Nasıl Şehirli Olabiliriz?

Bu haber 23 Ekim 2018 - 23:52 'de eklendi ve 1.024 kez görüntülendi.
İdris Koçidriskoc@hamlegazetesi.com.tr

İdris Koç

Sahilden Antalya’ya doğru giderken Kaş’a bağlı bir köyde kahvaltı molası verdik. Burası doğayla iç içe, harika bir mekândı. İşletmecinin kiracı olduğunu ve mekân sahiplerinin Antalya’da bir otelde çalıştığını öğrendim.

Maalesef köylerimiz boşaldı. Özellikle genç nüfus hızla şehirlere akıyor. Köyünde tarım, hayvancılık yaparak geçimini sağlama ve yaşamını sürdürme imkânı olmasına rağmen insanımız daha zor koşullarda çalışmayı ve zor şartlar altında yaşamayı tercih ediyor.

Neden şehir? Köylerimizin boşalmasının birkaç nedeni var: Öncelikle genç nüfus tarım ve hayvancılık ile yapmak istemiyor. Turiste hizmet etmek, köyde hayvan besleyip tarlada çalışmaya tercih ediliyor. Çalışırken elin ve kıyafetin temiz olması, daha temiz bir yaşam olarak görülüyor.

İnsanımız, zorluklara katlanmayı göze alarak daha canlı ve renkli bir yaşamı tercih ediyor. Çünkü köyde şehrin aksine sade ve sınırlı bir yaşam var. Bu sadelik ve sınırlılık, gençler açısından özgürlüklerini sınırlayan bir durum olarak kabul ediliyor. Ancak şehrin bir cazibesi var. Köyde görmediğimiz şeyleri görmenin, köyde yapamadığımız şeyleri yapabiliyor olmanın cazibesi insanları şehre çağırıyor.

Diğer taraftan güven, geçim ve huzur gibi temel ihtiyaçlarının karşılanıyor olması insanı tatmin etmiyor. İnsan, toplum içinde yaşamak ve paylaşmak istiyor. Eskilerin tabiriyle “muaşeret” etmek istiyor. Kısacası kalabalıklar bizi kendisine çekiyor. Ver elini şehir…

İşte bu nedenlere bağlı köyden kaçmalar, ekonomik gerekçelerle meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Oysa bunu yalnızca ekonomik nedenler ve kırsalda iş imkânlarının sınırlı olması ile açıklamak bir peşin kabul ve kolaycılık.

Peki, şehre taşınınca şehirli olabiliyor muyuz?

Şehirlerimizin hali ortada. Maalesef şehirde yaşayan herkes şehirli olamıyor. Hatta her şehirde doğan da şehirli olamıyor. Öyleyse nasıl şehirli olabiliriz?

Bilim tarihi, kültür, medeniyet, yapı teknolojisi tarihi, kent kültürü ve kent estetiği alanındaki çalışmaları ile tanınan ve geçen haftalarda şehrimizde bir konferans veren Prof. Dr. Sadettin Ökten; şehir ve şehirleşmeye bağlı ortaya çıkan yaşam tarzını ve medeniyet tasavvurunu işlediği “İçimde AVM Var” isimli kitabında şehirli olabilmek için “O şehirdeki değerler uygulamasını benimsemek, kimliğini orada bulmak lazım.” geldiğini söylüyor.

Sadettin Ökten, şehirli olabilme mücadelesini “inşa” sözcüğü ile ifade ediyor: “Eğer sizin tercihiniz şehri inşa etmek ve şehirde inşa edilmek ise siz şehirli olursunuz. Buradaki ‘inşa’ kilit sözcüktür. Eylemlerinizle şehre katkı yaptığınızda bu bir inşa olur.

Ökten, inşa ve katkı sürecini de şöyle örneklendirmiş: “Mesela tiyatroya gittiniz, sonra oyunu dostlarınızla paylaştınız, hatta oyuna dair olumlu veya olumsuz bir yazı yazdınız. Bu bir katkıdır. Olumlu veya olumsuz olması hiç fark etmez. Şehri ‘inşa’ ederken aslında siz de ‘inşa’ edilirsiniz, zenginlik kazanırsınız. Dolayısıyla kendi kimliğini inşa eden, kendi kimliğini geliştiren ve şehre katkıda bulunan insana ‘şehirli’ diyebiliriz.

Yani doğan, yaşayan ve para kazanan herkes şehirli olamıyor. Şehre sorun ve gürültü üretmekten başka katkısı olmayanlar, evsel atıklarını güpegündüz kaldırımdaki direğin altına bırakanlar şehirli değil. Kaldırımları çöp toplama alanı olarak kullanan ve bu çirkinliğe bir çare bulamayan belediye de medenî/çağdaş değil.

Yaşadığı şehre katkı sağlayan, yani bir şekilde üretime katılan ve bu sırada şehrin benimsediği değerler sistemine adapte olarak kendi kimliğini oluşturan kişi şehirli olabiliyor. Toplumda bu bilincin oluşmasına katkı sağlayan belediyeler de medenî/çağdaş olabiliyor.

Medeniyet, Arapça’da şehir anlamına “medine” kelimesinden türetilen bir kavram. Yani “şehirlilik” demek. Bu bir topluluğun, hayat tar­zı, bilgi seviyesi, sanat gücü, maddî ve mane­vî varlığı ile ilgili vasıfları ve bir topluluğun bu vasıflar bakımlardan ileri bir seviyede olması hali”ni ortaya çıkaran bir şehirliliktir.

Yani iletişimde medeni ilişkilerin ve nezaketin öne çıktığı, estetiğin mimari ve sanatla yaşamı süslediği ve yaşayanların bir şekilde toplum hayatına olumlu katkıda bulunduğu bir şehirlilik.

Yoksa şehirde doğmakla, yaşamakla ve bir diploma sahibi olmakla medenî olunmuyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
AHMET KÜTÜK 24 Ekim 2018 / 15:28

ADANA SICAĞINDAN SELAM SİZLERE DEĞERLİ HOCAM YAZILARINIZI FIRSAT BULDUKÇA OKURUM ÇOK GÜZEL ANLAMLI YAZILARINIZ VAR SİZE BAŞARILAR DİLİYORUM MUĞLA YA GELDİĞİMDE SİZİNLE TANIŞMAK İSTİYORUM.

Kanber Ata 27 Ekim 2018 / 09:57

Hocam çok güzel ifade etmişsiniz, bende şehrin belediye başkanına şehri temizliyemiyorsunuz dediğimde köyden şehir olduk insanları eğitemiyorım demişti, şehirli olmskta zor. Bitlisten selamlar.

Ahmet Pervane 28 Ekim 2018 / 10:55

Her zamanki gibi yine muhteşem bir bakış açısı ve ele alınması gereken önemli bir konu. Kalemize ve yüreğinize güzellikler dilerim sayın hocam. Rizeden selamlar