Ne Uzaksa Onu Özler

Bu haber 07 Nisan 2015 - 0:15 'de eklendi ve 1.045 kez görüntülendi.
İsmail Zorbaismailzorba@hamlegazetesi.com.tr

“Baharda kışı,

kışın da baharı özler insan.

Ne uzaksa onu özler…

Kavuşmak şart mı? Boşver!

Bazı şeyler yokken güzel.”

Özdemir Asaf

 

Bahar geliyor dostlar! Adımlarını duyuyorum. Kokusu içimde şimdiden. Gözlerim yeşeren, canlanan, dirilen doğanın güzellikleriyle ışıyor. Ve toprak, bereketin anası toprak tüm cömertliğiyle kucaklamakta bizleri. Bedenimiz, ruhumuz yenilenmekte, yeni bir doğuma hazırlanmakta. Yeni muştular beklemekteyiz. Kış bizim kışımızdı, uzun zaman hasret kalacağız adına bir türlü ayrılmak istemedi. Rahmet rahmet yağdı yağmuruyla, karıyla. Hatıralar bıraktı özümüze gah hüzünlü, gah umutlu. Bazen sırlar bıraktı önümüze, görün ki ibret alın okuyun yaşamın şifrelerini diye. Bazen nurlara vesile oldu âlil olduk şifa aradık.

Güz kışa gebe, kış bahara. Yaşamın her dönemecinde okuduklarımızdan aldığımız ibretler farklı farklı. Her defasında tekrar tekrar yaşadıklarımızı ilk kez yaşarmışçasına karşılıyoruz. Ölüm geliyor ocağımıza yangın yerine dönüyor yürekler. Ölüm bir ayrılış, bir veda ama aynı zamanda ilahî bir kavuşma! Yeni doğumlar, hayatımıza giren bebekler yeni müjdeler getiriyor beraberinde; umut ve hayâller.. Hastalıklar sarıyor çepeçevre bizi, şifa arıyoruz, deva arıyoruz. Şifanın da, devanın da asıl sahibine yakarıyoruz, dualar ediyoruz. Bir yanda savaşlar, cinayetler, saldırılar, küfürler, yalanlar tüm şer adına üstümüze üstümüze geliyorlar. Şifadaki arayışlarımız bu sefer insanlık adına, dünyadaki huzur adına dileklere dönüşmekte. Bîçare insanlık elinden ne gelir ki tek başına. Bir olmak, birlik olmak, “biz” olmak, “Bir”de ermek adına gücün kaynağını kendi içimizde aramaktan yoksun kalıyoruz. “Ben”lik senaryoları yazanlar bizi, insanlığı birbirine düşürüyorlar. Kendi içimize bakamıyoruz.

Özlem nerede? Hasret nerede? Gurbet nerede? Aşk nerede? Bu kelimeler hiç yaşanmadı mı, yaşamadı mı? Bu kelimelerin mânâlarının sırrına varan insanlar bize hangi mirası bıraktılar? Özlemi, hasreti, gurbeti ve dahi aşkı yaşamayan, hükmüne eremeyen insan güzelliklerin, iyinin, hayrın farkına varabilir mi? Ya da bana çok suni gelen sözcükle adlandırayım “farkındalığında” mıdır acaba? Usta şairler dile gelsin de mısralarıyla düşündürsünler bize özlemi, hasreti, gurbeti ve dahi aşkı. Önce Ahmet Haşim’den dinleyelim:

“Ne sen,

Ne ben,

Ne de hüsnünde toplanan bu mesâ

Ne de âlâm-i fikre bir mersâ

Olan bu mâi deniz,

Melâli anlamayan nesle âşinâ değiliz.”

Son hükmü Fuzûlî veriyor:

“İlim kesbiyle pâye-i rif’at

Ârzû-yı muhâl imiş ancak

Aşk imiş her ne var ise âlemde

İlim bir kîl-ü kâl imiş ancak”

Sözcükler, mısralar, cümleler ardı sıra geliyor. Peşindeyiz mânânın ve de mânânın hüküm verdiği tüm güzelliklerin. Müjdeler bekliyoruz, güzel haberler alma vaktidir. Bahar geldi, yenilenelim, yenilmeyelim. Benlik kıskacının bizi esir eden karanlığa gömülmüş korkularından kurtulalım. Kurtuluşu içimizde, kaynağımızda, özümüzde arayalım. İnsanlığı insanlığın yaratılış sırrında arayalım. Yunusça özümüzdeki sevginin, hoşgörünün sesine teslim olalım. İnsanlara, insanlığa inanalım. Üzerimize çöken gölgelerin karanlığından kurtulalım. Bahar geliyor, kokusunu içine çekelim; toprağa bakalım, onun önünde diz çökelim, ona omuz verelim. Sırra ermek, olgunlaşmak bize hem çok yakın hem de çok uzak olanda saklı. Elimizin altındadır, avucumuzun içindedir. Farkındayızdır belki, önemsemeyiz. Ayrıntıdadır, dikkatimizi çekmez. Ne zaman kaybederiz, uzağa düşeriz ondan özleriz. Ne uzaksa bize özlemdir, hasrettir, gurbettir, aşktır.

Akvaryumdaki balıklar gibiyiz, seyrin içindeyiz. Seyre uzak kalalım, temaşaya gidelim. Akvaryumdaki güzelliklerin farkına varalım. Renkler bizim için, güzellikler bizim için, iyilikler bizim için. Müjde de bizde, haber de bizde; içimizde. Bahar geliyor dostlar! Yeni uyanışlar, yeni dirilişler, yeni umutlar adına dimdik ayakta karşılayalım baharı!..

Teşekkürler! Aylarca Çanakkale’deydik. Çanakkale içimizdeydi, bizden bir parçaydı. Dilimizde, zikrimizde, fikrimizde Çanakkale vardı. Öğrencilerimle okuduk, araştırdık, yazdık, sahneledik. Ve de Çanakkale ruhunu Çanakkale’de bizzat yaşadık. Bütün bu mukaddes yerlere ziyaret bütün çalışmalarımızın taçlandırılmasıydı. Öğrencilerimizle bu gezinin gerçekleşmesine öncülük eden İl Milli Eğitim Müdürümüze, İl Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürümüze, İl Kültür ve Turizm Müdürümüze, İl Gençlik Merkezi Müdürümüze, İlçe Milli Eğitim Müdürümüze sonsuz teşekkürler…

Şühedamızı şâd edebilmişizdir inşaallah!

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.