Ne Yapılsa da Olmuyor

Bu haber 23 Kasım 2016 - 0:00 'de eklendi ve 783 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Atasever

İster şansızlık, beceriksizlik ve de ne denirse densin Muğlaspor’un üzerinde kara bulutlar dolaşıyor.

Hem de uzunca süreden bu yana.

Hal böyle iken hiç kimse aksini düşünemez ve de iddia edemez.

Zira aradan geçen bir aylık süreçte yeşil-beyazlı takım puana hasret.

Deplasmanlarda alınan mağlubiyetler bir yana kendi evinde, üstelik oldukça destek veren taraftarların önünde de puan kayıpları olunca, şu sıra kent sessizliğe bürünmüş durumda.

Özellikle geçtiğimiz hafta sonunda oynadığı Afyonspor karşısında son saniye golüyle mağlup olunca.

Bu durumda nasıl üzülmez ve de kahrolmazsınız!

Siz müsabaka boyunca gösterdiğiniz düşük performansa karşın, maçın son dakikasında akıl almaz bir gol kaçırıyorsunuz.

Aynı dakika içerisinde top dönüp dolaşıp sizin ağlarınızla kucaklaşıyor.

Bir kez daha kendi sahanızda mağlup oluyorsunuz.

Bu durumda kahrolmaktan ve de ümitsizliğe düşmekten öte ne yaparsınız!

***

Görünen o ki dikiş tutmuyor.

Ne yapılsa ne edilse de kötü gidişin önü alınamıyor.

Bu durumda teknik heyet ve yönetimin de aynı sıkıntı içerisinde olduğuna kuşku yok.

Nasıl olmasınlar!

Yönetim bakıp gördü olmuyor.

Üst üste puan kayıpları yaşanıyor.

Çareyi, tebdili mekanda ferahlık vardır diyerek hoca değişikliğinde gördü.

Herkes merak ve beklenti içerisinde.

Yeni teknik direktör değişikliği bir işe yarar mı?

Takımın kötü gidişine dur diyebilir mi?

Ne var ki değil!

Bakıp görüldü ki yeni teknik direktörün elinden de bir şey gelmiyor.

Her ne kadar görev başında dün bir bugün iki olsa da, son iki maçtır yeni teknik heyette kötü gidişin önünü alamadı.

Yine içeride ve deplasmanda kaybedilen puanlar.

Hal böyle olunca takım neredeyse dibe vurmak üzere.

Oysa daha bir ay öncesinde başa güreşir beklentisi vardı.

Liderle arasında iki puanlık bir fark olunca, neden olmasın! diye düşünüldü.

Yeter ki takım performansından bir şey kaybetmesin.

Şimdi görüyoruz ki hepsi o kadarmış.

Bir yerde hayal görmüşüz.

Yönetim olmak üzere hepimiz.

***

Gelişmeler bu tür seyir alınca, bir çıkış yolu arayan yönetim, geçtiğimiz hafta basın mensuplarıyla bir araya gelmişti.

Görüldüğü kadarıyla yönetim kurulu, bazı gelişmelerin yanlış aksettirildiğinden hareketle, hem işin doğrusunu dile getirmek hem de takımın son durumuyla ilgili bilgi alışverişinde bulunmak gayesiyle basınla birlikte olmuştu.

Bunun üzerine hafta sonunda oynanacak müsabaka öncesinde kaleme aldığım “herkes bir şey söylüyor” başlıklı yazımda, yönetimin durumundan dem vurmuştum.

Onların istediği, Afyonspor müsabakası dahil geri kalan maçlarda destek verilmesiydi.

Hiç değilse, ilk yarıyı kazasız belasın atlatalım eğilimindeydiler.

Derken maç saati gelip çattığında bakıp gördük, Atatürk Stadyumu yine olabildiğince dolu.

Taraftarlar, önceki müsabakalar kadar olmasa da destek vermekten kaçınmamışlardı.

Hem de müsabaka boyunca.

Heyhat!..

Ne yapılsa ne edilse de takım bir türlü istediği oyunu sergileyemiyordu.

Hem de müsabaka boyunca.

Üstelik maç içerisinde elde ettiği birkaç avantajlı pozisyonu da harcamıştı.

Diğer yandan rakip, grubun lideri olmasına karşın Muğlaspor’dan üstün bir tarafı yoktu.

Dense ki yeşil-beyazlılar cılız da olsa daha çok pozisyona girdi.

Kesinlikle yanlış değil.

Derken yeşil-beyazlılar, müsabaka boyunca elde ettiği en avantajlı pozisyonu son dakikada yakalamıştı.

Buna karşın Muğlaspor ileri uç elemanları, öyle bir gol kaçırdı ki akıllara ziyan.

Ardından, ister şansızlık densin ve de beceriksizlik, o top dönüp dolaştı rakip takım Afyonspor golü olarak Muğlaspor ağlarıyla kucaklaştı.

O anda stat sanki göçmüştü.

Olmazdı, olamazdı.

Kim ne derse desin o dakikada yaşanan, Muğlaspor’un makus talihinden başkası değildi.

Sonuçta, mülki amirden belediye başkanlarına kadar her kim olursa olsun gönülden destek vermesine karşın düşüş devam ettiğine göre, bilmem devre arası güzel günlerin müjdecisi olabilir mi?

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.