Oktay Ekinci ve Kamu Hırsızlığı « Hamle Gazetesi

Oktay Ekinci ve Kamu Hırsızlığı

Bu haber 25 Kasım 2015 - 23:17 'de eklendi ve 1.417 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla Valiliği’nin arşivi vardır elbette…

Girilse oradan neler, ne projeler çıkar kim bilir. Şimdi gündemde Muğla Valiliği İl Kültür Turizm Müdürlüğü’nün “Kanuni Yolu” projesi var.

Devlet’te devamlılık vardır” derler. Sadece derler… Her vali değişiminde birçok proje unutuldu, raflarda kaldı.

Umarız Vali Amir Çiçek bir siyasi karara kurban gidip, “Kanuni Yolu”nun kaderi arşivde tozlanmaya terk edilmiş projelerden olmaz.

 

xx           xx           xx

Dünkü yazımda söz ettim. Rahmetli Oktay Ekinci’nin 3. anma etkinliğinden söz ederken, “Bu sene konuşmacılar arasında Oktay Ekinci’nin büyük oğlu Kerem ile küçük oğlu Esat ta varmış. Kerem’i en son Muğla Valiliği’nde Özer Türk Salonu’nda Mimarlık Fakültesi öğrencisi arkadaşları ile hazırladıkları ‘Kanuni ve Sakar Tepe’ projesini anlatırken görmüştüm. Bundan yarın söz ederiz.” demiştim.

Tam olarak anımsayamıyorum. Sanıyorum dönemin Valisi Temel Koçaklar idi. Şimdi İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde Araştırma Görevlisi olan Kerem Ekinci de mimarlık öğrencisiydi.

Bir gurup arkadaşıyla geldikleri Muğla’da adı da yine “Kanuni Yolu” olabilir bir proje hazırlamışlar ve Özer Türk Salonu’nda sunum yapmışlardı.

 

xx           xx           xx

Kerem Ekinci ve arkadaşlarının hazırladıkları projede, yine anımsadığım kadarıyla Sakar’da sarnıçlar restore edilip işlevler yükleniyor, dinlenme ve seyirlik cepler, teraslar oluşturuluyor.

Işıklandırmalar ve ışık oyunlarıyla da gece seyirliği yaratılıyor… O yolun Kanuni Yolu olduğu anımsatılıyor.

Akyaka ve Kozlu Kuyu’nun (Gökova) üzerinde yükseldiği Idiyma antik kentinin hemen azmakların üzerindeki yamaçta yer alan Kalesi’nin surlarının ayağa kaldırılması da var mıydı anımsayamıyorum.

En iyisi projenin unutulduğu arşivden çıkarılması… İnşallah orada duruyordur. Yoksa da Kerem Ekinci’ye ulaşılabilir.

Yanlış anlaşılmasın, ne o proje gündemdeki projeye, ne de gündemdeki proje o projeye alternatif olamaz. Böyle diyen de yok, ama iki proje birleştirilirse çok keyifli olabilir…

 

xx           xx           xx

Bu yazımı yazmaya başlayınca aklıma Prof. Dr. Namık Açıkgöz’ün Hamle’deki köşesinde 17.11.2015 tarihinde “Sakar Tepe’nin Talihsizliği” başlığı ile kaleme aldığı yazı geldi.

Namık hocam yazısında “Bu tesisin değerlendirilemediği Muğla’da nasıl turizm yapılır?” demiş gibi geldi.

Muğla Valiliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığının ilgilileri umarım Namık hocanın yazısını okumuşlardır. Okumadılarsa okumalarında yarar var.

 

xx           xx           xx

Sakar Tepe, adı üzerinde Sakar Tepe… Sakar yani… Talihsiz olmayıp ta ne olacak!

Taşımanın develerle yapıldığı dönemde, o talihsiz tepede konaklama için “Tenekeli Kahve” adında kır kahvesi varmış. Oradaki rampaya da “Deve Osurtan” denirmiş. Aşağıdan gelen devenin oraya geldiğinde yokuş çıkacak hali kalmazmış.

İşte o “Tenekeli Kahve”nin yerine rahmetli Oktay Ekinci Muğla Valiliği’nin isteği ile proje çizmiş.

Hayır, o talihsiz yapı değil!

Dönemin valisi Kemal Nehrozoğlu muydu anımsamıyorum, ama bildiğim Oktay’ın projesi beton değil, Muğla Mimarisi’ni yansıtan ahşap ağırlıklı bir dinlenme tesisiydi.

Kemal Nehrozoğlu gidip, yerine gelen vali ile proje değişti ve ortaya o talihsiz beton yığını çıktı.

 

xx           xx           xx

Acaba diyorum, bu güne kadar işletilemeyen ve bundan sonra da işletilemeyeceği belli olan o beton yığını yıkılıp, yerine zemindeki mekan korunarak Muğla’nın tarihi Koca Han’ın bir benzeri yapılsa; Muğla Valiliği’nin gündemindeki anlamlı projenin Sakar bölümü Keremlerin projesi ile birlikte ele alınıp uygulansa; aşağıda Idiyma Kalesi’nin surları ayağa kaldırılabilse; birde Sakar Tepe’den karşıya bir seyirlik teleferik kurulsa nasıl olur?

Bence güzel olur, ama biz bir kere TAKKUNYA firmasının Çin malı seramik kapları ile tanıtım yapmaya alışmışız!

 

xx           xx           xx

Muğla’da en az Oktay Ekinci kadar emeği olan, Denizlili hemşerimiz Ozan Y. Mimar Cengiz Bektaş, Menteşe Belediyesi Kent Konseyi ve Muğla Mimarlar Odası işbirliğinde gerçekleştirilen söyleşide “Oktay Ekinci’nin en büyük yaptığı iş, kamuda çalmanın önüne geçmesidir.” diyerek şöyle devam etmiş;

Kamuda çalma konusunda Türkiye’nin Teksas’ı İstanbul. Oktay beyin oda başkanlığı döneminde kamu hırsızlığına kimse cesaret edemiyordu. Böyle bir konuda bana şikayet gelse dahi ben Oktay’a yönlendiriyordum. Muğla’nın bu durumda olmamasının sebebi Oktay Ekinci’dir. Şunu belirtmem gerekir ki Oktay Ekinci’yi Muğla ile sınırlandırmak çok yanlış. Oktay Muğla’nın sınırlarını aşmıştı.

Güzel söylemiş, ama Cengiz hocam sanırım Muğla’nın on yıllarda bir başka İstanbul olmanın yoluna girdiğinin farkında değil…

 

xx           xx           xx

Oktay Ekinci ilk Oda Başkanlığını Muğla’da yaptı. Hatta galiba Kurucu Başkan’dı.

O yıllarda da Muğla’da kimse yanlış yapmaya cesaret edemezdi.

Çünkü Oktay Ekinci her yerde her zaman cesur ve dürüsttü… Cesareti de dürüstlüğünden gelirdi… Hiç ikiyüzlü de olmadı. Hep doğrudan yana oldu.

Yanlışı yapan soldan bir kişi veya kurum olduğunda da görmezden gelmezdi. Ki dönemin Muğla Belediyesi, eski Garaj Alanı’nda lüks konutlar üretmeye kalktığında da Cumhuriyet’teki köşesinden eleştirmekten geri durmamıştı.

Keşke bugünkü Muğla Mimarlar Odası o zamanki Oda olabilse!

 

xx           xx           xx

Söyleşi de Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş’te konuşmuş. Şöyle demiş;

Muğla’yı biz kültür şehri olarak ifade ediyoruz. Bu içi boş bir ifade değil. Muğla’nın değerleri, eserleri koruma altında. Şuan iki yerimiz yine kültür turizmine kazandırılacak. Biz Mimarlar Odası ile birlikte yapılması gereken ne varsa yapmaya hazırız.

O iki yer neresi, ne oluyor bilmiyoruz. Haberin yer aldığı gazetede belirtilmemiş. Çıkınca öğreniriz.

Muğla’nın değerleri eserleri geçmişte Ekinciler sayesinde alınan kararlarla korunuyor. Ki eski garaj alanında meydan düzenlemesi yapmak varken, yapılmak istenen lüks konutlar o kararlar sayesinde durdurulabildi.

Başkan Gümüş’ü de geleneği sürdürdüğü için kutluyoruz. Bir de Kireç Sanayi önündeki zeytinlerin kesilmesi engellenebilseydi!

 

xx           xx           xx

Gelin bu yazıyı Muğla Mimarlar Odası Başkanı Osman Köseoğlu’nun söyleşideki sözleri ile tamamlayalım;

Bizim yapmamız gereken Oktay Ekinci’nin çalışmalarını devam ettirmek ve gerçekleştirmek olmalı. Burada toplanmamızın asıl amacı; bundan sonra hem Oktay Ekinci’yi anmak, hem de onun yolunda Muğla’ya bir şeyler kazandırmaktır.

İnşallah…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Nazmiye Halvaşi 27 Kasım 2015 / 02:48

Gündemin dışında ama aslında o kadar içinde bir konu! Kaleminize, yüreğinize sağlık..