NİL HIDIR’DAN, KÖKLÜ ÇÖZÜM GİRİŞİMİ

Bu haber 28 Eylül 2009 - 0:00 'de eklendi ve 640 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Cumhuriyet dönemiyle birlikte, ülke genelinde bir önemli konu günümüzde dahi geçerliliğini koruyor.
Ecr-i misil.
Bunun anlamı, hazine arazilerini kullananlar tarafından devlete ödenmesi gereken ücrettir.
Siz vatandaş olarak, tapu kaydı olmayan, yani devletin ilgili kurumunun kişiler üzerinde tescili yapılmayan arazileri kullanırsanız, belirlenen tarife üzerinden hazineye ücret yatırmak durumundasınız.
Değil mi ki kullanılan arazilerin kişiler adına tapuları yok.
Otomatikman devletin uhtesinde oldukları için, kullanıcıların ücret ödemeleri doğaldır.
***
Ancak, burada asıl vurgulamak istediğim önemli bir konu daha var.
Devlet, aradan bunca zaman geçmesine karşın tapu kadastro çalışmalarını neden bitiremedi?
Osmanlı İmparatorluğundan Cumhuriyet Türkiye’sine geçen arazilerin, devlete ait olan dışından kalanlar, ne gerekçe ile vatandaş adına tescili yapılarak tapu belgeleri verilmedi?
Bu konuyu bizatihi ilgili ve yetkilere sorduğumda verilen cevap;
Tapu tescil çalışmalarının çok zaman aldığı.
İklim şartlarının elverişsiz olduğu süreçte çalışma yapmanın imkansızlığı dolayısıyla, ülkenin her bölgesinde kişilere tapu verilmesinin mümkün olmadığı ifade edildi.
Cumhuriyetin ilanından günümüze geçen süre 86 yıl olduğu halde yine de sonuçlandırılmamasını, açıklanan mazeretlere bağlayarak, asıl konuya gelmek istiyorum.
Geçtiğimiz günlerde Muğla AKP Milletvekili Dr. M. Nil Hıdır, hazine arazilerinin kullanımına ilişkin bir girişimde bulunuyor.
Hazine arazilerinin kullanım ücreti olarak kullanıcılar tarafından her yıl ödenen ecr-i misil bedellerinde değişiklik yapılarak, bazıların muaf tutulmalarından yola çıkarak şu hususları dile getiriyor..
Maliye Bakanlığı Müsteşarı Naci Ağbal ile yaptığı görüşmede;
Tarım arazilerinden yıl sonunda ödenmek kaydıyla en düşük oranda ecr-i misil alınması,
Geriye dönük ecr-i misil tahsilatı yapılmaması,
Orman vasfını kaybettiği için 2/B olarak nitelendirilen arazilerden ecr-i misil alınmaması.
İlişkin olarak Mal Müdürlükleri vasıtasıyla şehit torunları, gazi çocukları ve çoğunlukla orman içinde konuşlanan Yörüklere işgalci muamelesi yapılmamasını talep ediyor.
Bununla da yetinmeyen Hıdır, bu defa Milli Emlak Genel Müdürü Abdullah Kaya ile görüşüyor.
4070 sayılı Kanunun yeniden işlerlik kazanarak, birikmiş ecr-i misil ücretlerinin 36 ay takside bağlanması,
Tarım arazilerinin ecr-i misil bedellerinde % 50 oranında indirim yapılması.
Neticede ikili görüşmeler sonucu milletvekili Hıdır, bir netice alıyor.
Bundan böyle 2/B tarım arazilerine sahip orman köylüleri, 5 yıllık sahiplik belgesini Defterdarlığa ibraz etmeleri halinde mahkemeye gerek kalmaksızın 2/B ecr-i misil ödemeleri kaldırılacak.
Şimdi…
Kimler nasıl görüşün sahibi olursa olsun milletvekili M. Nil Hıdır’ın girişimleri sıradan olmaktan uzak.
Bir kere, yıllardan bu yana devlet bünyesindeki hazine arazilerinin kullanımı, sonrasında ne kadar ecr-i misil ödeneceği hususu, sürüncemede kalan bir olaydı.
Zaman zaman vaki olaylar karşısında, aynı alanlarda konuşlanan halkın ne denli şikayetçi olduğu, hatta olayın mahkeme kapılarına dayandığını hep gözlemledik.
Oysa asıl olan, bu durumlardan devletin meseleye köklü çözüm getirmesiydi.
Sonra gereği yerine getirilemediği için ormanlık alanlarda çıkan çoğu yangınların bu nedene dayandırıldığı da bir vakıadır.
Şimdi ise milletvekili Hıdır’ın girişimleri, hem ilgili halk, hem de yükümlülük sahibi devlet adına yerinde bir adımdır.
Bu nedenle milletvekilini kutlamak gerektiğine inanıyorum.
Buna karşın, zihinleri kurcalayan orman vasfını kaybettiği için 2/B sınıfına dahil edilen araziler üzerinde daha bir titizlikle durulması gerektiğinin de altını çizmek istiyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.