Ne Suçları Vardı?

Bu haber 22 Temmuz 2015 - 18:41 'de eklendi ve 795 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Hafta başında Şanlıurfa İli Suruç İlçesinde meydana gelen elim olay üzerine bilmem ne söylemek gerekir.

Aslında söylenecek çok şeyler var.

Var da içinde bulunduğumuz süreç engel teşkil ediyor.

Daha ziyade ülkemizin geldiği nokta itibariyle, ateşin üzerine körükle gitmemek gerektiği için sabır diyorum.

Buna karşın yine de olmazsa olmaz bazı ayrıntıların altını çizmek gerekirdi.

Aksi halde, çoğu kez olduğu gibi yine yapanın yanına kâr kalacak demektir.

***

Peki nedendi?

İŞİD’in zülfiyarına ne dokunmuştu da gencecik masum insanlar katledildi?

Katledildi diyorum.

Gerçekleştirilen eylemin başkaca hiçbir açıklaması olamaz.

Sen kalk, Suriye Kobani Bölgesinde, bir yerde mahsur kalan çoluk çocuk onca insanın bazı ihtiyaçlarını karşılamak için yola çıkan gençlerin üzerine canlı bomba yolla!..

Sonrasında, insani amaçlı yardım eli uzatmak için yola çıkan gençlerden 32 tanesi, aynı vahşete kurban gitsin.

Bu kadar da değil.

Ya diğerleri?

Yaralanan yüzlercesi.

Şu an hayata tutunmaya çalışanlar.

Ümit ederiz, tutunabilirler…

***

Hal böyle iken bu saldırının kabul edilebilir nasıl bir açıklaması olabilir?

Olamaz.

Zira bunun, geçerli ve de tasvip edilen hiçbir açıklaması yok..

Ama İŞİD için var!

Asla, Kobani’ye ne maksatla olursa olsun yardım eli uzatılmasını istemiyor.

İstemediği için de bu vahşeti işlediler.

***

Oysa Kobani’ye gitmek isteyenlerin niyeti çok halisane idi.

Amaçları sadece yardımcı olmaktı.

Ne var ki olamadılar.

Üstelik bazıları canlarından oldu.

Peki burası neresiydi?

Kobani Kasabası, geçtiğimiz yılbaşında terör örgütü İŞİD’in aylarca abluka altına aldığı yerdi.

ABD’nin öncülüğünde uluslararası koalisyonun da desteğiyle yılbaşında yeniden Kürt güçleri PYD’nin kontrolüne geçmişti.

Geçti ya aylarca süren sokak çatışmaları sırasında Kobani harabeye dönmüştü.

Dahası viraneye çevirdiler!

Bunun üzerine Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu Kobani’nin yeniden imarına katkı sunmak için kampanya başlatmıştı.

20-24 Temmuz tarihleri arasında Kobani’ye geçmeyi planlayan gençler, bir hatıra ormanı kurmak, çocuk parkı yapmak, kütüphane ve yakılan kreşi yeniden inşa etmek istiyordu.

İşte eğilimler bu denli açık ve seçikti.

Hiçbir art niyet yoktu.

Buna karşın birileri istemedi.

İstemediği için bu vahşet işlendi.

Hem de acımasızca.

Sonrasında masum, günahsız onca insanı katlettiler.

***

Şimdi, hiçbir düşüncenin etkisinde kalmadan sormak istiyorum.

Gençlerin bu girişiminde art niyet olabilir mi?

Hiç sanmıyorum.

Zira Türkiye’nin dört bir yanından gelen 300 genç, Şanlıurfa’nın sınır ilçesi Suruç’ta belediyeye ait Amara Kültür Merkezinde basın açıklaması yaparken intihar saldırısına maruz kalıyor.

Sonrası malûm.

Ortalık ana baba gününe dönüyor.

Sanırsınız mahşer günü.

Sonuçta yitirdiğimiz 32 can.

Çok sayıda yaralananlar hariç.

Acaba diyorum.

Bu yara sarılabilir mi?

Biz nelerini gördük.

Elbette sarılır! dense de bu vahşet başka.

Maruz kalanların, insani yardım dışında hiçbir amaçları yoktu.

Buna karşın böylesine bir vahşetle yüz yüze geldiler.

Şimdi denmez mi, demez miyiz?

Bunların ne suçları vardı?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.