Neden Bu Hale Geldik?

Bu haber 23 Mart 2014 - 19:34 'de eklendi ve 693 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İSMAİL ATASEVER 

Son yıllarda ülke genelinde sağlık teşekküllerinde gözlenen menfur saldırılar, kimler nasıl bir yaklaşım içerisinde olsa da düşündürücü.

Dahası utanç vesilesi!

Ne yazık bu eylemler, yaşadığımız kent Muğla’da da kendini göstermeye başladı.

Oysa herkes bilir ki bu kentin insanı, geçmişten günümüze beşeri ilişkilerde kendinden söz ettiren bir hasletin sahibidir.

Muğla insanı saygılıdır.

Her ne şartta olursa olsun, karşısındakinin hak ve hukukunu gözetir.

Bu yüzden ilin geçmişini incelediğimizde, son yıllar hariç birkaç münferit olay dışında, insanımızın yüzünü kara çıkaran hiçbir elim olay olmamıştır.

Dolayısıyla her Muğla’lı bunun gururunu taşır.

***

Ancak…

Son yıllarda bir önemli kurumumuz Sağlık Teşekküllerinde gözlenen istenmeyen olaylar yakışık almadığı gibi Muğla’nın konumu da sarsıyor.

Nasıl sarsmaz?

2011 yılından bu yana aynı kurumlarda görev yapan doktorlar, hasta yakınları tarafından çirkin saldırılara hedef oluyor.

Ne yazık ki, yapılan açıklamaya göre bu rakam 300 civarında.

Evet yanlış değil.

Bu sayıda hekim, benzer saldırıların hedefi olmaktan kurtulamıyor.

Sonra, saldırılara muhatap olanlar hekimlerle sınırlı değil.

Bir o kadar sayıda hemşire, hasta bakıcı ve hizmetliler de aynı çirkin eylemlerle karşı karşıya geliyor.

***

Şimdi, eğri oturup doğru konuşalım.

Belirttiğim şekilde sağlık personellerine yapılan bu saldırılar düşündürücüdür.

Açıklandığı şekliyle hasta yakınlarının saldırılarının kabul edilebilir hiçbir yanı yok.

Olamaz da.

Zira bir doktor, mesleğin başlangıcında Hipokrat yemini etmiştir.

Bu yemine göre her hekim “insan hayatının her şeyin üstünde olduğu” yaklaşımıyla hareket etmektedir.

Hayatını insanlık yoluna adayacağını yemin altına almıştır.

Hal böyle iken çok istisnai durumlar hariç her hekim, ettiği yemine sadık kalarak hareket etmektedir.

Aksini düşünmek, gerektiğinde çok zor koşullar altında görev yapan hekimlere haksızlık olur.

***

Asıl düşündürücü olan, hekimlere yönelik istenmeyen saldırıların Muğla’da olması.

Bu durumda cevap arayan birçok soru var.

Yıllar boyu demokrasinin beşiği kabul edilen, insanın insana son derece saygılı davrandığı bir kentte, doktorlara yönelik saldırılar neyin nesidir?

Her türlü rahatsızlığımızda kayıtsız teslim olduğumuz hekimler, neden böylesine çirkin eylemlerle karşılaşmaktadırlar?

Bir kere, kimler nasıl bir yaklaşım içerisinde olsa da Muğla’da böylesine hekimlere saldırıların temelinde, dışarıdan alınan göçler ve bilinçsizlik yatmaktadır.

Muğla ne zaman turizmin ağırlıklı olduğu bölgeler başta olmak üzere birçok yerleşim birimi aynı göçlerle yüz yüze geldi.

Dolayısıyla bölgenin nüfusu tahminlerin üzerinde artış gösterdi.

Sonrası malûm.

Ne yazık ki bu sayıda sağlık personeli hiçte istenmeyen saldırıların hedefi olmaktan kurtulamadı.

Asıl kahreden de bu çirkin saldırıların yaşadığımız kentte olması.

Kim ne derse desin bu eylemler utancımızdır.

Dahası, Muğla adına kara bir lekeden başkası değildir.

Oysa, her rahatsızlığımızda acilen kendilerine koştuğumuz doktorlar bu saldırılara hiç hak etmiyorlar.

Değil mi ki onlar, Yüce Yaratanın yarattıkları içerisinde en makbul olan insanlık için çaba göstermektedirler.

Bizlerin sağlıklı yaşamaları adına gecesini gündüzüne katmaktadırlar.

Öyleyse bizlere düşen görev, böylesine önemli görevin sahiplerine darp etmek değil, saygı duymaktır.

Kaldı ki, Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, rahatsızlığının son safhaya ulaştığı süreçte, tedavisinin yurt dışında olması teklifi üzerine verdiği cevap, hekimlerin nasıl bir görevin sahibi olduklarının bariz göstergesidir.

Ulu Önder diyor ki;

Beni Türk hekimlerine emanet ediniz.

Atatürk’ün bu yaklaşımı, hekimlere bu denli saygısızca davrananlara bilmem bir ders olur mu?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.