O Yağmurlar Gene Başladı Süheylâ!…

Bu haber 16 Ekim 2018 - 1:34 'de eklendi ve 845 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

Muğla yöresi daha çok deniz, kum ve sahili ile bilinir ama pek bilinmeyen bir yönü daha vardır Muğla’nın Süheylâ…

Yağmuru…

Denilen o ki, Rize’den sonra en çok yağış alan il Muğla imiş. Ben meteorolojinin yalancısıyım. Parantez açarak söyleyeyim; Muğla ile Rize’nin bir başka ilişkisi daha var: Zihni Derin… Türkiye’ye ve Rize’ye çay tarımını getiren kişi olan Zihni Derin, Muğlalıdır.

Burada yağmur deli yağar…

Şemsiye falan kâr etmez!…

Şiddetli yağar…

Yandan yandan yağar…

Ama uzun sürmez… Şorlayıp geçer.

İşte bu şorlayıp geçen yağmurları niye eskiden olduğu gibi sarnıçlarda tutmayız, şaşarım.

Elbette o sarnıçlar az nüfusa göre idi. Şimdi nüfus o dönemlere kıyaslanamayacak derecede arttı ama o devirde kubbeli kümbetler vardı sus tutmak için, şimdi daha büyük ve daha sıhhî sarnıçlar yapılamaz mı? Teknoloji her yerde ilerledi de sadece sarnıç teknolojisi mi ilerlemedi? Pek çok yeni inşaat malzemesi var artık. Kireçli harç, taş ve toprağa kalmadık ki inşaatta!…

Yok Süheylâ yok!…

Maalesef hâlâ su akıyor ve Türk bakıyor!…

***

Âfât olmadığı sürece ne güzeldir buraların yağmurları!…

Önce Yılanlı’nın arkasından siyah bulutlar baş gösterir… Uzaktan uzağa gök gürlemesi ve şimşek çakması!… Yılanlı’dan aşağı gelen hafif bir rüzgâr ve hafif bir serinlik… Bu arada Kızıldağ ve Karadağ tarafında da gökyüzü coşmuştur. Beş on dakika sonra şehrin ve Karabağlar yaylasının üzerine şorlayan bir gökyüzü…

Göz gözü görmez!…

Yollar sel olur… (Ve o selleri bir yerde biriktiremeyiz de sonra su sıkıntısı çekeriz.)

Eylül Ekim yağmurlarının bereketi, şâyet arada keskin bir soğuk olmazsa, Kasım’da bol çıntardır. Kırmızısı, beyazı moru ile bol bol çıntar. Arada söyleyeyim, çıntar çoksa tavşan da çoktur. Çünkü tavşan çıntarı çok sever.

Bir de güz çimenleri…

Güz çimenleri de çok sever bu yağmurları…

Eylül boyu topraktan baş çıkarıp “Çıksam mı, çıkmasam mı?” diye tereddüt geçiren çimenler ilk “koygun yağmur”da coşarlar ve zemini şenlendirirler.

Koygun yağmur şorlayıp geçince berrak bir güneş açar. Vaktiyle bir şiirimde

Bulutlaa Yılanlı’ya ağıp duruu mu?

İki yaamır arası çoveş doğup duruu mu?

demiştim ya, gene öyle oluyor… Şiddetli yağmurun arkasaından, hiçbir şey olmamış gibi güneş açar ve gökyüzü yükseklerden bize gülümser.

Yaaa… Böyle işte Süheylâ… O yağmurlar gene başladı.

Bereket olur inşallah!…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.