan sağlayan Hamle Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hafize Nizamoğlu Acar’a teşekkürlerimi sunarım.

Kitaplar, dergiler, gazeteler, köşeler okuyucusuz; yazarlar garip kalmasın.

Lütfen okumada kalın…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

9 ADET YORUM YAPILDI
Ahmet Pervane 26 Temmuz 2017 / 10:14

Ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi nedenleri niçinleri ve yazısının içerği bir yazarın.
Teşekkür ederiz yazdığınız için.
Hep okumaya çalışacağım yazılarınızı. Sizin deyiminizle takipteyim

muhammet demir 26 Temmuz 2017 / 12:14

köşenizden sizi takip edebilmek umuduyla… hayirli olsun…

Hüray YILDIZ 26 Temmuz 2017 / 12:42

Yolun açık olsun İdrisciğim?

Ruken karasu 26 Temmuz 2017 / 14:00

Yazmak var yazabilmek var kaleminize saglik Hocam yazabildiginz icin??

Özer koyuncu 26 Temmuz 2017 / 17:08

İdris hocam yüreğine sağlık çok güzel bir başlangıç olmuş. Devamı gelir inşallah.

baki gencel 26 Temmuz 2017 / 22:22

Kıymetli İdris hocam,bu ne güzel başlangıç,umarım uzun soluklu oluruz.Hamle ailesini de sizi keşfettikleri için kutlarım.ne güzel ilk yazınız.yeni yazılarınızı merakla bekleyeceğiz…yolunuz açık olsun..

Müjde Koyuncu 27 Temmuz 2017 / 18:56

Yüreğinize, kaleminize sağlık. Selam ve dua ile…

HASAN ALİ YÜCEL 30 Temmuz 2017 / 00:00

İdris kardeşim ,Allah kalemini keskin eylesin . Yolun açık olsun. Kitabından sonra bu yolda yürüceceğin anlaşıldı.Büyük bir cesaret.Bizim arkadaşlardan bu cesareti göstererek klasik gidişatı yıktığın için seninle gurur duyuyorum.selam ve dua ile.

HASAN ALİ YÜCEL 30 Temmuz 2017 / 00:01

İdris kardeşim ,Allah kalemini keskin eylesin . .Bizim arkadaşlardan bu cesareti göstererek klasik gidişatı yıktığın için seninle gurur duyuyorum.selam ve dua ile.