Neden Dr. Ali Arslan Değil!

Bu haber 02 Ocak 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.508 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Konu ile ilgili yazdığım bir yazımda CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun genel seçimi geçerken Murat Karayalçın’ı İstanbul İl Başkanlığı’na getirme gereği duyduğu ve doğru yaptığı gibi Muğla’da da Erman Şahin’in İl Başkanlığı’na getirilebileceğini söylemiştim… Ardından da “Böyle bir şeyden Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün hoşlanmaz.” demiştim. Ama galiba Başkan Gürün hiçbir yönetim deneyimi olmayan ve tek özelliği Muğla Belediye Başkanlığında müteahhidi olan Mürsel Alban ile seçimi geçmek istiyor.

Nasıl olsa Muğlalılar oy pusulasında altı oku gördü mü oyunu verir!

xx        xx        xx

Muğla’da CHP yeni yıla parti tabanını kaygılandıran, tepkilendiren, umutsuzlaştıran atmosferde; iki il başkanı ile girdi.

Birisi Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün girişimleri sonucu CHP Genel Merkezi tarafından İl Başkanlığı’na atanan Mürsel Alban… Diğeri İl Yönetimi’nin İl Başkanlığına getirdiği eski il başkanlarından Murat Tevfik Ülkü

Bilindiği gibi CHP İl Başkanı Mustafa Öztürk Milletvekili adaylığı nedeniyle il başkanlığı görevinden istifa etmiş bulunuyor.

xx        xx        xx

İl başkanları milletvekili adayı olmazlar, olamazlar diye bir şey yok. Bu anlamda hiçbir engel yok. Olabilirler. Benim anlayamadığım; milletvekili, belediye başkanı adayı olmak gibi niyeti olanlar neden il başkanı olurlar?

Bir de CHP eski İl Başkanı Mustafa Öztürk’ün “milletvekilliğine hedeflenmiş” il başkanlığı sürecinde İl Kongresi’nde verdiği sözlerin hiç birini tutamamış olmanın yanında kendisini güvenip il başkanlığına getirenleri hüsrana uğratmış olmasını anlayabilmiş değilim…

Son birkaç aydır pek çok yerde yanında Av. Suat Özbek ile karışlaştığımız Öztürk, hep “Suat’ı il başkanlığına hazırlıyorum” demiştir. Bu sözünü de unutmuş olmasını bir biçimde anlayabiliyorum da, kendisinden sonra bazı il yönetim kurulu üyelerinden istifa etmelerini istemesini de anlayabilmiş değilim! Nerelere, kimlere ne için, neden söz verdi (verdi ise) merak ediliyor.

xx        xx        xx

Nejat Altınsoy arkadaşım köşesinde bu konuda kaleme aldığı yazısında “Muğla Büyükşehir Belediyesi Osman Gürün’e teslim edildi; Osman Gürün de partiyi müteahhidi Mürsel Alban’a teslim ediyor” diye yazmış. Tam da böyle oluyor…

Peki, doğru mu?.. Bu sorunun yanıtını CHP’nin ilçelerdeki yerel kurmaylarının ve parti tabanının vermesi gerekir… (!)

Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar yanıtını vermiş. Doğru bulmadığını Başkan Gürün’ün marifetiyle Mürsel Alban’ın il başkanlığı için ilçe başkanlarından ve belediye başkanlarından imza toplanırken vermiş. “Hayır” demiş…

xx        xx        xx

Partilerin Anayasası TüzükleridirCHP Tüzüğüne göre, Mustafa Öztürk’ün il başkanlığından istifa etmesi durumunda, İl Yönetimi’nin kendi içinden bir il başkanı çıkarması gerekiyordu. Ki beklenen de Mustafa Öztürk’ün ardından Av. Suat Özbek’in il başkanı olmasıydı…

Özbek’in genel seçime giderken özel nedenlerle il başkanlığı gibi önemli bir sorumluluğu üzerine almak istemediği söylendi. Özbek gibi herkes partisine, partisinin tabanına sorumluluk duymak zorunda değil tabi!

Hal böyle olunca İl Yönetimi gündemine Murat Tevfik Ülkü’yü almıştı. Daha önce Süleyman Uslu’nun Milletvekili Adayı olup İl Başkanlığı’ndan istifa etmesi üzerine tüzük gereği yönetim içinden göreve Ülkü gelmiş ve partiyi kongreye taşımıştı.

CHP Tüzüğüne göre, il yönetim kurulu üyeleri kendi içlerinden aday çıkmayınca dışarıdan bir il başkanı da seçebiliyorlar…

Aslında Murat Tevfik Ülkü çok da il yönetimi dışından sayılmaz.

Bir CHP’li anımsattı. Dönemin İl Başkanı Mehmet Kocagöz milletvekili adayı olduğunda şimdi Datça Belediye Başkanı olan Şener Tokcan il sekreteri olarak yerine geçmiş, ama trafik kazası geçirince O’nun yerine de İl Saymanı Celal Orhan getirilmişti. Tüzük işletilmişti… Ardından kongre ile il başkanı olan Süleyman Uslu milletvekili adayı olunca yerine İl Başkanı Yardımcısı (O zaman il sekreterliği yerine il başkanı yardımcılığı unvanı gelmişti) Murat Tevfik Ülkü gelmişti.

Son kongrede Ülkü, Dr. Ali Arslan’a karşı kongreyi kazanan Mustafa Öztürk’ün yönetiminde yer almış ve 30 Mart yerel seçimlerinde belediye meclis üyesi adayı olunca yönetimden istifa etmişti. Yani CHP’de hep tüzük işletilmiş…

xx        xx        xx

Her nedense Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün son il kongresinde destek verdiği Dr. Ali Arslan’a karşı aday olduğu halde sonradan kanka oldukları İl Başkanı Mustafa Öztürk’ün istifasını beklemeden müteahhidi Mürsel Alban’ın il başkanlığına atanması için imza toplattı!

28.11.2014’te CHP Genel Merkezi’nden bir genelge gelmiş. Genelge il başkanlarının 28 Aralık’a kadar istifa etmeleri gereğini bildirirken, bir de dip not düşülmüş. O nota gere, yeni il başkanı belirlenirken CHP Genel Sekreterine danışılması istenmiş. Duyumlarımıza göre Başkan Gürün bu dip nota dayanarak İl Yönetimini baypas edip, Alban için imza toplatmış. Kimse de “tüzükte böyle bir şey yok” dememiş! İl Yönetimine de CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin imzalı ve tek satırlık “Mürsel Alban il başkanlığına atanmıştır” diyen 29.12.2014 tarihli bir yazı gelmiş bulunuyor…

xx        xx        xx

Yine duyumlarımıza göre Mürsel Alban önceki gün sabah CHP Muğla İl Merkezi’ne gitmiş. Olan olmuş… Vekâleten İl Başkanlığı’nı yürüten Av. Suat Özbek, “Mürsel bey kusura bakmayın biz sizinle çalışmayacağız. Parti tüzüğümüzün gereğini yapacağız.” demiş. Alban geldiği gibi gitmek zorunda kalmış…

Aynı gün İl Yönetimi toplanarak Murat Tevfik Ülkü’nün il başkanlığı görevine çağrılmasına karar vermiş. 14 imzalı alınan karar yine aynı gün CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl’e fakslanmış ve telefonla da bilgi verilmiş. Telefonda Bingöl’e “Siz bize Mürsel Alban ile ilgili yazı yazdınız, ama biz bu yazının dayanağını partimizin tüzüğünde göremedik.” denilmiş. Bingöl’ün yanıtı ilginç olmuş: “Mürsel Alban ile çalışmayacaksanız istifa edin.

İl Yönetimi de “İstifa etmeyeceğiz” diye karar vermiş. Anlayacağınız şu anda CHP’de iki il başkanı var… (!)

xx        xx        xx

İl Yönetim Kurulu Üyelerinden Mehmet Kara ile görüştüm. “Aslında Mürsel Alban’ın atanması ile birlikte bizim istifa etmemiz beklendi.” diyerek şöyle devam etti:

Alban için imza toplanırken belediye başkanları ve ilçe başkanları örgütün üzerine çöktü. Yönetimden arkadaşlarımıza istifaları için baskı yapıldı. Yönetimi düşürmeye çalıştılar olmadı. Alban’ı atarlarken bize sormadılar bile. Bu gün Osman Gürün o koltukta oturuyorsa bu yönetimin çalışması ile oturuyor. Sadece tüzük ihlal edilmiyor, haksızlık yapılıyor. Biz 30 Mart ta başardık, Haziran’da da başaracağız. Buna neden izin verilmiyor, anlamakta güçlük çekiyoruz.

xx        xx        xx

Benim asıl anlamadığım neden Dr. Ali Arslan değil de, kongrede listesinde yer alan Mürsel Alban? CHP Genel Merkezi milletvekilliği ve Parti Meclisi Üyeliği yapmış olmanın yanında son kongrede İl Başkanı Adayı olan Dr. Arslan’ı atamış olsaydı başta il yönetim kurulu üyeleri olmak üzere kimsenin tepkisi olmazdı. Karayalçın’ın İstanbul’a yakıştığı gibi Arslan da Muğla’ya yakışırdı..

Peki, bundan sonra ne olur?

Görünen köy kılavuz istemez. Mürsel Alban’ı atayarak tüzüğü çiğneyen CHP Genel Merkezi bir tüzük ihlali daha yapıp İl Yönetimini görevden almaktan geri durmayacaktır.

Eğer böyle yapılırsa CHP Muğla’da 14 kahraman yaratırken, parti içi demokrasiyi ve hukuku önde gelen kalelerinden Muğla’da kaldırmış olacaktır.

O zaman CHP’nin ülkeye dair demokrasi ve hukuk söylemlerinin bir anlamı kalacak mıdır?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
celal şakıyan 02 Ocak 2015 / 22:10

Sayın Özgür, Muğla’da CHP 2004 seçimlerinden sonra anlaşılması zor, parti içi huzursuzluğu körükleyen,üyeleri,delegeyi hiçe sayan bir uygulamalar zinciri içinde olduğu görülmektedir…B bir hastalık,Zaman geçirmeden bu durumdan kurtulmak gerek.Önümüzdeki seçim Türkiye için tarihi bir seçim olacak diye düşünüyorsak bu iddia,bu hırs,bu tezgahlar niye… önce Üyeler sonra halk bu nu değerlendirecektir. dilerim bu tarihi seçimde Muğlamız bu aşamada yüz karası olmaz… Bu olayları okudukça içimizi üzüntü sarıyor.