Okul Aile Birliği Gibi CHP Kongreleri

Bu haber 08 Kasım 2017 - 1:00 'de eklendi ve 1.547 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Hafta sonunda, cumartesi günü CHP Datça İlçe Kongresi vardı. Divan Başkanlığı’nı 22. Dönem Muğla Milletvekili Ali Cumhur Yaka’nın yaptığı kongrede başka aday olmadığı için İlçe Başkanı Aytaç Kurt yeniden seçildi. Kendisini ve arkadaşlarını tebrik ediyorum. Başarılar dilerim.

Fethiye’nin ardından geçen hafta çarşamba günü Menteşe’de de gündem değişikliği yapılarak konuşturulmayan Hüseyin Anıl, “konuk konuşmacılar” gündemden çıkarılarak Datça’da da engellendi.

Anlamakta güçlük çekiyorum. Bu neyin inadı? Veya kimin, neyin korkusu?

Datça Kongresi’ne “Partimizin 04,11, 2017 cumartesi günü saat 14:00’de B. Ecevit Kültür Mrk. İlçe Kongresi yapılacaktır. Katılımlarınızı önemle bekleriz.” şeklinde SMS ile davet edilen Anıl’dan önce Datça’ya ulaşan bir el “konukların konuşması” maddesini gündemden çıkarıvermiş…

Kongrenin ardından CHP İl Başkanı Mürsel AlbanDatça Kongremizi gerçekleştirdik. Seçilmiş olan İlçe Başkanımız Aytaç Kurt ve Yönetim Kurulu üyelerine başarılar diliyor, emek veren tüm Örgütümüze teşekkür ediyorum. Kongremiz ülke geneline ışık tutsun. Demokrasi, Hak, Hukuk, Adalet ve Eşitlik var olana kadar mücadelemiz devam edecektir.” diye paylaşımda bulundu.

Demokrasi, hak, hukuk, adalet ve eşitlik… Bu söz şu sorulara neden oldu:

Muğla CHP’de mi? Bu kongre ülkemize nasıl ışık tutabilir?

 

xx            xx            xx

Fethiye Divan Başkanlığı yapan Nurettin Demir ve Menteşe Divan Başkanlığı yapan Ömer Süha Aldan gençlik kolları sıralarından geçerek Sami Gökmen’in anlattığı o ‘CHP kültürünü’ almış olabilirler mi? Ya Datça Divan Başkanlığını yapan Ali Cumhur Yaka? O da gençlik kollarından yetişip gelmiş olmasa gerek… (!)

Bugün de Yatağan’da kongre var. Orada da gençlik kolları tedrisatından geçmemiş biri Divan Başkanı olursa, “bu ne tesadüf” değil, “pes doğrusu” denebilir…

Yok hayır… Bugün Datça Kongresi’ni ele almayacağım. Nasıl olsa bütün kongreler aynı!

Bugünde İlçe Başkanı Erkan Aydın’ın ötekileri gibi rakipsiz yeniden seçildiği Menteşe Kongresi’ni ele alalım.

Merkez İlçe olması nedeniyle Menteşe’nin yönetimine baktım “rakipsizlikten” mi ne, işçi ve emekli ağırlıklı iddiasız bir yönetim gördüm… Bilmiyorum, ama belediye kökenli iseler de şaşırmam!

Eskiden listelerde herkesim mesleki anlamda temsil edilirdi. İddialı iki, üç liste çıkardı. Neyse “yeni” yönetimde aşina iki isim buldum. Onlarında Kamil Gümüş ve Arif Alban olması ilginç… Arif Alban, isim benzerliği ise Kamil Gümüş’ü neden İlçe Başkanı yapmamışlar ona da şaşırdım…

 

xx            xx            xx

Divan Başkanlığı’nı Milletvekili Ö. Süha Aldan’ın yaptığı kongrede “Konukların konuşması” maddesini gündemden İl Başkanı Mürsel Alban’ın önergesiyle çıkarmışlar. Hüseyin Anıl mikrofonu eline alsa ne söyleyecekti bilmiyoruz, ama yine konuşamadı. Kongrede sendika başkanları da varmış. CHP geleneğidir. Kongrelerde sendika başkanları, STK başkanları da konuşma yaparlar. Anıl Benim yüzümden onlarda konuşamadılar” dedi…

Acaba Divan Başkanlığını yapan Milletvekili Aldan, 16. Dönem Muğla Milletvekili Sami Gökmen kadar CHP kültürüne sahip olsaydı İl Başkanı Alban’a boyun eğer miydi?

Yoksa Anıl’a O’nun da bir özel kinimi vardı? Hüseyin Anıl ne yapmış olabilir ki?

Bizim ve kamuoyunun bildiği son İl Kongresi’nde Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’e Zaman Gazetesi’ne verdiği ilanlar nedeniyle FETÖ ile ilişkisinin olup olmadığını sormuştu.

Başkaca bir şey var mı aralarında bilmiyoruz…

 

xx            xx            xx

Menteşe İlçe Kongresi’nin ardından tepkilerini sosyal medya hesabında paylaşırken, kongrenin Divan Başkanlığını yapan Milletvekili Aldan’a “Ömer Suha Aldan; Sen ne tutarsız bir adanmış hukuk adamısın be kardeşim..” diye seslenmiş.

Anıl şöyle devam etmiş:

Üç yıl önce CHP Milas İlçe Kongresinde bana dönüp ‘Konukların konuşması maddesi sırasında söz isteseydiniz verirdim’ diyen de sizsiniz. Bugün Menteşe İlçe Kongresinde yine konukların konuşması maddesi tartışmasında mealen ‘Kongre üyesi olmadığınız için söz veremeyiz’ diyen de sensin. Üç yıl içinde tüzük değişmediğine göre, ne oldu da sen böyle fırıldak gibi döndün derler adama. Hep böyle dönek fırıldak mıydın sen?

Biraz ağır olmuş, ama… İnsan öfkeden ne dediğini bilemiyor demek ki…

 

xx            xx            xx

Hüseyin Anıl, Milletvekili Aldan’a hitap ederken “Mesleğinizin alanındaki bu konuda üç yıl önce Milas’taki ve bugün Menteşe Divan Başkanlığındaki haliniz ve değerlendirmeleriniz gerçekten içler acısı, demokrasiden uzak bir hukuk garabeti idi. Tüm bu gülünç politik kıvırmalarınız ve komiklikleriniz, Osman Gürün korumacılığı ve beni konuşturmamak içindi.” diyerek şöyle devam etmiş:

Yemin ediyorum bugün o Menteşe kongre salonunda bulunan herkes bunu böyle, bu çıplaklıkla gördü. Sizler de Osman Gürün’de vicdanlarda mahkum oldunuz bugün.

Başkan Gürün’ün korunmaya neden ihtiyacı olsun ki? Hem Milletvekili Aldan’a ne gerek var? Başkan Gürün gerektiğinde kendini koruyabilir. Anıl sözlerini şu ifadelerle sürdürmüş:

Düşünce özgürlüğü düşmanı olduğunuzu oligarşiye çalıştığınızı herkes gördü. Kariyerlerimizi gasp ettiğinize değil partimizi tükettiğinize üzülüyorum… Örgütler nezdinde hepiniz yok hükmündesiniz. Bunu böylece bilin.

Ültimatom gibi olmuş. Anıl’ı partiden bu sefer atarlar. Hatta bu yazılar nedeniyle beni de atabilirler!

 

xx            xx            xx

Sadece Anıldan mı? Konuk konuşmacılardan neden bu kadar korkuyorlar?

Kongrelere Datça ile ara verilmiş gibi… Süreç 22 Kasım Çarşamba günü yapılacak Yatağan Kongresi ile devam ediyor… Ben Anıl’ın yerinde olsam Yatağan İlçe Kongresi’nde “Dilek ve Temenniler” maddesinde konuşurum.

Merak ediyorum böyle bir teşebbüste İl Başkanı Alban yine harekete geçer mi? Belki de bakarsınız Divan Başkanı bu maddede sadece delegelerin konuşabileceğini söyler. Tüzüğün bu madde ile ilgili ne dediğini bilmediğim için ben bir şey diyemiyorum.

Tabi şimdi “İyide kardeşim bu Hüseyin Anıl neden delege olmamış?” diye de sorulabilir.

İşte mesele burada… Anıl ve Onun gibilerin Muğla’da delege seçilme şansları yok. Çünkü belediye başkanlarının icazet verdiği listelere girebilen isimlerin delege olma şansları var…

Üyeler, CHP arı kovanının “işçi arıları”… Ya “Bitti. Sana bal üretmeyeceğim” derlerse…

 

xx            xx            xx

Bilirsiniz, CHP’nin dizginlerini Muğla’da ele almış olanlar eleştiriler karşısında hep “Eleştirilerinizi gelin parti içinde yapın” derler. İyi de nasıl olacak o?

Hüseyin Anıl izin verilmiş olsa en fazla 5 dakika ile sınırlandırılacak konuşmasında ne söyleyebilir ki? Üstelik Anıl söz isterken de “İki dakikaya razıyım” demiş. Ancak konuşturulmuyor. Akacak kan başta durmaz derler. Konuşturulmayan Anıl’ın şimdi kendisi de konuşuluyor…

Menteşe İlçe Kongresi’nde Hüseyin Anıl konuşmuş olsa bir ikinci aday çıkıp, kongreyi kazanır mıydı? Böyle bir ihtimal olmadığına göre neden?

Hem “Gelin eleştirinizi parti içinde yapın” diyorlar, hem de adamın iki dakikalık konuşmasına izin vermiyorlar. Şimdi CHP çevrelerinde sorulan soruyu soralım:

Parti içinde konuşturulmayan Hüseyin Anıl’ın parti dışı eleştirileri suç olur mu?

 

xx            xx            xx

CHP İlçe Kongreleri şu ana kadar, neredeyse bir okul aile birliği toplantısı havasında, “dullar birbirini ağırlar” tadında, hiç bir aykırı ses çıkmadan geçmiş bulunuyor. O kongrelerin hepsinde konuşan Milletvekilleri Ömer Süha Aldan ile Nurettin Demir’in “kongrelerin sessiz geçmesinden yakındıkları” da konuşuluyor… Tek liste ile yapılan kongrelerde nasıl bir “ses” bekliyorlardı acaba?

“Ses” ise Sami Gökmen’in sözleri partinin köklerinden gelen sesi… Ama dinleyen, dinlediğini anlayan var mı? Sanmam… Acaba Anıl’a izin verilse ne konuşacaktı? Merak ediyorum. Kendi gazetesi de var, ama o konuşmayı getirsin, köşemde yayınlamaya hazırım…

Merak etmeyin, Muğla’da AK Parti’yi yönetenler, CHP’nin dizginlerini eline almış olan belediye başkanlarının şansı olmaya devam ediyor… CHP’li Başkanlar dua etsinler Muğla’da Meral Akşener örgütlenip, yerel seçime katılmasın. Yerel seçime katılıp da Behçet Saatcı’yı Büyükşehir adayı yapmasın.

CHP Menteşe İlçe Başkanı Erkan Aydın da kongre sonunda, “İlçe Kongremiz, örgütümüz ve Menteşe’mize umut olmaya devam edecek. Bizler örgüt olarak üzerimize düşeni yaptığımızı düşünüyoruz. Seçilen yeni yönetim partimizi 2019 Yerel, Genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine taşıyacak. Dolayısıyla kongremiz demokrasi şöleni havasında, olgun bir çerçevede gerçekleştirildi. Kongremizin partimize ve Menteşe’ye hayırlı olmasını diliyorum” diye konuşmuş.

Hayırlı olsun…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
Nabide Kılınç 08 Kasım 2017 / 10:49

Özcan Özgür öncelikle gerçeklerin ardından yazılıyor diye Cumhuriyet Halk Partisinden Üyeleri atmak çözüm olmadığı bugüne dek yaşandı ya da şöyle anlatayım gerçekleri yakalamayan, gerçekçi politikaları ile ayakları yere basmayan örgütler ne kadar geleceğe yol açabilir ? Üzücü bu durumlar. Ne çok kaygı verici! bir defa şu anlayışı değiştirelim il teşkilatı kendi ruh ve davranışından olmayan kişisel iletişimsizliklere CHP politikalarını sürüklememelidir. Kendi politikalarını örgütlemek midir dava?Bir tek çizgi vardır o da CHP davasıdır. Ne kadar uzaklaştırıldı davasından ilkelerinden, yol haritasından, çizgisinden. Derin kaygı veriyor. O CHP gençlik hareketi örgütsel davayı , CHP yi omuzları üstünde, alınterlerleriyle taşıyanlar, saygı duyuyorum.o yılları arıyor hale geldik. Kongrelerde tek tip yani aynı yönetim tarzı ile devam etmeleri de hareketlenme ve potansiyeli arttırmıyor. Bu denli şeyler olurken genel merkez teşkilatlarındaki politikalara neden göz atmaz, uyarı yapmaz? Nasıl 2019 seçimlerine gidilecek ?

salihdemir 09 Kasım 2017 / 14:36

Süha Aldan iki dönem kontenjandan CHP’nin oylarını alarak milletvekili seçilmiştir. Bu kişi Halk TV’ye çıktığında hukuk ve adalet dersi veriyordu. Kongre ilan edilen gündeme göre yapılır. Divan kurulu kongreye katılanların oylarıyla seçilir. Divan başkanı gündeme alınanları madde sırasına göre okuyup kongreyi yönetir. Divan Başkanına hiç kimse müdahale edemez. Atatürk’çü solcu ve gerçek CHP’lilerin tek dileği CHP’yi işgal eden CHP düşmanlarından biran önce kurtulmaktır. Partinin Muğla’da derlenip, toparlanması için Genel Merkezin hakkı, hukuku, adaleti bilen Atatürk’çü, gerçek CHP’li ve solculardan oluşan parti yönetimlerini biran önce göreve getirmesi gerekir.