NE DENLİ GÜVENDEYİZ?

Bu haber 22 Kasım 2011 - 0:00 'de eklendi ve 572 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Tüm dünyada, ilişkin olarak ülkemizde meydana gelen doğal olaylar üzerine bazı sorular var ki cevap arıyor.
Cevap bulması gerekir.
Halkın güven içerisinde yaşamını sürdürmesinin temel kriterlerinden biri budur.
Aksi halde, endişe içerisinde yaşam olacağında kuşku yok.
***
İşte herkesin az çok bilgi sahibi olduğu bu olaylara ilişkin Muğla Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezinde bir bilgilendirme toplantısı yapılıyor.
Birlikteliğin açılımı “ Afetlerde sağlık ve Sosyal Destek Yöntemi”
Tıp Fakültesi bünyesinde görev yapan akademisyenler, Muğla İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ve İl Afet ve Acil Yardım Müdürlüğü temsilcilerinin katıldığı oturumda, doğal ve afetler ve Muğla masaya yatırılıyor.
Bir süre öncesinde Van İlinde meydana gelen depremin etkisi olduğu oturumda doğal afetlerden deprem, heyelan, sel ve orman yangınları gündemin esasını oluşturuyor.
Her ne kadar doğal olaylara ilişkin genel anlamda açıklamalar yapılsa da yaşadığımız kent diyerek Muğla’ya ağırlık veriliyor.
Tabi, kendisine bağlı diğer yerleşim merkezleriyle birlikte.
***
Peki deprem bağlamında Muğla geneli nasıl bir risk içerisindeydi?
Buna ilişkin yapılan bilimsel araştırmalara göre Muğla, 2.derecede deprem bölgesi.
Özellikle Fethiye, Marmaris.
Zaten 1957 yılında meydana gelen Fethiye depremi ile daha sonraki yıllarda Marmaris’i etkileyen sarsıntı bunun bariz göstergesi.
Buna karşın Muğla’nın bir şansı, yapılaşmanın büyük oranda istenen kriterleri içermesi.
Yani yapılaşma, depreme daha bir dayanıklı mesken ve iş yerlerinden ibarettir.
Yine de Fethiye yöresinin heyelandan etkilenmesi adına dikkatli olunması gerektiği kaçınılmazdır deniyor.
***
Bütünüyle Muğla’yı etkisi altına alan bir başka doğa olayı sel.
Aşırı yağışlar sonrası oluşan seller.
Muğla, bilhassa kış mevsiminde Türkiye genelinde en fazla yağış alan yerleşim merkezlerinden olduğu için sel sularının önemli ölçüde tehlikeler içerdiği bir vakıadır.
Zaten buna ilişkin Muğla Üniversitesinde gerçekleştirilen panelde, başta Bodrum ilçesi ve Muğla merkez ilçe olmak üzere dikkat çekiliyor.
Aşırı yapılaşmanın olduğu Bodrum ilçesi ile Muğla merkez ilçenin ortasından geçen Kara Muğla Deresi üzerinin örtülü olması, mutlak surette gözden ırak tutulmaması gerektiği vurgulanıyor.
Muğla merkez ilçe adına gündeme getirilen bir başka yer Değirmendere mevkii.
Özellikle aynı dere kenarı ve üzerinde konuşlanan yapıların her hangi bir tehlike içermemesi için gerekli önlemlerin daha bir alınmasının altı çiziliyor.
Bu önemli bir tespitti.
Yıllar öncesinde aynı derenin aşığı yağışlar sonrası taşması üzerine bir kısım asfaltlar basınç sonrası patlamış.
Sonrasında can kaybı olmuştu.
***
Doğal afetler içerisinde nitelendirilmese de Muğla adına tehlike içeren bir başka olaş Orman Yangınları.
Orman varlıkları itibariyle Türkiye’nin önemli yerleşim merkezleri arasında bulunan Muğla’da, geçmişten günümüze oluşan önemli ölçüdeki yangınlar büyük zararlara neden olduğu için ilgili ve yetkililer yanında halkın azami ölçüde dikkat etmesi, daha büyük zararların olmamasını gerektiren temel girişimler olacaktır.
Hele aynı orman varlıklarının doğal yapıya etkisi yanında kullanım alanlarının geniş çaplı olması nedeniyle ekonomik getirisi düşünülürse.
Sonuçta, “bir musibet bin nasihatten evladır” özdeyişinde karşılığını bulan bir gerçekten yola çıkarak, Muğla’nın hangi durumda olduğunu baktığımızda, çok rahat değiliz.
Bu nedenle, doğal afetlerin önünü geçmek çoğu kez mümkün olmasa da bir kısım tedbirler almak bizim elimizde.
Zira, söz konusu afetler nedeniyle Muğla, tehlike içermeyen bir kent değil.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.