ODTÜ seçeneklerin hepsine karşı…

Bu haber 19 Kasım 2009 - 0:00 'de eklendi ve 675 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Sorunun çözümünde veya çözümsüzlüğünde Muğla Devlet Hastanesi çok önemli bir yere sahip…
Çünkü, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörlüğü ve dolayısıyla Tıp Fakültesi Dekanlığı bir an önce üniversite kampusu içinde bir bir morfoloji (teorik tıp eğitimi) binası ile üniversite hastanesinin kurulmasını isterken, Sağlık Bakanlığı da Karadağ’da TOKİ Evlerinin yakınında 550 yataklı bir hastane yapılmasını ve bu hastanenin kadrosunun da “Teşhis, tedavi edici uzmanları Tıp Fakültesi’ne hoca olmak üzere” Sağlık Bakanlığı ve YÖK, birlikte atanmasını öngörüyor.
Bakanlığın dediği olursa, Muğla Devlet Hastanesi’ne gerek kalmayacak, kapatılacak ve Tıp Fakültesi de “Üniversite Hastanesi” olarak bakanlığın kuracağı hastaneyi kullanacak…
Öneri kulağa hoş geliyor; bir yandan Muğla, daha modern ve ‘sağlıklı’ bir hastaneye sahip olurken, bir yandan da üniversite hastane yapmaktan kurtuluyor, ama…
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi şu anda Tıp Fakültesi’nin başta dekanı olmak üzere, hocalarının önemli bölümünü iş başı yaptırmış durumda. Bu hocalar ve Devlet Hastanesi’ndeki doktorlar ne olacak?..
Muğla Devlet Hastanesi’nin kapatılıp, yeni bir hastanenin faaliyete geçirilmesi ne kadar ekonomik?
 
xx           xx           xx
Bu soruların yanıtları, Muğla Belediyesi’nin ODTÜ, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’ne yaptırttığı ayrıntılı çalışmanın sonunda ortaya konan raporda bütün açıklığı ile yer alıyor.
Soruna Üniversite ve Sağlık Bakanlığı ile Muğla Belediye Başkanlığı da bir başka taraf olmuş durumda.
Sağlık Bakanlığı’nın Karadağ’daki yer seçimine karşı olan Muğla Belediyesi ise Bakanlığın üniversite tarafından da kullanılabileceğini vurguladığı yeni hastane için Muğla’nın girişinde Akçaova’yı ve Düğerek Yolu üzerindeki Vakıf Arazisi’ni öneriyor.
ODTÜ Raporu’nda da Muğla Belediyesi’nin yer seçimi önerileri ile Sağlık Bakanlığı’nın yer seçimi ve Üniversite’nin yer seçimi (Kötekli Mezarlığı altı) bir kenara konulurken, Devlet Hastanesi’nin mevcut yerinde korunup, geliştirilmesi ve ayrıca kampus içinde Üniversite Hastanesi yapılması savunuluyor.
 
xx           xx           xx
ODTÜ Raporu’nda Muğla Devlet Hastanesi’nin mevcut yerinde korunup, geliştirilmesi ve ayrıca kampus içinde Üniversite Hastanesi yapılması savunulurken, Muğla için çok önemli “tehlikeye” işaret ediliyor.
Üniversitenin kampus içinde, Kötekli Mezarlığı altındaki yer seçimi için, “Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi büyüklüğünde (250 yataklı) bir hastane halinde gerekli alan miktarı 32 bin 500 m2 (3.25 hektar) olmaktadır. Yatak sayısının 400’e yükseltilmesi halinde 52 bin m2 (5.2 hektar) alan gerekecektir.” vurgulaması yapılan raporda,  şöyle deniliyor:
“Bu alan halen orman statüsünde olup ancak küçük bir bölümü ağaçsızdır. Burada ağaç kesmeden 3.25 veya 5.2 hektar alan bulunabilmesi olanaklı değildir. Ayrıca üniversite hastaneleri tıp fakültesiyle birlikte planlanıp inşa edildikleri için yaklaşık hastane için ayrılan bir alanın da Muğla Tıp Fakültesi için ayrılması gerekecektir. Toplam 6-8 hektar alanı kapsayan orman tahribatının kabul edilmesi ve savunulması olanaklı değildir. Bu boyutta bir tahribatın toplumda her yönüyle örnek olması gereken bir üniversite tarafından yapılması çok daha vahim olacaktır.”
Raporda Sağlık Bakanlığı’nın yer seçimine, “Burası kayalık bir tepe niteliğinde ve haritalara işlenmiş orman sınırının içindedir. Ağaçlandırma yapılan ve yapılaşmanın yasaklandığı böyle bir orman alanı içinde en az 7.28 hektar alanın, mevcut ağaçlar sökülerek bina yapmaya uygun hale getirilmesi ve üzerinde hastane binalarının inşa edilmesi, Üniversite Hastanesi için önerilen orman alanı için belirtildiği gibi devlet eliyle orman tahribatının talihsiz bir örneği olacaktır. Anayasal güvence altına alınmış olan ormanların korunmasının, devlet eliyle bu tür projeler uygulanarak tahrip edilmesi kabul edilemez bir idari işlemdir. Burada hastane yapılmasına karar verilmesi halinde bu işlemin sivil toplum kuruluşları tarafından idari yargıya taşınması durumunda mahkemenin iptal kararı vermesi en beklenen sonuç olacaktır.” diye karşı çıkılıyor.
 
xx           xx           xx
Muğla Belediyesi’nin yer seçimlerinden Akçaova seçimi ile ilgili raporda, “Akçaova’da üniversite hastanesi için söz konusu olabilecek 300 dönüm büyüklüğünde kamu arazisinin bulunduğu bildirilen yere de gidilerek incelenmiştir. Bu çevrenin imar planında imara açılmasının öngörülmüş olmasına karşın henüz yapılaşmadığı, kentin mevcut yerleşim alanlarına uzak olduğu, en önemlisi de Üniversite’nin mevcut yerleşkesinden kopuk olduğu dikkate alındığında üniversite hastanesi için uygun konumda olmadığı ortaya çıkmaktadır. Burada hastane, tıp fakültesi ile birlikte inşa edildiği taktirde Üniversite’nin diğer birimlerinden kopuk olacak, tıp fakültesinin mevcut yerleşkede yer alması halinde ise çok daha büyük işletim sorunları ortaya çıkacaktır. Zaten tıp fakültesinin bu kadar kopuk bir üniversite hastanesi örneğinin bulunması da beklenemez.” ifadelerine yer verilirken, Düğerek Yolu üzerinde “Vakıf arazisi” seçimi ile ilgili olarak da şöyle denilmekte;
“Devlet Hastanesi için ikinci alternatif Düğerek Yolu üzerinde ve mülkiyeti Vakıflara ait 80 dönüm (8 hektar) arazidir. Burası İmar Planı’nda ‘Okul Alanı’ olarak belirlenmiştir. Yürürlükteki İmar Mevzuatına göre okul gibi bir sosyal donatı alanının imar planı değişikliği ile başka bir kullanıma dönüştürülebilmesi için yakın çevresinde aynı büyüklükte bir alanın kaldırılan sosyal donatıya tahsis edilmesi gerekmektedir. Bu alternatifin uygulanması bu yönetmelik koşulunun yerine getirilmesi halinde mümkün olabilecektir. Böyle bir durumda yakın çevrede kamu mülkiyetinde arsa bulunmadığı taktirde yaklaşık 8 kilometre kadar güney-doğusunda bulunan bu alan çevre yolu üzerindeki alana göre konumu bakımından devlet hastanesi için daha uygun olmakla birlikte, halen kullanılan hastaneyi buraya taşımanın fizibil (ekonomik bakımdan yapılabilir) olması halinde böyle bir proje uygulanmalıdır.”
Sakın raporda, bu son seçeneğin uygun bulunduğu sanılmasın. Devamı var. Devamını ve “Muğla’yı bekleyen tehlike”yi yarın inceleyelim.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.