Nail Çakırhan unutulmadı

Bu haber 08 Ekim 2015 - 3:59 'de eklendi ve 593 kez görüntülendi.

Nail Çakırhan unutulmadıEdebiyatçı, Şair, Mimar Nail Çakırhan, Menteşe Belediyesi’nin, Kent Konseyi ve MUSANDER ile ortaklaşa düzenlediği etkinlikle anılıyor.
İlkay Yıldız
Edebiyatçı, Şair, Mimar Nail Çakırhan, Menteşe Belediyesi’nin, Kent Konseyi ve MUSANDER ile ortaklaşa düzenlediği etkinlikle anılıyor.
Anma etkinliğinde, Yönetmenliğini Kurtuluş Özgen’in yaptığı “Nail V. Belgesel Film Gösterimi ” ile Yazar Mimar Ertuğrul Aladağ’ın konuşmacı olarak katılacağı “Şair Mimar Çakırhan’ın Muğla’daki İzleri” konulu söyleşi düzenlenecek. Mimarlık eğitimi almadığı halde, Akyaka’da tasarladığı evler ile dünyanın en saygın mimarlık ödüllerinden Ağa Han Mimarlık Ödülü sahibi olan Çakırhan’ı Anma etkinliği; 09 Ekim Cuma Günü saat:17:00’de Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezi Nail Çakırhan Salonunda gerçekleşecek.
NAİL ÇAKIRHAN (Edebiyatçı, Şair, Alaylı Mimar)
1910 Muğla’nın Ula ilçesinde doğdu. Molla Ahmatlar’dan Halise Hanım’la Hacı Çakırlar’dan Arif Efendi’nin ilk çocuğudur. 1921 yılında Muğla’daki rüştiyeye (ortaokul), 1925’te yatılı olarak Konya Lisesi’ne gitti. Burada Ahmet Hamdi (Tanrıpınar), Sadettin Nüzhet (Ergun) gibi hocalarla karşılaştı. 10. Sınıfta Kervan adında bir dergi çıkardı. Lisedeyken dergide yayımlanan bir şiirde isminin ardına yanlışlıkla “V” harfi basılmış olarak çıkınca hocası Sadettin Nüzhet üzülmemesini, hatta mahlas olarak kullanmasını önerdi. Kiminin “Vahdeti), kiminin “Beşinc” diye bildiği Nail. V.’deki “V”nin sebebi budur. Yükseköğrenim için geldiği İstanbul’da, lisedeyken şiirini yayımlatan Nazım Hikmet’le yüz yüze tanıştı. Nazım Hikmet’in önerisiyle basında çalışmaya başladı, bir yandan da Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümüne devam etti. 1931’de 1+1 =Bir adlı şiir kitabını iki isimle çıkardılar. Bri dönem Nazım Hikmet’in babasının evinde birlikte kaldılar. İki yıl sonrada komünist teşkilatı kurmaktan gözaltına alınıp tutuklandılar.
1933’te aftan yararlanarak serbest kaldılar. Nail V.1934 yılında Moskova’ya gitti. Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi’ne kaydoldu. Çalıştığı tekstil fabrikasında tek çocuğun annesi olacak Taisa Aleksandrovna ile tanışıp evlendi. Ancak dönemin koşulları nedeniyle sekiz aylık hamile karısını Moskova’da bırakmak zorunda kalıp 27 Nisan 1937’de Türkiye’ye döndü. (Oğlunu ve eski karısını, Halet Çambel’in girişim ve araştırmaları sayesinde ancak 42 yıl sonra görebildi.)
1938 yılında Tan Gazetesinde çalışmaya başladı. Kitapçılık, muhasebecilik yaptı. 1940 yılında arkeolog Halet Çambel ile evlendi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.