Ne Zaman Kıskandırmadı!

Bu haber 08 Kasım 2016 - 0:00 'de eklendi ve 765 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Gazeteniz Hamle’nin manşetinde yer alan bir haber.

Kış aylarının yavaş yavaş yüzünü göstermeye çalıştığı bir süreçte Bodrum, yazdan kalma günler yaşıyor.

Bu nedenle yerli yabancı birçok turist denize giriyor.

Kuşkusuz bu gelişme Bodrum’un sadece Türkiye’nin değil dünyanın en gözde sahil kentlerinden olduğunun tescili.

Hal böyle olunca, tek bir noktada birleşiliyor.

Bodrum’un bu durumu çoğu kesimi kıskandırıyor.

Sonra sadece Bodrum olsa!

Muğla iline bağlı yerleşim birimlerinden Marmaris, Fethiye ve Datça içinde durum farklı değil.

Hatta aynı sahil kentleri arasında yer alan beldelerden Katrancı, Sarıgerme, Akyaka ve Ören.

Buralarda da, yazdan kalma günler nedeniyle denize girenlerin sayısı hiçte az değil.

Kuşkusuz bu durumu, içinde bulunduğumuz yılda istenen rakamlar içermeyen ülke turizmi adına yadsımak mümkün değildir.

Hele daha kalıcı gelişmeler sergilense, çok daha reel rakamlar içereceğinde şüphe olmaz.

O takdirde sadece yöre değil bizatihi devletin çıkarlarına yönelik gelişmeler ortaya çıkardı.

Bu nedenle ne yapıp edip, turizme yönelik günler sayısını artırmak için çeşitli alternatifleri üretmek durumundayız.

Özellikle turistlerin istediği deniz, kum ve güneş yanında rafting, doğa yürüyüşü, traking gibi diğer spor dallarının devreye sokulması, çok daha reel rakamların elde edilmesini sağlayacaktır.

***

Kabul edelim ki içinde bulunduğumuz turizm sezonunda beklentiler karşılık bulmadı.

Özel sektör yanında bizatihi devletin resmi organlarının açıklamasına göre % 30-40 civarında bir kayıp oldu.

Kaldı ki diğer kesimlerin açıklamaları da bu yönde.

Bu küçümsenecek bir rakam değildi.

Özellikle bir sene öncesinde resmi kayıtlara göre yıllık 8 milyar dolar girdi sağlandı açıklama yapılmışsa.

Bu nedenle söz konusu rakam, belirttiğim şekilde ciddi bir kayıptır.

Zaten bunun bilincinde olan devlet ve özel sektör temsilcileri, daha şimdiden harekete geçmiş durumdalar.

 Her biri, ne yapalım ne edelim de yeni bir turizm açmasıyla yüz yüze gelmeyelim eğilimindeler.

***

Tüm bu gelişmeler üzerine, ister istemez birbiri ardı sıra gelen sorular, sorular.

Üstelik her biri cevap arıyor.

En azından önümüzdeki sezon adına.

Daha bir belirgin olan, 2017 turizm sezonunun beklentileri karşılayıp karşılamayacağı.

Bu nedenle devlet ve özel sektör alarak, gerekli ve de yeterli girişimlerde bulunuldu mu?

En önemli açmaz olarak gözlenen, özellikle turizmden nemalanan Avrupa ülkelerinin aleyhte girişimleri üzerine, karşı atağa geçildi mi?

Turizm için olmaz olmaz etkinliklerden biri reklam olduğuna göre, gereği yerine getirildi mi?

Kısaca asılsız bir takım iddialar üzerine harekete geçildi mi?

Bütün bu gelişmeler yanında ülkemiz turizmi adına bir önemli açmaz daha vardı.

Çoğu kez dile getirildiği gibi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, uçak düşürülmesi olayında Türkiye aleyhine tavır alması.

Oysa, onca kez izah edilmişti.

Bir kasıt unsuru yoktu.

Dost iki ülke arasında bu tür bir eylemin olması da mümkün değildi.

Ne var ki Putin o süreçte, tabir yerindeyse Nuh demiş Peygamber dememişti.

Ta ki belirli bir sürece kadar.

Ne zaman Putin işi aslına vakıf oldu.

İki ülke arasındaki ilişkiler yavaş yavaş eski haline dönmeye başladı.

Hatta şu sıralar önceki konumuna kavuştu dense, pekte abartı olmaz.

Bu nedenle, önümüzdeki süreçle birlikte ülkemizi ziyaret edecek turistler arasında Rusların ilk sıralarda yer alacağı beklentisi var.

***

Tüm bu gelişmeler üzerine tek beklentimiz var.

Önümüzdeki turizm sezonunun beklentileri karşılaması.

İçinde bulunduğumuz süreçte, doğa koşullarının normallerin üzerinde seyretmesiyle yazdan kalan günler geçiren, dolayısıyla önemli doluluk oranı yaşayan Bodrum’da gözlendiği gibi Muğla’da konuşlanan diğer turizm beldelerinin de gelecek sezondan itibaren aynı konuma erişmeleri.

Kuşkusuz o takdirde, hani denir ya tadından yenmez.

Gerçekten tadından yenmez.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.