Nihat Öztürk’ü Daha Çok Destekliyorum!

Bu haber 16 Kasım 2017 - 0:54 'de eklendi ve 1.640 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

FETÖ Muğla Çatı Davası sanıklarından S.Ç.’ın Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’na daha önce vermiş olduğu bilgileri, Anadolu Ajansı’nın haberinden “yeni bir itiraf” zannına kapılarak konuyu dün ele almak durumunda kaldık.

Aslında dün ve hatta önceki gün bu köşede aranan yazının yeni hastane binası ile ilgili olduğunu biliyorum.

Hastane orada duruyor. Kaçmıyor, diye düşündük. S.Ç.’ın yeni olmadığı anlaşılan itirafı da kaçmıyordu. Ancak dün eski olduğunu öğrendiğimiz o “itirafı” sıcağı sıcağına sorgulamak istedik. İlginçti… İlginçliği içinin boş olmasıydı… Meğer haberin verilişindeki kadar boş bir ifşaat değilmiş…

Ancak biz habere bakıp öylesine boş bir itirafın kamuoyu ile paylaşılmak istenmesine şaşırdığım ve nedenini merak ettiğim için öne alarak yazdım. Meğer haber ve dolayısıyla itiraf eskiymiş. Ayrıca boş değilmiş…

 

xx        xx        xx

İtirafçı S.Ç. Masal mı Anlatıyor” başlığı ile ele aldığımız konuya ilişkin haberin 3 ay önce yaşanan gelişme ile ilgili bir haber olduğu anlaşıldı.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan verilen bilgilere göre, FETÖ Muğla Çatı Davası’nın duruşmaları 18 Aralık’ta görülmeye başlıyor. 360 sayfalık iddianame ile 41 sanık ilk kez hakim karşısına çıkacak ve o sanıkların içinde S.Ç.’nin itirafları ile bağlantılı sanıklar bulunuyor.

Yani S.Ç. yeni bir itirafta bulunmuş değil…

Ayrıca FETÖ Muğla Çatı Davası ve itiraflarla ilgili süreç “tutuklananlar”, “soruşturulanlar” ve “tutuklanabilecekler” şeklinde devam ediyor.

Anlaşılan FETÖ Muğla Çatı Davası ve soruşturmaları kararlılık, titizlik ve hassasiyet kadar sabır da gerektiriyor.

 

xx        xx        xx

Önceki günkü yazımda da Pembe hanımdan ve ölüsü eski hastane bahçesinin bir köşesinde gömülü babası Koca Mustafa Efendi’den de söz ettik.

Bu konuda bilgi sahibi olanların paylaşımlarını beklediğimi söyledim. Meğer “Muğla’nın Manevi Mimarları” başlıklı çalışma yapılırken, rahmetli Ünal Türkeş ile yapılan görüşme videoya alınmış. Rahmetli Türkeş’in Koca Mustafa Efendi’nin eski Devlet Hastanesi bahçesindeki mezarının nasıl yıkıldığını Muğla İl Müftülüğü’nde anlatırken görüşme kayıt altına alınmış.

O zaman çalışma içinde olan Muğla 112 Acil Çağrı Merkezi Kurucu Müdürü Kamil Karakaya rahmetli Türkeş’in konuyu anlatırken yapılan çekimin bir kopyasını getirdi, çok sevindim.

Önceki günkü ve ondan önceki yazılarımın altına yapılan yorumlarla da mutlu oldum. Yazılarımın boşa gitmediğini, yalnız olmadığımı gördüm. Umarım bir de işe yarar…

 

xx        xx        xx

Hafta başında kaleme aldığım “Tıp Literatürüne Geçtik” başlıklı yazımın internet ortamında okuyanı bini geçerken altına bırakılan notlardan bazılarını paylaşmak isterim.

AK Parti Milletvekili adaylarından Gazeteci Efendi Can; “Akıllı Doktorun elinde Yürekli İnsandan hasta olursa literatüre geçilirmiş demek ki..! Uzun Ömürlerin olsun İnşallah Üstat.Ne mutlu hastaya da doktorlara da..” derken, birlikte aynı gazeteyi çıkardıkları eski BBP İl Başkanı Harun Akın; “Mesleğinin hakkını verenlerin olduğunu duymak, görmek bizleri son derece mutlu ediyor, iyi ki varlar. Üstadım size de çok büyük geçmiş olsun” demiş.

Milas’tan Orhan Şener; “Naki Bulut yine yapmış yapacağını. Tüm ekibi tebrik ediyorum. Size de sağlıklı uzun ömür diliyorum. Devlet Hastanesi konusundaki çabalarının devamını bekliyoruz.” derken, Bodrum’dan Yılmaz Bozkurt; “Atatürk ‘Beni Türk hekimlerine emanet ediniz’ sözünü boşuna söylememiş. Doktorlarımızı kutluyorum. Bu başarı, kendilerine daha iyi imkanlar sunulduğunda neler yapabileceklerinin göstergesidir.” ifadesinde bulunmuş.

Akademisyen Coşkun İnce; “Güven ve azmin zaferi. Tekrar geçmiş olsun kardeşim.” derken, Hamle’de köşe komşum İsmail Zorba; “Her daim sağlık ve huzur içerisinde olmanızı dilerim. Özcan Bey siz her anlamda örnek alınması gereken gerçek bir savaşçısınız.” ifadesinde bulunmuş.

Muğla Gazeteciler Cemiyeti’nin eski Başkanlarından Naim Kılıç İstanbul’dan “Kadir kıymet bilmek işte budur. Sayın Naki Bulut’a seninle beraber ben de teşekkürler ediyorum” derken Muğla Barosu eski Başkanlarından Av. Mustafa İlker Gürkan; “Naim Ağabeyin yazısını imzalıyorum…” diye not düşmüş.

Türk Ocakları Derneği Muğla Şube Başkanı Hüseyin AkarMuğla’mız ve ülkemiz adına yapılan ve yapılacak olan iyi şeyler kişi adına değil insanlık adına olduğu sürece kişi veya siyasi düşünce ayrım yapmadan hepsine teşekkür ederim.” demiş. Bodrum’dan Eğitimci-Gazeteci Hüseyin Anıl, “Özcan sen kendin bir mucizesin kardeşim. Yaşam seni sevgili eşine kızına tüm sevenlerine Muğla’ya ve insanlığa bağışlasın. Sana sağlıklı bir yaşam dilerim.” diye temenni de bulunmuş.

 

xx        xx        xx

Datça’dan CHP eski Parti Meclisi Üyelerinden Nazmiye Halvaşi yazımın altına bıraktığı yorumda söze “İmkansızı yeni bir yol açarak başaran Op. Dr. Naki Bulut ve ekibini yürekten kutluyorum.. Ne müthiş bir haber..” diye başlarken, yeni hastaneden şöyle söz etmiş:

Konu hastane olunca, Datça’da yaşayan, haftada üç gün babasını diyaliz için Marmaris’e götüren biri olarak yazmadan edemedim.. Bizim yeni bir hastanemiz var (!).. ama bizler yine Marmaris ve Muğla hastanelerine taşınıyor olsak da var mı var.. Marmaris Devlet Hastanesi, gördüğüm en güzel Devlet Hastanesidir.. Tam da butik bir hastane.. Doktorları güzel.. Temiz bir hastane.. Dilerim o hastaneye dokunmazlar… Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Hastanesi açılmış sevindim. Geçenlerde Muğla’ya gelirken hasta bir arkadaşımı da getirmiştim fark ettik ki Sakar altından toplu taşım kullanarak gelen hastaların hastaneye ulaşma şansı yok..! Şehir merkezine kadar gitmek ve tekrar farklı bir araç kullanmak gerekiyor… Özcan Bey, ülkemizin yetişmiş çok iyi doktorları var şanslıyız.. Lakin sinekten yağ çıkarma politikaları ile yapılan/yapılamayan yapılar yüzünden hasta da, doktorlar da rezil durumda.. Bu kadar özetleyebildim… Kalın sağlıcakla..

İlk kez Milletvekili Nihat Öztürk’ten duyduğum “Butik hastane”nin ne demek olduğunu Halvaşi’nin sözlerinden anlamış oldum. Milletvekili Ötürk’ü şimdi daha çok destekliyorum…

 

xx        xx        xx

Önceki günkü “Eski Hastane’de Pembe Hanımın Eli Var!” başlıklı yazımı da internet ortamında okuyan sayısı ben bu yazımı kaleme alırken 900’ü bulmuştu… Bu yazımın altına yapılan yorumlardan birinde Reşat ÖztepeGocuman; Bu cümleleri sizden başkası bu rahatlıkla kaleme alamaz. Tebrik ve teşekkür ediyorum. Koca Mustafa Efendi’nin mezarı yıkılmış, ama cesedi oralarda! Öyle lafla Müslümanlık, manevi mimarlara saygı olmuyor. Hadi gelin önce rahmetli Ünal Türkeş’in işaret ettiği yere Koca Mustafa Efendi’nin ‘makamını’ yapın…” derken Asım Demirel şöyle demiş:

Rahmetli Ünal Türkeş’in tarif ettiği yer çevrilip kazılsın. Hazır hastane boşaltılmış iken bu rahat bir şekilde yapılabilir. Muğla’ya damga vurmuş bu büyük zat Koca Mustafa Efendi’nin ruhu için bu yapılmalıdır. Okul ve kütüphane yaptırmış veya arsasını vermiş, bu yetmemiş hastane içinde yer bağışlamış ve hastanenin yapılmasına ön ayak olmuş bu muhterem zat için kendi bağışladığı yerden el kadar bir mezar yerini çok görmeyin.

 

xx        xx        xx

Eski Hastane’de Pembe Hanımın Eli Var!” başlıklı yazımın altına yorum yapanlardan Ramazan Taşcı uzunca yorumundan sonra Eğitim Araştırma Hastanesi’nin yeni binası ile ilgili şu soruları sormuş:

Zannımca hastane sorunsalı ile ilgili üzerinde durulması gereken meseleler önem sırasına göre şu şekilde sıralanabilir.

1- Şehir merkezinde ikinci basamak Devlet Hastanesi ihtiyacı meselesi ve Muğla Ortak Akıl Platformu’nun ‘Hastanemizi geri istiyoruz’ kampanyası. 2- Şehir merkezindeki vaat edilen butik tipi devlet hastanesi faaliyete geçene veya yeniden inşa edilene kadar eski hastane yerinin ekonomik olarak canlı tutulabilmesi. 3- Yeni hastane etrafındaki eczane gereksinimi, yeme-içme için lokanta ve büfe ihtiyacı gibi lojistik sorunlar. 4- Sakar tarafından gelenler için durak olmayışı, yürüyen merdiven eksikliği ve taksi durakları gibi ulaşım sorunları. 5- Yeni hastanenin J Blok gibi eksik kalan kısımlarının ivedilikle tamamlanması ve hizmete açılması. 6- Sonuncusu ama belki de en önemlisi yapılış amacına uygun olarak yeni hastanenin sağlık turizmine ve tıp eğitimine yaraşır bir hizmet kalitesine ulaşması.

Ramazan Taşçı’nın son talebinin eleştiri değil, temenni olduğunu düşünüyorum. Ancak Taşçı genel olarak herkesin beklentilerini özetlemiş.

Dün Muğla Tabip Odası da değerlendirme de bulundu. Yarın Muğla Tabip Odası eski Başkanı Op. Dr. Naki Bulut’un değerlendirmesi ile devam edelim.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
Reşat Öztepe 16 Kasım 2017 / 16:57

Gocuman; Bende Teşekkür ederim,Benim paylaşımımı paylaştığınız için.Ayrıca Nihat ÖZTÜRK vekilimize hem güveniyor ve hemde inanıyorum. Butik Hastahane olacak.SEvgi ve saygı.
İlk kez Milletvekili Nihat Öztürk’ten duyduğum “Butik hastane”nin ne demek olduğunu Halvaşi’nin sözlerinden anlamış oldum. Milletvekili Ötürk’ü şimdi daha çok destekliyorum…

salihdemir 16 Kasım 2017 / 21:45

Sayın Özcan Özgür hastane konusunda CHP yönetimlerinden niçin ses çıkmaz. Belediye Başkanlarından niçin ses çıkmaz. Hastane çevresindeki esnaflar (eczacılar, lokantalar, çay ocakları, büfe vb.) işletmeciler niçin sesini çıkarmaz. İşyeri sahiplerinin odaları niçin tepki göstermezler. Yazık değil mi bu kadar esnafa ve yanında çalışanlara. Binalar mevcut biran önce Hastanemizi kimler kapattıysa onlar açsın.