NÜKLEER SANTRALLER KAÇINILMAZ MI?

Bu haber 16 Haziran 2010 - 0:00 'de eklendi ve 580 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Her zaman olsa da
şu sıra ülke gündeminde yer eden
gelişmelerden biri nükleer santral.

Yani Türkiye’de nükleer santral kurulsun mu,
kurulmasın mı?

Tabi bu, bir
çırpıda evet veya hayır denecek cinsten değil.

Evet denemez, aynı santraller, ya amacı dışında
kullanılırsa!

Dünyanın varoluşuna neden insanoğlunun sağlığını
tehdit eder bir hal alırsa!

Sözde insanlığa
hizmet diye giriştiğiniz eğilim, zamanla farklı amaca yönelirse! İşte, sadece
Türkiye değil dünyanın birçok ülkesinde, zaman zaman çevrecilerin tepki
göstermesi altında yatan temel neden budur.

Bu pencereden
bakıldığı zaman, hiç kimse gösterilen tepkilerin yersiz olduğunu söyleyemez.

Değil mi ki ortada
bir art niyet olduğu anlaşılmıştır.

O takdirde,
nükleer santrallere karşı çıkmak kaçınılmazdır.

***

Ancak…

Meselenin diğer boyutunda, gerçek anlamla insanlığa
hizmet vardır.

Bugün, geçmişten günümüze enerji adına kullanılan
kaynaklar, ya tükenmiştir.

Veya tükenmeye yüz tutmuştur.

İnsanlık için enerji vazgeçilmez olduğuna göre,
başvurulan yöntemlerden biri nükleer santrallerdir.

Dolayısıyla tüm canlı varlıklar için tehlike
içermeyecek bir şekilde konuşlandırılacak nükleer santrallere karşı çıkmanın
anlamı yoktur.

Geçmişte ülke
yönetiminde görev üstlenen nice hükümetler gibi şu sıra iktidar partisi AKP’nin
eğilimi de bu yöndedir.

Tüketilen
enerjinin üretimden az olduğu, dolayısıyla dışarıdan satın alınan enerjiye
ödenen paranın yüksek rakamlar içermesi nedeniyle, mevcut iktidar Mersin ilinde nükleer
santral kurulmasına sıcak bakmaktadır.

***

Bakınız 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, önce AP,
daha sonra DYP Genel Başkanı ve başbakan olduğu süreçte, konuya ilişkin neler
söylüyor.

Ülkemizin enerjiye sahip olması noktasında en fazla
çaba gösterenlerden biri bendim. Zira Türkiye’nin çağdaş bir yapıya
kavuşmasında enerji kaçınılmazdı.

Dolayısıyla su gücünden istifade etmek suretiyle
hidro-elektrik santrallerin kurulmasına öncelik verdiğimiz gibi, linyit
madenlerini enerjiye dönüştüren termik santraller yapımına yöneldik.

Buna karşın bugün gelinen noktada, tükettiğimiz enerji
üretimin oldukça gerisindedir.

Madenlerimizin bir gün tükeneceğini düşünürsek,
önümüzde 2 alternatif vardır.

Ya akarsular, rüzgar ve güneşten daha fazla enerji
elde edeceğiz, ya da nükleer santraller yapımına başlayacağız.

Başkaca hiçbir alternatifimiz yoktur.

Hal böyle iken, sadece insanlığın hizmetinde
kullanılacak nükleer santrallere karşı çıkmak akıl karı değildir.

Eğer
bugün Fransa enerjinin %c 60’nı, ABD % 35’ni, birçok Avrupa ülkesi % 30’dan
aşağı olmamak üzere nükleer santrallerden enerji üretiyorsa, karşı çıkanlara
şunu söylemek isterim.

O ülkelerde yaşayanlar insan değil mi?

İşte, Türkiye’de
nükleer santraller kurulsun veya kurulmasın diyenlere, bundan daha yerinde
cevap olamazdı.

İnsanlığın
hizmetinde kullanılmak üzere Nükleer santrallere ben de evet diyorum.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.