O Sıradan Bir Mekan Değildi

Bu haber 25 Nisan 2014 - 19:38 'de eklendi ve 1.080 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İSMAİL ATASEVER

Kırk yıllık kani olur mu yani? demeyelim, oldu.

Ne yazık ki yarım asrın üzerinde geçmişi olan bir mekan, bu defa bir başka iş kolu için işlev sürdürecek.

İlk bakışta, bunda ne var?

Dileyen bir mekanı istediği şekilde dizayn edebilir.

Mevzuata uygun olduğu sürece kimsenin bir şey demeye hakkı yoktur denebilir.

Doğru.

Doğru da Vehbinin kerrakesi öyle değil.

Söz konusu olan yer sıradan olmaktan çok uzaktı.

Burası, yıllardan bu yana dost meclislerinin kurulduğu, düşüncesi ve eğilimi ne olursa olsun, bir gün dahi olumsuzluğun yaşanmadığı ender bir buluşma yeriydi.

Bir dönem ülkemizi kasıp kavuran kardeş kavgalarının egemen olduğu süreçte dahi, değişik fikir sahiplerinin rahatlıkla görüşlerini paylaştıkları yerdi.

Benzer mekanlarda istenmeyen olaylar kendini gösterirken burası gıpta ile bakılırdı.

Kısaca, geçmişin çok önemli izlerini taşıyan buluşma yeri olmanın ötesinde, hoş sohbetlerin sergilendiği bir mekan olarak iz bırakmıştı.

***

Bazılarımız kestirmiştir ama kimimiz merak ediyordur.

Bahse konu olan mekan neresi? diye.

Evet ANKARA’LININ KAHVESİ’nden dem vuruyorum.

Hani Kurşunlu Camiinden yukarı doğru çıkıp sola döndüğünüzde karşınıza büyük bir çınar ağacı çıkar ya.

İşte aynı ağaçla bütünleşen bir Kıraathanedir Ankara’lının Kahvesi.

Yıllardır aynı kahveyi işleten Nurettin Mutlu Ankara’lı olduğu için önceden Şafak Kahvesi olarak bilinen burası Nurettin Mutlu ile bütünleştikten sonra onun ismiyle anılır olmuştur.

Dolayısıyla o gün bugün aynı isim adı altında işlevini sürdürmüştü.

Sürdürmüştü diyorum.

Şimdi burası şekil değiştiriyor.

Açıklandığı şekliyle aynı kahve Pide Salonuna dönüştürülecekmiş.

***

Belli ki bundan sonra yılların mekanı bu defa bir başka alanda hizmet verecek.

Hal böyle olunca kimsenin itirazı olamaz.

Zaten olsa da dikkate alınmadı.

Alınmadı diyorum.

Kahvehane el değiştirdiği için yeni ruhsat alınması gündeme gelir.

Prosedür gereği yeni ruhsat için Belediye Başkanlığına müracaat edildiğinde bir takım gerekçeler öne sürülür.

Hem camiye yakın hem de yanı başında bir kreş var.

Bu tür yerlere 100 M. Uzaklıkta olmalı ki ruhsat verebilelim açıklaması yapılıyor.

Tabi şeriatın kestiği parmak acımaz misali buna kimsenin itirazı olamazdı.

Olamazdı ya ister istemez bir ayrıntı zihinlere takılıyor.

Burası müktesep hak kabul edilip ona göre işlem yapılamaz mıydı?

Yapılmadı.

Zira mevzuat buna cevaz vermemişti.

Dolayısıyla, Ankara’lının Kahvesi olarak yarım asrın üzerinde hizmet veren bir yer adına yeni ruhsat verilmesi mümkün olmayınca, şimdi bir başka iş koluyla adından söz ettirecek.

Tabi ettirebilirse!

***

Son gün bir kez daha aynı kahvenin yolunu tuttum.

Baktım, herkesin Muğla tabiriyle mutumu kırık.

Kimsenin ağzını bıçak açmıyor.

Ne zaman sonra ancak konuşabildiler.

Hep bir ağızdan, biz bundan sonra nereye gideriz?

Elbette çevrede birçok kahvehane var.

Ama burası başkaydı.

Bundan böyle tuz gibi dağılacağız.

Etkilenmemek mümkün değildi.

Yıllardır bir araya gelip sohbet edenler, bir daha aynı birlikteliği bulamayacaklardı.

Bulsalar da arada bir!

Anladım ki, Muğla’da ne olup bittiğinin konuşulduğu yer bir başka şekle dönüştürüleceği için bundan böyle her türden gelişmelerden, ölen kalanlardan haberdar olamayacaklardı.

Sevinçte ve tasada bir araya gelemeyeceklerdi.

Müdavimleri rahatsız eden buydu.

***

Bunun üzerine bazıları şunu diyebilirler.

Ne yani, bir kahvenin kapatılacak olması çok mu önemli?

Muğla’da dünya kadar kahve var.

Oralara gitsinler!

Doğru, Muğla’da haddinden fazla kahve var.

Var da Ankara’lının Kahvesi yok.

Orasını bilenler bilir.

Zaten ne anlam ifade ettiği bilinseydi, bu tür bir yaklaşım içerisinde olunmazdı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
reşat öztepe 26 Nisan 2014 / 09:05

Sayın Hocam;yazınızı okuyunca irkildim.Zira Ankaralı’nın mekanından çok kahve çay içtim.oturdum kalktım.yaklaşık 35 sene zarfında çok büyükler ileoralarda tanıştık.Hocam;zihniyyet meselesi bu.Başkan GÜMÜŞ’ün haberinin olduğunu zannetmiyorum.Zira Sayın Gümüş oralarda oturdu.kalktı.Gazetemizin dğerusta yazarının konusunda da buna benzer bir konu var.Dr.Naki Beyin bir takım ileri sürdüğü konu başlığı altında inanların hayatlarında dönüm noktaları,buluşmalar ve nefes aldıkları mekanları bozar yada yıkarsanız geçmişinden koparırsınız,geçmişiile bağlarını koparırsınız ifadeleri ile sizinyazınız örtüştü.Allah beterinden korusun.sevgi ve saygı.