Naki Bulut Muğlalıdır!

Bu haber 26 Nisan 2014 - 0:00 'de eklendi ve 2.279 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Peki, ‘Ağaçların günahı yok’ başlığı nereden çıktı? Naki beyin mesajından.

Dünkü yazımı böyle noktalamıştım.

Muğla Tabip Odası eski başkanlarından Op. Dr. Nakit Bulut’un hastane bahçesinde poliklinik merkezi inşası için kesilen ve bir kısmı halen kesilmeyi bekleyen ağaçlarla ilgili gönderdiği “Ağaçların Günahı Yok” başlıklı mesajı aslında bir “köşe yazısı” gibiydi.

Olduğu gibi yayınlayıp, ertesi gün üzerinde durmadığıma pişman oldum.

Bu vesile ile belirtmiş olayım, ne zaman isterse Hamle’de köşesi olacaktır.

xx        xx        xx

Sayın Op. Dr. BulutAğaçların Günahı Yok” başlıklı mesajında poliklinik yapımına hastanede ortaya çıkan sıkışıklık karşısında kimsenin haberi olmadan, tartışılmadan karar verildiği gibi Belediye’den inşaat ruhsatı alınmadan 14 ağacın kesilmiş olmasına dikkat çekerken, “Muğla’nın gündemine oturan bu konu Muğlalıları akıl ve vicdani kanaatleri arasında sıkıştırdı.” demiş.

Muğlalıların çok ta umurunda olduğunu sanmıyorum. Bir TV tartışma programında yöneticinin “70 milyon bizi izliyor” dediği espri gibi… Muğla’nın belediyesi bile “Siz ruhsatsız ne yapıyorsunuz?” diye sormuyor. Ama alelacele, tartışılmadan poliklinik yapımına karar verenlerin duyarlı insanları “Poliklinik mi, ağaç mı?” tercihi ile karşı karşıya bıraktıkları bir gerçek.

Elbette ağaçlar kesilmeden poliklinik de yapılabilirdi, ama kararı alanlar Naki beyin dediği gibi “Muğlalı” değillerdi!

xx        xx        xx

Aynı zamanda Muğla Kent Konseyi Başkanı olan Op. Dr. Naki Bulut, mesajına “Tahmin ediyorum bu ağaçların kesilmesine karar verenler de benim gibi Muğlalı değiller. Muğlalı olmayanlar için bu ağaçlar sadece bir kütük ve yeşil yapraktan ibaret görülebilir. Kesilen her ağaç için başka bir yerde iki fidan dikmeyle zararın telafi edilebileceği düşünülebilir. Oysa Muğla’da doğmuş, bu çamların altında oyun oynamış kişiler için bu çamlar bir ağaçtan öte anlam taşır. Hastanede ilk hamilelik haberini bu ağaçların altında eşiyle paylaşan Fatma için farklı, mide kanseri tanısı alan bu acı gerçeği gölgesinde ailesiyle paylaştığı, geri kalan kısa ömrünü planladığı ve yakınlarına vasiyette bulunan Hüseyin Amca ve ailesi için farklı anlam taşır bu çamlar.” diye devam etmiş.

Ben Naki beye katılmıyorum. Bir kere “Muğlalılık” nüfus cüzdanına bağlı değil… Muğlalıların umurunda olmadığı bir konu için düşünüp, duyarlılık gösteren, kaygılanan ve bu sözlerin sahibi Naki Bulut bence dümdüz Muğlalıdır

Muğla’da Naki bey gibi Muğlalılardan birazcık var olsaydı ben dahil pek çok Muğlalının pek çok anılarının olduğu yanan eski Belediye Sineması’nın yerinde o anıların gömüldüğü beton yığını katlı otopark olmazdı bugün…

Üstelik bu cinayet Muğla’nın şehremini tarafından işlendi!

xx        xx        xx

Tabi Naki beyin anlattıklarını oradaki ağaçları yaşamlarına katmayanlar bilemezler, anlayamazlar…

Muhtemelen Belediye Başkanı Osman Gürün’ün de yaşamında yanan eski Belediye Sineması yoktu! Kim bilir belki dönemin Belediye Meclis Üyeleri’nin ve sivil toplum örgütlerinin yöneticileriyle yerel gazetecilerimizin de yaşamlarında o sinemanın ağırladığı Tarık Akan’dan, Fatma Girik’ten, Erdal İnönü’den, Uğur Mumcu’dan, Cem Karaca’dan, Genco Erkal’dan, AST’tan izler yoktu…

Naki beyin mesajında yer alan “Bir kent içinde uzun yıllar varlığını koruyan her türlü eski yapı, ağaç, tarihi eser ve her türlü oluşum o kentin belleğini oluşturur. Siz bunları yok etmeye kalkarsanız o kenti geçmişinden, kültüründen, tarihinden, kimliğinden koparırsınız, kökleri ile bağını kesersiniz. Buna kimsenin hakkı yoktur. Bunu yaparsanız; o kenti fikri sorulmadan adı değiştirildiğinde bile tepki gösteremez hale getirmiş olursunuz.” sözlerini okurken yanan eski Belediye Sineması aklıma geliverdi.

O sinema ki gençlik yıllarımda avuç içi kadar Muğla’nın dev kültür-sanat tapınağı gibiydi…

O yanan sinemada en çok ta Muğla siyasetinin profesörü (sinemacı) Erol Kutlay’ın anıları vardı!

xx        xx        xx

Mesajında (yönetici) meslektaşlarını “Tıp felsefesi gereği yeşilci olması beklenen hekimlik meslek mensuplarının bu kararı alıp ağaç katliamı yapmaları da bana göre ayrı bir ironi.” diye eleştiren Sayın Op. Dr. Naki Bulut bir de can alıcı sorular sıralamış. Şöyle:

Hastanedeki her eksiklik için ağaç kesilmesi gerekiyor ise ben öğrenmek istiyorum; ameliyathane eksikliği için kaç ağaç feda edeceğiz? Peki, yoğun bakım servisi için? Ya anjio merkezi için daha ne kadar ağaç feda etmek zorunda kalacağız? Kaldı ki 60 yeni poliklinik açarak hastanedeki fiziki yetersizlik sorununu çözmüş oluyor muyuz? Yoğun bakım yatak eksikliği, ameliyathane eksikliği, yemekhane yetersizliği ne olacak?

Bu sorular ve yanıtları önemli.

Köşem doldu, dolmak üzere. Pazartesi günkü yazımda bu soruların yanıtlarını ele alabiliriz.

xx        xx        xx

Ve Sayın Op. Dr. Bulut mesajını şöyle noktalamış:

Hastanenin en kötü odasında çalışmak durumunda olan biri olarak 2 yıl daha bu olumsuz koşullarda çalışmaya razı olurum, yeter ki daha fazla ağaç kesilmesin. Gelin bu ağaçları yerlerinde bırakalım, yeni yapılacak hastanenin inşaatına asılalım bir an önce tamamlanıp Muğla’nın hizmetine sunulmasını sağlayalım.

Tıp fakültesinin kuruluşundan beri Muğla’da görev yapan sorumluluk üstlenen Sayın Milletvekilleri, Valiler, Rektörler, Sağlık Müdürleri, Tıp Fakültesi Dekanları, Başhekimlere şunu haykıralım. “Ağaçların günahı yok. İnanın 7 yıldır garip Muğla’da yeni bir hastane inşaatına başlanamamasının sorumlusu hastane bahçesindeki çamlar değildir. Ağaçlara kıymayın.

Naki beyin mesajını parça parça da olsa iki gündür köşeme alarak sözlerinin altına imzamı atmış bunuyorum.

xx        xx        xx

Maalesef kalan ağaçlarda kesilecek. Dünkü yazımda da vurguladığım gibi geç kalındı. Keşke Sınırsızlık Meydanı’ndaki forum yeni poliklinik merkezi ile ilgili kararlar alınıp, ihale ve yer teslimi yapılmadan önce gerçekleştirilmiş olsaydı!

Bence o kesilen ve daha kesilecek olan ağaçların birinci derecede sorumlusu Tıp Fakültesi Morfoloji binası ile Hastanesi’nin 7 yılda tamamlanmasını sağlayamayan milletvekillerimiz ile Rektörlüğümüz ve olup bitenlere kayıtsız kalan meslek odalarımız ve sivil toplum örgütlerimizdir.

Özellikle de yerel basınımız!

Neyse… Biz poliklinik merkezine kurban verdiğimiz ağaçları tartışırken hafta içinde Tıp Fakültesi Hastanesi’nin şükürler olsun ki 7 yıl sonra yer teslimi yapıldı!

750 günde bitirilecekmiş. Umarız Tıp Fakültesi Morfoloji binası inşaatının başına gelen Hastanesi’nin başına gelmez…

Evet, ağaçların günahı yok. Muğlalıların ne günahı var bilmiyorum…

Pazartesi günü devam ederiz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
reşat öztepe 26 Nisan 2014 / 08:52

Gocaman Ustam;gine döktürmüşsün.Konuyu başından beri takip eden biriyim,bu hastane ve poliklinik işni.Özcan Usta;sen doğru yazan,doğru söyleyen,doğru yaklaşan bir “köşe “yazarı değil GAZETECİ olarak,Allah aşkına Tıp Fakültesinin savsaklayanı lütfen bir ortaya çıkarın.çıkarın da moğlalı bir görsün.Vekil,mekil,rektör bunlar değil ustam,İmar ile imarşlık ile fen illeri ile kim kimler ilgilenir BELEİDYE OLAN YERDE.neden ortaya çıkmazlar bizden oldu eyyyyyy moğlalı diye.Ustam senden bu konuyu doğru ve objektif olarak yaklaşmanı istiyorum.sev ve saygı.