Ne Eyyamcı Milletiz!

Bu haber 02 Haziran 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.042 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Gezi”nin üzerinden iki yıl geçmiş. Dün gibi…

Gezi” üzerine çok şey söylendi, yazıldı. Ben hala “Gezi”nin hem iktidarda, hem muhalefette yanlış algılandığını düşünenlerdenim. “Gezi” sadece bir “iktidara karşı duruş” değil, bununla birlikte “muhalefete de karşı duruş” idi.

“Gezi”ye o kadar çok yerli yersiz, yanlış doğru misyon yüklendi ki, oradan bir partinin çıkmasını bile bekleyenler oldu. Çıkmadı… Çıksa yanlış olurdu. Ancak geçen iki yılda neredeyse AK Parti’nin dışında geziye sahip çıkmayan parti de kalmadı!

Komşumuz Yunanistan’da anlaşılan “Gezi” bizde hala anlaşılabilmiş de değil.

Ben böyle düşünüyorum.

xx        xx        xx

Pek çok yerde olduğu gibi önceki gün Muğla’da bir “Gezi” yıldönümü kutlaması bekledim, ama olmadı. Gece bir gurup genç Sınırsızlık Meydanı’na çıkmış, o kadar…

Buna karşılık önceki gün Muğla’da “Muğla Bisiklet Derneği” üyeleri meydanlardaydı.

Türkiye‘de bisiklet turuna çıkan Christian Jean Auguste Niaffe‘ye bilindiği gibi geçen hafta 25 Mayıs‘ta, Marmaris- Muğla Karayolunda Taşhan Mevkii‘ndeki virajda rampa çıkarken, bir otomobil arkadan çarptı. Ağır yaralı Niaffe ambulansla kaldırıldığı hastanede öldü. Niaffe‘nin ölümü sadece bisiklet sevenleri değil, herkesi üzdü…

Bazı meslektaşlarım, Niaffe’nin ölümü ile ilgili “bisiklet sevenleri üzdü” diye yazmışlar. Onu da anlayamadım.

xx        xx        xx

Muğla Bisiklet Derneği”nin önceki gün Cumhuriyet Meydanı’nda Muğla Valiliği önünde gerçekleştirdiği ve 100 kişilik gurubun sıcak asfalta yatıp, “kornaya değil, frene bas” sloganı attıkları etkinlik CHP’li Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, Başkan Yardımcıları Levent Ünver ve Mehmet Güven ile CHP’nin Muğla Milletvekili Adaylarından Burak Erbay tarafından da desteklenmiş.

CHP’li Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı ile CHP Muğla İl Başkanlığı ve CHP Menteşe İlçe Başkanlığı neden desteklememiş diye sormayacağım. O zaman AK Partililer, MHP’liler, HDP’liler ve öteki partililerin Fransız bisikletçinin talihsizliğine kayıtsız kalmışlar diye düşünebiliriz!

xx        xx        xx

Muğla Bisiklet Derneği Başkanı Bilge Kağan Uzun, bisiklet gezgini Christian Jean Auguste Niaffe‘yi sevgi, saygı ve rahmetle andıklarını, sevdiklerine ve yakınlarına sabır dilediklerini belirtirken, “Bu vahşette sorumluluğu olan herkesi kınıyoruz.” demiş ve şöyle devam etmiş:

Kınamanın yetmeyeceğini ve aslında çözümün çok küçük bir parçası olduğunun farkındayız. Nefretin nefreti, şiddetin şiddeti çoğaltacağını düşünüyoruz. Herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde, bir bisikletçi daha kaza geçirsin ve hayatını kaybetsin istemiyoruz. Mutlu olmak için çıktığımız yollarda canımızdan olmak istemiyoruz. Çözüm için çalışıyoruz. Trafikte saygı göstermeyenlerin hak ettikleri cezayı almalarını istiyoruz. Yaşlı-genç, kadın-erkek, engelli veya engelsiz herkesin bisiklete rahatça bineceği bir ortamın oluşturulması, iyi tasarlanmış bisiklet yollarının yapılması için uğraşıyoruz. Trafik kurullarının, kanunlarının bisikletliler düşünülerek hazırlanmasını ve bu titizlikte uygulanmasını istiyoruz.

xx        xx        xx

Niaffe’nin ölümü herkesi üzdü. Bisiklet sürücüleri için ayrılmış şeritte yol alırken arkasından gelen otomobil tarafından çarpılma sonucu yaşamını yitirmişti. Haber Merkezimizde arkadaşlarda kazayı konuşunken “Olursa Türkiye’de olur” demiştik. Fransız bisikletçiye arkasından çarpıp ölümüne neden olan Marmaris Aksaz’da görevli sürücünün ifadesinin alınıp serbest bırakılmasına da şaşırmamıştık!

Ancak “Muğla Bisiklet Derneği” Başkanı Bilge Kağan Uzun’un sözlerine ve o sözleri haber yapan meslektaşlarımın attığı başlığa şaşırdım.

Sayın UzunBu vahşette sorumluluğu olan herkesi kınıyoruz.” Demiş, ama adı üzerinde bu bir “trafik kazası”… Trafik kazaları hangi literatürde “vahşet” olarak tanımlanıyor? Kazaya neden olan sürücü “Şu bisiklet yolunda giden Fransız’a bir çarpayım da görsün gününü. Hem Ermenidir de bu…” mu demiş?

Ne, neyin vahşeti bu? Kazaya ve ölüme neden olan otomobil sürücüsünü ben de kınıyorum, ama Sayın Uzun’un “herkesi” dedikleri kimler?

Benim meslektaşlarım da bir güzel “Fransız Bisikletçinin Ölümü Protesto Edildi” başlığı atmışlar!

Turizm sezonunun başladığı şu günlerde bu eylem ve yapılan haberler Fransa’da ve öteki yabancı ülkelerde acaba nasıl algılandı, nasıl algılanacak?

xx        xx        xx

Yine hafta içinde, gazetelerde çok yankı bulmayan “Pazarcı esnaftan turiste örnek davranış” başlıklı bir haber yer aldı. Bu olayda Marmaris’te yaşanmış. Marmaris’te tatil yapan Amerikalı kadın, pazarda kaybettiği ve içerisinde 2 limitsiz kredi kartı ile para bulunan cüzdanının polise teslim edilmesinden memnun kalarak teşekkür etmiş…

Habere göre, Amerikalı kadın Kapalı Pazar’da alış veriş yapıp, cüzdanını düşürdüğünü fark etmeden tekneye dönüyor. Bu sırada pazarcı esnafından ismi açıklanmayan bir kişi içinde 328 lira para ve 2 limitsiz kredi kartı bulunan cüzdanı bulup polise teslim etmiş. Polis kredi kartından yola çıkarak, Amerikalı kadına ulaşmış.

Ne var ki Muğla Bisiklet Derneği’nin yaptığını Esnaf Odaları, Ticaret Odası, TÜRSAB, GETOB yapamıyor!

xx        xx        xx

“Muğla Bisiklet Derneği” elbette bisiklet ve bisikletlilerle ilgili farkındalık yaratabilir. Yasalardaki eksiklerin giderilmesine katkı yapmak durumundalar. Ancak bunu talihsiz Fransız bisikletçi üzerinden yapmayabilirlerdi…

Muğla’da en çok bisiklet, motosiklet kazasının Köyceğiz-Ortaca-Dalaman bölgesinde yaşandığının farkındalar mı bilmiyorum. O bölgede can veren, sakat kalan insanlar için de eylem yapılabilirdi. Turizme de zarar verilmemiş olurdu…

xx        xx        xx

Muğla Bisiklet Derneği”nin eylem yaptığı Cumhuriyet Meydanı’nın çevresindeki kaldırımlarda ve bu meydana açılan caddelerin kaldırımlarında da “Bisiklet Yolu” var… (!)

O kaldırımlarda ben iki kere kaza yaşadım. Hayır, bisiklet çarpmadı. Yaya çarptı! Arkamdan gelen yayanın koltuk değneğime çarpması sonucu düştüm. Ölebilirdim de…

Kaldırımlarımızda aynı anda bisikletliler ve görme engelliler için “yol” yapan yerel yönetimden ben de yayaların beni çarpmaması için “koltuk değnekli engelli yolu” istiyorum.

xx        xx        xx

Düşünebiliyor musunuz; Cumhuriyet Meydanı’ndaki kaldırımda ben koltuk değneklerimle ilerliyorum. Karşımdan bir görme engelli de sarı izin üzerinde, elindeki sopayı sağa sola savurarak geliyor. Aynı anda bir tekerlekli sandalyeli arkadaşımız görme engellinin arkasından gelirken, benim arkamdan da bir bisikletli geliyor ve çarpışıyoruz…

Böyle bir kaza olur mu? Olursa Muğla’da olur…

Muğla Bisiklet Derneği” umarım bir gün de bizler için o kaldırımlarda bir “farkındalık” eylemi yaparlar ve eylemede yerel yöneticilerimizi davet ederler.

xx        xx        xx

Eyyamcılığın alemi var mı?

Kaş yaparken göz çıkarmanın hiç alemi yok!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.