O MAZLUM ÜLKELERİN DE LİDERİYDİ

Bu haber 11 Kasım 2011 - 0:00 'de eklendi ve 733 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Acaba diyorum.
Acaba, dünyada hangi ülkenin lideri, vatandaşı tarafından bu denli sevilir ve sayılır?
Hangi lider, başka ülkeler tarafından dahi bu derece övgüye layık görülür?
Doğruyu söylemek gerekirse yok.
Hiçbir ülke lideri, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk kadar takdire şayan görülmedi.
Yerli yabancı hiçbir devlet adamı Mustafa Kemal gibi, dünya genelinde kendi ve ülkesi kadar dikkat çekmedi.
Ölümü üzerinden 73 gibi bir süre geçtiği halde her geçen gün daha bir aranıyor, onun ülkesi ve milleti adına bıraktığı eserler, sadece ulusu değil mazlum ülkeler tarafından dahi rehber olarak kabul ediliyorsa, kabul etmeliyiz ki Atatürk bir deha idi.
Tabi bu durum boşuna değildi.
Eğer bir lider, hayatını ulusuna adamışsa!
Aynı devlet adamı, hayatının her döneminde;
“Benim tek idealim var.
O da Türk Ulusunun, dünya ülkeleri arasında hak ettiği yeri almasıdır” diyorsa, elbette Mustafa Kemal farklıdır.
Milleti tarafından bu denli sevgi ve saygıya layık görülürdü.
***
Kaldı ki, o günün koşulları içerisinde Atatürk rahat değildir.
Ülke emperyalist güçler tarafından istilaya maruz kalmış.
Koskoca bir ülke, neredeyse Anadolu Yarımadasının ortasında sıkışıp kalmıştır.
Sadece bu kadar olsa.
İç bünyede de ona karşı olanlar vardır.
Ama o, hiçbir şeye kulak asmaz.
Zira, arkasında Türk milletinin olduğu idrakine varmıştır.
Hal böyle olunca, bu milletin önünde hiç kimse duramazdı.
Kadını kızı, yaşlı genci ona inanıyor, yürekten bağlılığını ifade ediyorsa, gerisi teferruattı.
İşte böylesine bir ortamda, Mustafa Kemal, yakın çalışma arkadaşları ve halkıyla cepheye atılır.
Gerçi, karşısındaki düşmanın sahip olduğu güçten yoksundur.
Özellikle savaş araç ve gereçleri bağlamında.
Ne var ki onlardan farklı olan imandır.
Her Türk insanının sinesinde saklı olan vatan sevgisidir.
Dedim ya böylesine inançlı bir ulus karşısında kim durabilirdi?
Nitekim duramadılar.
Önce Çanakkale Geçilmez dedirten bir büyük deniz savaşı.
Ardından I.ve II.İnönü savaşları.
İşte bu sırada görülmüştür ki, Mustafa Kemal’in evlatları, tek bir düşünceye sahiptir.
Ya İstiklal ya Ölüm.
Atatürk’ün bağımsızlık bizim kaderimiz demesi, halkındaki bu inanç nedeniyledir.
Anafartalar, Dumlupınar, Sakarya Meydan Muharebeleri, bir büyük lider ve ona gönülden bağlı halkın azmiyle zaferle sonuçlanır.
Ardından son düşman kuvvetlerden Yunanlıların 9 Eylül.1922 tarihinde denize dökülmesiyle, bu ülkenin asla esaret altında yaşayamayacağı, tüm dünyaya ilan edilmiştir.
İngiltere Başbakanı Churchill’nin “bu millet mağlup edilemez” sözü, aynı savaşlar sonrasında Türk Ulusunun vatanı için gösterdiği fedakarlığın bir nişanesidir.
***
Dünyada bir eşi ve benzeri görülmeyen, dolayısıyla Atatürk’ün önderliğinde Türk Halkının yazdığı bu destan, yeni bir Türkiye’nin geleceğe güvenle bakacağının bariz göstergesidir.
Nitekim Atatürk’le kazanılan bu zaferler, Türkiye’nin her alanda giriştiği reform niteliğindeki atılımları taçlandırmıştır.
Eğer bugün Türkiye, zaman zaman çekilen güçlüklere karşın, her alanda kendinden söz ettiren ülke durumuna gelmişse, her kim olursa olsun kabul etmeli ki, Atatürk’ün açtığı yol, gösterdiği hedef nedeniyledir.
İşte bu yüzden Mustafa Kemal Atatürk, Türk Ulusu için ölümsüzdür.
Ölümü üzerinden 78 yıl gibi bir süre geçtiği halde, hala minnet ve şükran duygularıyla anılması, halkın ona gösterdiği sevgi ve saygının bir sonucudur.
Ne mutlu bizlere ki Atatürk gibi bir lidere sahibiz.
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Yusuf Gündüz 03 Temmuz 2016 / 16:02

Bir yabancı ülkede bulunan bir büst altında okudum: ”…………’nın ve tüm mazlum ülkelerin doğal lderidir.”
Bu sözün yazıldığı büstün hangi ülkede olduğunu bildidiri misiniz.
Teşekkür ediyorum.
Hoşça kalın.