Nail Çakırhan, Cumhuriyet…

Bu haber 29 Ekim 2014 - 0:00 'de eklendi ve 840 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Oktay Ekinci’nin, dünkü yazımda alıntı yaptığım 22 Ağustos 2007 tarihli “Çambel ve Çakırhan Heykeli” başlıklı yazısından şu alıntıyı da yapmalıyım:

Sevgili Akbal izin verirse, bu önerisine bir katkı yapmak istiyorum.

Mimarlık ustası Nail Çakırhan ile ‘arkeolojinin anası Halet Çambel’ in heykelini ‘birlikte’ dikmeliyiz… Her ikisinin de ‘birbirlerini tamamlayan bilgelikleri’ni anlatmaya gerek var mı?”

Ben umutsuz değilim… CHP’li Ula Belediye Başkanı Ümit Karaaslan bir bakıma hem Muğla’nın ve hem de Ula’nın vefa borcunu hemşerisi Çakırhan’a ödeyecektir.

Çambel ve Çakırhan’ın “ikisi bir insan” yontularını seneye Ekim ayının ilk haftasına yetiştirecektir. Bununla kalmayıp, Çambel ve Çakırhan Günleri’nin kolaylaştırıcılarından olacaktır…

Gülmeyin. Ben gerçekten inanıyorum…

xx        xx        xx

Halet Çambel ve Nail Çakırhan’ın bende hep “manevi evlatları” izlenimi bırakan Hamdi Yücel Gürsoy geçen hafta sonu yapılan anma etkinlinin “anılar” bölümünde, benim kadar umutlu olmamalı ki, “Nail Çakırhan’ın büstünün yanına Halet Çambel’in büstünü koyacağız.” dedi. Ardından devam etti:

Evini bakıma aldık. Sabahtan gece 20.00’ye kadar açık tutacağız.  Oraya yabancı dil bilen bir bayan bulalım. Seneye bu ‘şenliği’ Nail Çakırhan Evi’nde, bahçede yapalım bu iş farlı bir yere gitsen. Belki ileride Halet Çambel, Nail Çakırhan kulübü oluruz. Herkes minderini getirsin.

Hamdi Yücel Gürsoy bu ifadede bulunurken biraz daha keyifliydi. Mezarlık ve büst buluşmasından kalabalıktık. Otelin salonu dolmuştu. Sözlerini şöyle noktalıyordu:

Mezarda halk yoktu. Biz de bir eksiklik mi var? Neden getiremiyoruz? Gelmiyorlarsa biz onlara gidelim.

xx        xx        xx

Bu Çambel, Çakırhan dostları da sanki aynı dili konuşuyorlar!

Hafta sonu etkinliğe katılanlar farkındalar mıydı bilmiyorum, Hamdi Yücel Gürsoy yukarıdaki ifadesiyle sanki “mesaj” veriyordu. Mesajın bence şifre sözcüğü de “şenlik” idi…

Aklıma geçtiğimiz günlerde Saburhane Meydanı’nda Oktay Ekinci’yi andığımız buluşma geldi. CHP eski İl Başkanlarından Harita Mühendisi Süleyman Uslu konuşmasında Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş’e şöyle seslenmişti:

Muğla Kültür Şenliği’ni Oktay Ekincilerin, İlhan Selçukların zamanındaki gibi kutlamalıyız

Nedense benim aklımda Muğla Kültür Şenliği’nin (Şimdi Menteşe oldu) 12 Eylül Valisi Kemal Nehrozoğlu’ndan kafasından çıktığı izlenimi kalmıştır. Öyle değilmiş. Bu arada yanlış anlaşılmasın, Vali Nehrozoğlu hiç “12 Eylül’ün Valisi” olmamıştır!

Hamdi Yücel Gürsoy şöyle anlattı:

1980’den sonra ANAP iktidarı geldi. Muğla’da Erman Şahin Belediye Başkanı oldu. Komite kuruldu. Ben, Oktay Ekinci, Kemal Nehrozoğlu, başka arkadaşlar vardı. Muğla Şenlikleri yapalım dedik. Sanat ve Kültür Festivali neyle olur? Muğla’nın sosyal yaşamı yoktu. Ama Muğla’nın Nail Çakırhan’ı vardı. Nail Çakırhan, Halet Çambel beraber, Melih Cevdetlere, Aziz Nesinlere, Oktay Akballara mektup yazdılar. Onlar geldiler. Muğla’nın her yerinde festival vardı, coşku vardı. O insanlar bir mektupla geldiler.

xx        xx        xx

Sadece dönemlerine değil, ülkenin geleceğine damga vurmuş o “anıt insanlarNail Çakırhan’ın, Halet Çambel’in bir selamı ile Muğla’ya koşup geliyorlar, ama Muğlalılar, Menteşeliler, Ulalılar, Akyakalılar, sosyal demokrat ve hatta sosyalist, aydın geçinenler, genç mimarlar Çakırhan’a, Çambel’e koşup gitmiyorlar… (!)

Mimarlar Odası Genel Merkezi’nin düzenlediği, hafta sonunda gerçekleşecek güzel bir etkinlik var. Muğla’nın sivil toplum örgütlerinin neredeyse tamamının başkanları, sözcüleri orada konuşmacılar.

Acaba geçen hafta sonu Akyaka’da yapılan etkinliğe konuşmacı olmadıkları için gelmemiş olabilirler mi?

xx        xx        xx

Çok seviyoruz konuşmayı. Dinlemiyor konuşuyoruz. Okumuyor konuşuyoruz. Hatta okumadan yazanlarımız bile çoğaldı!

Hafta sonunda yapılan etkinliğin açış konuşmasını yapan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün konuşmacı olmasa yine gelir miydi bilmiyorum. Konuşmacı olmadığı halde Ula Belediye Başkanı Ümit Karaaslan gelmişti. Büyükşehir Başkanına saygıdan gelmiş olabilir mi?

Belki de eksiklik anma etkinliğini yapanlarda… İnsanların haksızlık etmiş olmayalım.  Benden başka gazeteci de yoktu. Yeterince duyuru yapılmamış olabilir. Seneye bu konuya dikkat edilmeli…

Ama “Niyeti namaz olanın, kulağı ezanda olur” diye de bir söz vardır…

xx        xx        xx

Nail Çakırhan bir tek cümle ile anlatılabilir mi? Zor. Hamdi Yücel Gürsoy o gün zoru başardı. Şöyle dedi:

Ben aslında keresteciyim. Ağaca kereste, para olarak bakarım. Nail Çakırhan bana ağacın sadece kereste, para olmadığını anlatıp, öğreten adamdır.

Biz solculara göre Hamdi Yücel Gürsoy kapitalist ya… Bir gün kendisine “Abi bu komünistlerle senin ne işin olur?” diye sordum. Yanıtı ilginç olmuştu. “Sağcılarla iyi ticaret yapılır. Solcularla iyi sohbet edersen, dost olursun.” demişti.

Evet, Hamdi Yücel Gürsoy para kazanmayı çok iyi bilir. Para demek müşteri demektir. Her işin müşterisi vardır. Şenliklerin, festivallerin, anma törenlerinin de… Hamdi ağabey gelecek yıl için ağzından “Şenlik” sözcüğünü kaçırdı ise vardır bir bildiği… Bu etkinlik seneye çok daha görkemli olacak, müşteri çekecektir…

xx        xx        xx

Bu gün Cumhuriyet 91 yaşında.

Nail Çakırhan yaşamış olsaydı bu ay (Ekim) 104 yaşında olacaktı… Aslında yaşıyor da… Bakmayın siz Hamdi ağabeyinGelen az” sitemine… Hiç kimse gelmese de Nail Çakırhan’ı Ula’dan, Akyaka’dan silemezsiniz ki…

Yücelen Otel’in avlusundaki büstünün açılışına Nail Çakırhan kendisi de katılmıştı. O zaman şöyle demişti:

Açılışa katılanları Mustafa Kemal’in yoluna davet ediyorum.

O yol ki “aydınlanma yoludur”… Aydınlanma Cumhuriyet’in kuruluşu ile olup bitmiş bir şey değil. Aydınlanma kör topal devam ediyor. Çünkü aydınlanma ‘devrim’ değil, ‘evrim’ sürecidir. Evrim süreklidir… Zaman zaman geriye evrilse de aydınlanma hep ileriye yürür…

Nail Çakırhan, Halet Çambel Cumhuriyet’in, Aydınlanmanın ‘anıt’ isimleriydi.

İyi ki o güzel insanları tanımışız. O anıt isimleri yaşatabilirsek, Cumhuriyet’i de yaşatırız…

Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reşat öztepe 29 Ekim 2014 / 15:17

Gocaman; yazınızı okudum. dünkü yazdığın yazının devamı olarak algıladım. Neden bilginlere anıt kişilerin hayat hikayelerini yazdırmayız. da hemen heykelini dikelim deriz anlamam. Okumayı sevmeyen bir toplumuz.niçin bilge kişileri hep heykel de bırakıyoruz da *sosyal alana neden çekemiyoruz.heykelini elbette dikelim dikelim dikmesine de bu bilge ve anıt kişilerin hayat hikayelerini de hiç olaz sa Muğlalı lara ve Ula lı lara anlatabilelim. sevgi ve saygı.