Ödüller Soma’ya Gitti

Bu haber 16 Haziran 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.069 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Hamle’nin “Yılın EN’leri” ödül töreninden bir gün önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Muğla’daydı. Cumhurbaşkanı Gül aslında Bodrum’da bir konferansa gelmişti. O vesile ile de Muğla il merkezine uğramıştı.

Cumhurbaşkanı Gül’ün Muğla’da iki gününde yanında hangi milletvekillerimiz vardı bilmiyorum. Yanında olmasa da sanırım karşılanmasında AK Parti Milletvekili Ali Boğa ile CHP Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir vardı. Galiba MHP Milletvekili Mehmet Erdoğan’da varmış. Ötekilerini sormayın…

Muğla Cumhurbaşkanı görmeyeli yıllar oldu. Bir daha ne zaman görülür o da belli değil. Bütün vekillerimiz karşılamada olmalıydı…

xx        xx        xx

Cumhurbaşkanı Gül Bodrum’daki toplantının ertesi günü il merkezine ziyarette bulundu.

Korumaları o gün Yatağan’a yaklaşıldığında “işçilerden çekinip” ilçeyi baypas edip Sayın Gül’ü Bozüyük’ten dolaştırıp Menteşe ilçesine ulaştırdılar.

Cumhurbaşkanı Yatağan’ın içinden geçse ne olurdu?

Hiçbir şey olmazdı. Yatağanlı bir Cumhurbaşkanı görmüş olurdu!

Elbette termik santral önünde işçiler tarafından önü kesilirdi. Alkışlanır, bir de kendisine çiçek verilirdi. Cumhurbaşkanı “dertleşir” miydi bilemeyiz, bildiğim elbette işçiler özelleştirmeden, taşeronlaşmadan dert yanarlardı.

Başka da bir şey olmazdı… Onlar terörist değil…

xx        xx        xx

Hamle’nin “Yılın EN’leri” ödül töreninde sivil toplum dalında Maden İş ve Tes İş Sendikalarının Yatağan Şubeleri ödüllendirildi. Yatağan işçileri terörist, vatan haini olsalardı Hamle okurları o iki sendika şubesini ödüllendirmezdi. O hak edilmiş ödülleri sendika başkanları Süleyman Girgin ve Fatih Erçelik aldı…

O gün “Yılın Siyasetçisi” ödülünü de MHP Bodrum İlçe Başkanı Asım Başaran ve AK Parti Menteşe İlçe Başkanı Mustafa Çelebi ile birlikte CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir aldı.

Ödül töreninin yapıldığı 6 Haziran Cuma gününün ertesi günü 7 Haziran Cumartesi günü bu köşede yer alan “Abbas Güçlü Ders Verdi” başlıklı yazımın altına Yılın EN’leri haberinin yayınlandığı gün (9 Haziran Pazartesi) Milletvekili Demir şu yorumu yapmış:

Sevgili Özcan Özgür yazıyor da, sayfalar doluyor da, Nurettin Demir ne söylemiş ne haberlerde nede köşelerde yer alıyor. Vali Beyin tüm konuşmaları var, milletin vekilinin söylediklerinden bir cümle yok. Halktan bir kişi demez mi? “bu halkın milletvekili hiç mi konuşmamış diye!”. Somada 301 kişi ölmüş. Bununla ilgili bir cümle etmek de sorumluluğumuz yok. Takdiri Muğla Halkına bırakıyorum. Ben Hamle çalışanlarının 38. yılını tekrar içtenlikle kutluyorum. Yerel basın bizim başımızın üstünde yeri var. Onlar bizim gözümüz. Ama ağzımızı bandlamasınlar. Saygı ve sevgilerimle…

xx        xx        xx

Prof. Dr. Nurettin Demir’e sevgim giderek tükeniyor… Kendisine “Hocam kaç aylıksın?” diye sorasım geliyor… Yılın EN’leri etkinliğini bir haftaya yayma kararı almıştık, öyle de oldu. Sevgili hocam fırsatı ganimet bilip eleştirmekte acele etmeseydi, kendisinin ödüllendirilmesi ile ilgili haberi görmekle kalmayıp, araya Muğla için daha önemli konular girdiği için bu güne kalan bu yazımı da görürdü.

Yılın EN’leri ile ilgili 10 Haziran tarihli yazıma bu gün devam edebildim. Aslında bu gün Muğla Valiliği ile belediyelerimiz arasında yaşanan “sahil kavgalarını” yazacaktım…

xx        xx        xx

Milletvekili Demir, “Yılın Siyasetçisi” ödülünü alırken, Rodoslu soydaşımız “gönüllü turizm elçisi” müzisyen Osman Osmancıkzade’nin ödülünü verdi. O vesile ile konuşan Demir, “Kıtaları, karaları birleştiren denizlerdir, ama asıl birleştiren insanlardır. Dolayısıyla karşı taraftaki, 12 adadaki dostlarımızın barış yolunda geçtiğimiz yıllarda gerçekten gerek ticari ve gerekse turizm ve gerek diğer ilişkilerle gerçekten büyük başarı ile barışı güçlendirdiklerine inanıyorum.” derken, şöyle devam ediyordu:

Dün sayın cumhurbaşkanımız Muğla’mızı onurlandırdılar. Orada sunum yapılırken özellikle Kayaköy’ün bir barış köyü olması konusunda yapacaklarımızı sayın turizm bakanına da anlatarak özellikle önümüzdeki süreçte gerek büyükşehir belediyesi ve gerek valiliğimiz, gerek hükümet bu konuda daha hızlı adımlar atılması gerektiğini konuşmuştuk. Bu vesile ile ben ödül alan kardeşimizi kutluyorum, barışa dostluğa turizme katkılarından dolayı…

Kayaköy’ün gelirini DÖSİM topluyor. O paralar nereye harcanır bilinmez, ama Kayaköy ayağa kaldırılmayı bekliyor!

xx        xx        xx

DÖSİM’i yarın ele alma niyetindeyim… Milletvekili Demir, Osmancıkzade’nin ödülünü verme vesilesi ile yaptığı konuşmada kendi aldığı ödül ile ilgili de şöyle diyordu:
Patronlar bizim medarı iftarlarımız. Özellikle Hamle gurubu 120, 125 dolayında emekçiye ekmek veriyor. İş veriyor. Dolayısıyla biz her zaman sevgiyle saygıyla patronlarımızın yanında olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Ancak biz Türkiye’deki özellikle son yılarda çalışma alanında yaşanan sıkıntıları gündeme getirmek durumundayız. 301 maden işçisi Soma da gerçekten katledildi. Taşeron sistemi Türkiye’de bir kölelik istemi haline geldi. Şimdi yasayı düzeltmeye çalıştıklarını söyleyen, iktidar partisi konuyu meclise getirdi, hep beraber çalışıyoruz. Şunu da belirtmeden geçemem ki yeni gelen taşeron sistemi mevcut yasayı daha da ağırlaştırıyor. Yani görünüşte düzeltiyorlar gibi görünse de maalesef emekçiler daha kötü koşullara doğru gidiyor. Onlar üretecekler, sömürülecekler biz sesimizi çıkartmayacağız. Olmaz öyle şey. Daha çağdaş çalışma ortamlarını kurmalıyız. Dolayısıyla almış olduğum ödülü 301 maden şehidi anılarına ve taşeron işçilerine bir saygı olarak alıyorum.

xx        xx        xx

Sadece Milletvekili Demir değil, hak edilmiş ödüllerini alırken iki sendikacı Girgin ve Erçelik de ödüllerini Soma emekçileri için aldıklarını söylediler.

Tes İş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik, “Basın emekçilerine attığımız çığlığı duydukları için enerji ve maden işçileri olarak teşekkür ediyorum. Bu plaketi enerji ve maden işçileri adına alıyoruz. Yaklaşık 9 aydan beri direniyoruz. Soma’da şehit olan 301 arkadaşımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Keşke bu kaza olmasaydı diyoruz.” derken, Maden İş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Süleyman Girgin’de şöyle diyordu:

İşçiler ve sendika yöneticileri mücadeleyle pişerler. Bu işin fıtratında vardır. Aksi halde ham kalmaları çok daha büyük yıkımlara neden olabilir. Soma maden katliamında kaybettiğimiz 301 maden şehidimize daha önce Dursun Bey ile Kozlu’da, Çeltik’de, Kemalpaşa’da taşeron köleliğinde katledilen maden emekçilerine ve iş kazalarında kaybettiğimiz bütün işçi kardeşimiz adına, Muğla’da attığımız her adımda yanımızda olan emek dostu Muğla adına, maden ve santrallerimize, yer altı kaynaklarımıza sahip çıkan bütün ülkemize ve bize destek veren bütün emek örgütleri adına bu ödülü alıyorum.

xx        xx        xx

Kemerköy ve Yeniköy Termik Santrallerinin ardından geçen hafta sonunda Yatağan Termik Santralı ve GELİ’de ihale edildi. İhalenin ardından Maden İş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Girgin, “Her şey bitmiş değil. 2000 yılında ne oldu ise o olur.” diyordu. Türk İş Başkanlar Kurulu’nun kararı ise şöyle açıklanıyordu:

“16 Haziran’da Türk-İş’in örgütlü olduğu ülke genelindeki iş yerlerinde 2 saat iş bırakma eylemi kararı alındı. Ayrıca 17 Haziran Çarşamba günü de AK Parti il, ilçe yöneticileri ile görüşülecek. Bunun yanında 22 Haziran saat 13’te de tüm maden işçileri Soma’da bir araya gelecekler.

Bu gün 16 Haziran… Bir hafta sonra her yer Soma

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.