Nurşin Hanım Kazandı

Bu haber 19 Ağustos 2014 - 0:28 'de eklendi ve 1.064 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Bir kaç haftadır Hamle’de yazım çıkmıyor. Dostlarımdan ve okuyucularımdan bazıları biliyor; 15 Temmuz günü Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp-Damar Cerrahisi Anabilim Dalında ameliyat oldum. Yazılarıma bu yüzden ara vermiştim. Allah’a şükür, artık yazı yazacak kadar sağlığıma kavuştum.

***
Sol bacağımdaki yürüme zorluğu veren arızadan dolayı Kasım 2012’de, sevgili Cüneyt’le hastane yolunu tutmuştuk. O belindeki bi ağrıya baktırcaktı, ben bacağımdaki probleme çare arayacaktım. Yani bir yandan yarenlik edecek, bir yandan da dertlerimize deva arayacaktık yani.
Hastanede ilk çaldığım kapı kalp-damarcı Nurşin hanımın kapısı oldu. Ben bacağımdan dolayı gitmiştim ama Nurşin Hanım, kalp dahil bütün damarlarıma baktı ve sonunda, “Hocam bacağınızdaki sorun ikinci planda bi sorun; asıl sorun sizin kalbinizde. Bi de Yücelen hastanesinden Şahin beye görünün.” deyince, Şahin beyin kapısını çaldık. O kapıdan içeri bi girdik, ancak 15 Temmuz 2014 günü çıkabildik. Aradan geçen 21 aya 2 anjiyo, 1 açık kalp ameliyatı, yani 3 damarın değiştiği bir bypass ameliyatı sıkıştırdık.
2012 Kasımında “Söyleyeceklerim hayatınızı karartacak; bundan sonra hayatınız size zehir olacak” anlamına gelecek olan “Üzgünüm ama bundan sonra size biraz endişeli bir hayat yaşayacağınızı söylemek zorundayım. Tıbbın dediğini harfiyyen uygulamak zorundasınız. Yoksa bacağınız da kesilir.” demişti Nurşin Hanım. Evet o günden beri günlerim, biraz belirtiler, biraz kuruntular ve daha çok da dost ikazlarıyla geçti. En son dost ikazı, 1 mayıs akşam yemeğinde, dostlarımızın “Hocam bi hastaneye gidip gelelim. Beş dakika baksınlar.” cümlesiydi. Sevgili Aytekin’le hastaneye gittik. Dr. Nuri Bey nöbetçiymiş. Hemen kontrollerini yaptı ve ertesi gün ben tekrar anjiyo odasındaydım. Kalpteki sağ ana damarda yüzde doksanlık bir tıkanma vardı ve bypass olmam artık şarttı. İlk anjiyodan sonra ilaçla tedaviyi tavsiye etmişti İzmir’deki bir doktor; şimdi ilaçla tedavi sınırını da aşmış damarım.
Derslerin bitmesiydi, kedi yavrularının büyümesiydi, erik, kiraz, vişne ve şeftali mevsiminin geçmesiydi, Metinbilim Enstitüsü Derneğinin Otantik Çocuk Oyunları ve Oyuncakları Şenliğiydi derken ameliyat 15 Temmuz günü, yani doğum günümde gerçekleşti. Böylece ben ilki 1956, ikincisi 2014 olmak üzere aynı gün, iki defa hayata gözlerimi açmış oldum. Bundan sonra doğum günümü duble kutlarsam, şaşmayın.
***
2012 kasımında sevgili Cüneytle beraber çıkmıştık hastane yollarına. O hastane yolunu çabuk terketti, bense 2 anjiyo ve 1 kalp ameliyat ile devam ediyorum yoluma. Cüneyt mi?… O şimdi İstanbul’un tadını çıkarıyor. Pek çok değerli insan gibi o da Muğla’dan ayrıldı.
***
Allah’a şükür bacağımın kesilmesi aşamasına gelmedik ve inşallah hiç gelmeyiz ama bedenim, dış müdahale olduğu için, artık garanti belgesi kapsamı dışında. Her ne kadar bacağımdaki damarla ameliyat yapıldıysa da, yani yan sanayi mamülü kullanılmadıysa da, dışardan bıçak değdi yüreğime. Her türlü dış müdahale, garanti süresini sona erdirir.
Biz 58 binlik bakımla yola devam ediyoruz; dostlarımız bu tür bakıma inşallah hiç ihtiyaç duymazlar.
Bacağın değil üç damarın kesilmesiyle bu işi atlattık Allah’a şükür.
Fakaaat!…. Bütün direnmelerime ve çeşitli bahanelerle geciktirmelerime rağmen, taa başta bıçağı gösteren Nurşin Hanım kazandı sonunda.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.