Noel ve Mevlid Kandili

Bu haber 01 Ocak 2016 - 14:55 'de eklendi ve 1.219 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Bugün yeni yılın ilk günü… Şu anda siz benim yeni yılda ilk yazımı okurken pek çok insanda dün gecenin yorgunluğu ve uykusuzluğu yüzünden hala uykuda…

Yeni yıla dün gece askerimiz, polisimiz canı pahasına teröristle barikatlarda mücadele; kimileri hapishanelerde esaretten kurtuluş, sevdiklerine kavuşma, kimileri hastanelerde hastalıklarından kurtulma şifa, sağlık bulma umudu içinde girerken; kimileri borçtan dertten, kiradan kurtulma, kimiler iş bulma, kimileri işinde yükselme, kimileri evlenme, kimileri okulunu bitirme, kimileri de hedefledikleri okula girme umudu içinde yeni yıla girdi…

Velhasıl herkes kendi meşrebince, kendi cüzdan gücünce eğlenerek yeni yıla “merhaba” dedi.

Ama kimileri de yeni yıl kutlamalarını “gavur işi” nitelendirip, kutlayanlara öfke içinde erkenden uykuya dalarak kendini yeni yılda buldu…

 

xx           xx           xx

Her sene olduğu gibi bu senede yeni yıla tartışma içinde girdik. Bazı çevrelerce yeni yıl kutlamaları bu senede “Noel kutlaması”, kutlayanlarda “gavur” ilan edildi.

Ben de kutlamadım… “Noel” olduğuna inandığım için değil, “deliye her gün bayram” diyenlerden olduğum ve koşullarımın yeni yıl kutlamasına uygun olmadığından kutlayamadım…

Ben de Muğla sokaklarında yürüdüğüm gün kutlayacağım…

Bir de Hz. İsa’nın 1 Ocak’ta doğduğuna inananlara inat kutlayacağım.

Hristiyan alemi (Ermeniler hariç) Noel’i, yani Hz. İsa’nın doğumunu kutlayalı bir hafta (25 Aralık) oldu.

Noel her yıl 25 Aralık tarihinde Hz. İsa’nın doğumunun kutlandığı Hristiyan Bayramıdır. O alemde “Doğuş Bayramı”, “Kutsal Doğuş” veya “Milat Yortusu” olarak da bilinir.

Ermeni Kilisesi gibi bazı Doğu Ortodoks Kiliseleri mensupları da Jülyen Takviminde 25 Aralık’a denk gelen 6 Ocak’ı Noel olarak kutlarlar.

Yani Hristiyanlar 31 Aralık’ı 1 Ocak’a bağlayan gece Hz. İsa’nın doğumunu kutlamazlar!

 

xx           xx           xx

Noel, Hristiyan olmayanlar tarafından da kutlanan, dini motiflerden arınmış, hediye alışverişi etrafında yoğunlaşan bir bayram olarak da kutlana gelmiştir. Bu seküler Noel versiyonunda Noel Baba mitolojik bir figürdür.

Yani günümüzde “Noel Baba” için Kapitalist Dünyanın alışveriş çılgınlığının bir simgesi de denebilir. Noel bahane, alışveriş şahane…

Günümüzde Noel Baba’nın bacadan girip çocuklara hediye bıraktığına inanan çocuk var mıdır bilmiyorum, ama aklı başında hiçbir ailenin çocuğuna, çocuklarına bu masalın gerçek olduğuna inandırmaya çalıştığını da sanmıyorum!

 

xx           xx           xx

Peki, bizdeki bağnaz çevrelerin 1 Ocak’ta doğduğunu sandığı ve Hristiyanların bir kısmının 25 Aralık’ta, bir kısmının da 6 Ocak’ta doğduğuna inandığı Hz. İsa’nın doğum tarihini “bilimsel” olarak kim biliyor? Elbette yılı bilinebilir. Ya günü?

Ben kendi doğumumla ilgili bu devirde günü, saati bırakın, ayı bilmiyorum!

Var sayalım Hz. İsa 1 Ocak’ta dünyaya geldi. Bizde dün o doğumu kutladık… Ne olur? Dinden mi çıkarız? Gavur mu oluruz? Hz. İsa sadece Hristiyanların mı peygamberi? Hem bütün peygamberler “İslam” dininin peygamberi değil mi?

xx           xx           xx

Yeni yıla bazı ilahiyatçıların tartışma yaratan sözleri ile girdik.

Biz Muhammediler Peygamberimiz Hz. Muhammet’in doğumunu geçen ay; 22 Aralık Salı günü “Mevlid Kandili” ile kutladık. Buna İlahiyatçı Prof. Dr. Bayraktar BayraklıKandil gecesi diye bir şey yoktur” diye tepki gösterdi. Bazı ilahiyatçılara göre de kandiller “İslam’a sonradan giren bid’atlar”…

Bayraktar hoca Çay TV’de yaptığı açıklamada, “Kandil peygamberimiz döneminde kutlanmadı. Sonraki dönemlerde icat edildi. Kandil gecesi kutlanacaksa bir tek Kadir Gecesi kutlanması lazım. Ona da Kandil Gecesi değil, Kadir Gecesi demek lazım.” diyerek şöyle devam ediyordu;

Şimdi tasavvur edebiliyor musunuz, hazreti peygamberin ana rahmine intikal gecesi kim bilebilir bunu ya? Hazreti peygamberin ana rahmine intikal gecesini kandil diye kutluyor, bu İslam aleminin haline bakın. 21’nci Asırda hangi baba hanımının ne zaman gebe kaldığını bilebilir? Kaldı ki peygamberin babası doğmadan öldü. 6 yaşında iken anası vefat etti. Kime sordular? Kimden öğrendiler? Bunu Diyanet İşleri Başkanlığı neden sorgulamıyor? Doğum yılı hakkında bile tereddüt var. Bir kültürel faaliyet olarak yapılabilir. Vardır demek yanlıştır. Bir İsra Gecesi bir de Kadir Gecesi var. Kur’an’ı Kerimin yeryüzüne inişini kutluyoruz aslında 30 gün oruç tutarak. Kur’an niye başka ayda inmedi? Kur’an’ın gelişini oruçla kutluyoruz. 30 gün Ramazan bayramdır o sonra yaptığımız sılayı rahimdir.

Ne dersiniz?

 

xx           xx           xx

Yeni yıla 101 yaşındaki Sümerolog Prof. Dr. Muazzez İlmiye Çığ’ın tartışma yaratan sözleriyle de girdik. Prof. Dr. Çığ, yılbaşı kutlamalarının Türklerin İslamiyet öncesi dönemdeki geleneklerinden geldiğini belirterek, “Noel Baba olarak kabul edilen yaşlı adam da Türk geleneğinden günümüze gelmiştir” deyiverdi.

Dünyanın en önemli Sümerologlarından Çığ, yeni yıla girerken Mersin Üniversitesi’nin

(MEÜ) konuğu alarak, öğrencilerle bir araya geldi. Burada “Türklük” ile ilgili bilgiler veren Çığ, Eski Türklerde gökyüzünün tanrısal bir güç olarak kabul edildiğini ifade ederek, şöyle devam etmiş:
Geceyle gündüz kavga halindeydi. 21 Aralık tarihinin ardından günlerin uzamaya başlaması, kutsal kabul edilen güneşin kavgayı kazandığı gün olarak kabul edilir ve bunun için şenlikler düzenlenirdi. Bu kutlamalarda ’Akçam’ denilen çam dalı kullanılır, o çam dalının altına, Tanrı iyi insanlara iyi şeyler sunduğu için hediyeler konulurdu. Tanrı gelecek yıl iyi şeyler versin diye de o çam dalına iyi dilekleri simgeleyen bezler, süsler bağlanırdı. O gün aileler bir araya gelir, yemekler yapılır, yenir, şarkılar söylenip, dans edilirdi.

Noel Baba’nın da yine Türk geleneğinden günümüze geldiğini kaydeden Çığ, “Bugün Noel Baba olarak kabul edilen yaşlı adamın, gökyüzü tanrısının kötü kardeşi yeryüzü tanrısı olduğuna inanılır, 22 Aralık’ta onun bile iyi olmaya karar vererek, kapı kapı dolaşıp hediyeler verdiği düşünülürdü. Noel Baba’nın kıyafetleri tıpkı Türk geleneklerindeki kıyafetleri yansıtır. Bu adet, Hunlarla birlikte Avrupa’ya, Hristiyanlığın yaygınlaşmasıyla birlikte Hristiyanlara geçti. Yılbaşı kutlama geleneği, 325 yılında alınan bir kararla Hz. İsa’yı anmak için kullanılmaya başlanmıştır.

Buna ne dersiniz?

 

xx           xx           xx

Müslümanlığımızdan da, Türklüğümüzden de bi haberiz… (!)

Hz. peygamberin kendi yaşadığı zaman da ve dört halife döneminde ve sonrası bu kutlamalar yapılmamıştır. Hz peygamber kendi doğum gününü oruç tutarak veya bir fakire sadaka vererek kutlamış. İsteyen böyle de yapabilir… İsteyen Kandilleri geleneksel olarak ibadetle geçirebilir. Bayraktar hoca da zaten “geçiremez” demiyor.

Yeter ki bid’at’tan uzak durun…

Bırakın insanlar, inançlarını, geleneklerini, Kandil’i, Noel’i istedikleri gibi yaşasınlar. Yeter ki kültürel etkinlikler dini etkinlik olarak kabul edilip, dayatılmasın.

Keyifli, umutlu, bereketli, barış ve sağlık içinde mutlu bir yeni yıl dilerim.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.