Nadasın Hasatı

Bu haber 06 Mart 2012 - 0:00 'de eklendi ve 866 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

 Her gün haberlerde, küçük yaşta evlendirilmeye çalışılan çocukları ve küçük yaşta, aşk kapıyı çaldı  diye evlenmeye kalkan gençleri izliyoruz.
Hemen hepsinin sonuçları kötü.Erken yaş evlilikleri bir facia iken,
bazılarının hikayeleri ise çok daha kötü; perişan olan bebekler, öldürülen bebekler,Tuvalete atılan bebekler, öldürülen kadınlar, kendilerini öldüren çocuklar, birbirlerini öldüren çocuklar şeklinde katlanarak gidiyor..
Ülkemin pandomin kutusunda önümüze armut gibi düşen konularda bir azalma yok.Şiddet ve çocuk yaş evlilikleri tam gaz ilerliyor.
Ortada buz dağı gibi bir sorun var ve biz, buz dağının gözüken yüzeyi üzerinde senaryolar ve çözüm üretmeye çalışıyoruz.Üretmeye çalışıyoruz ama boşuna  debelenmeyiz umarım.
Hemcinsimde olan Sayın Bakan Fatma Şahin; şimdi biz tohumları ekiyoruz henüz hasat yapmadık ve hasat vaktine kadar da zaman var dedi.Ne diyelim biz de bekleyeceğiz.Dört gözle gözümüz ve kulağımız hasat vaktinde.Umarım yıllarca nadasa bırakılan sorunlar çözüme kavuşacaktır.
Derken  sorunlarla mücadele için her türlü nedeni gözden geçirmemiz  gerekiyor.
Ama biz kancanın takıldığı yer gibi tek yerde takılı kalıyoruz.
Bu tür sorunlarda tek yere takılı kalmak, başka nedenleri yok saymakla eş değer.. Ve çoğu kez olay tek başlık parasına bağlanmakta ve temel ana nedenler atlanmaktadır.
Erken yaş evliliklerin adına, ister gelenek denilsin, ister yoksulluk denilsin, erken yaşta çocuğun evlendirilmesi bir suçtur.Sebepleri kadar sonuçları da karmaşık.
Çocukların çocukluklarını yaşamaları için sorumluluklarımız var.Milletçe ve memleketçe  bu sorunları  çözmeliyiz.
Her gün ülkemin pandomin kutusundan çıkan  olaylar, bir birini öldürmeler, yok etmeler, bizleri bunaltıyor.Bıçak kemikte ve artık,vahşeti görmek, hissetmek istemiyoruz.
STK ( Sivil Toplum Kuruluşları) larını  çok ama çok önemsiyorum.Ülkem de temel insan hakları için tüm düzenlemeler var iken, bunların uygulamada da hayat bulmasın da nemli görevleri var.
Sabancı Vakfı, Uçan Süpürge Derneği ve TBMM Kadın-Erkek Eşitliği Komisyonunca yürütülen “  Çocuk Gelinler Projesi ”  54 ilde yürütülmekte olup “Çocuk Gelinler” projesinde bugüne dek binlerce imza toplandı. Çocuk evliliklerine dair yasal düzenlemelerin yapılması, reşit olmayanların evliliğine izin verilmemesi ve bu toplumsal sorunun çözümü için somut adımlar atılması talebiyle düzenlenen kampanyada toplanan imzalar TBMM’ye, ilgili bakanlıklar ve komisyonlara iletilecek.
K armaşalar, hak ihlalleri ve acılar, ülkemizin üzerinde karabulut gibi semalarda  aydınlık güneşimizi kapatmakta ve erken yaş evlilikleri, toplumsal yaşam üzerinde bir sis bulutu.
Kadın ve çocuklarla ilgili uluslararası hukuk ile iç hukuk arasında ve iç hukukta farklı kanunlar arasında farklar varsa, bunların giderilmesi gerektiğini belirten Sayın Bakan Fatma Şahin“ Eğer Medeni Kanunda 17 yaş, Çocuk Koruma Kanunu’nda 18 yaş, Ceza Kanununda 15 yaş çocuk sayılıyorsa bu devam edemez.Derhal gerekli düzenlemelerin yapılması gereklidir demektedir.
Umarım ve ümitle beklerim ki düzelmesi konusunda aktif çabalar gösterilecektir.
Ayrıca ;Çocuk gelinlerle ilgili raporlarda eğitimin önemine dikkat çekilmekte olup,
Yoksulluğun, eğitimin önünde kocaman  bir bent iken, sorunun  çözümünde devlet babanın yoksulluğa el vermesi ile çözülecektir.
Temel eğitimde kız çocuklarının okullaşma oranının yüzde 98′e ulaşırken, erkeklerle eşitlenmesi için 0.5 fark var iken, ortaöğretimde kız çocukların öğrenim  yüzde  68′e düşmekte.Dikkat dikkat ! Bu konu SOS veriyor!
Sayın Bakanımız Şahin, çocuk yaşta evliliklerle mücadele edilecekse kız çocuklarının temel eğitimden sonra okula devam etmelerinin önünün açılması gerektiğine vurgu yapıyor. Yoksulluğun eğitimin önündeki mazeret olmaktan çıkartılması için kız çocuklarının ücretsiz taşınması için çalıştık ve uygulanmakta olduğuna vurgu yapıyor.
Ayrıca da her şehirde üniversite kurulması da kız çocuklarının okullaşması açısından bir süre sonra fark edecek. Ataerkil bakış açısı “yanımda ol’ anlayışında. “ Üniversitede de yanında, liseye gider gibi üniversiteyi de okut, mazeretin kalmadı’ anlayışını beslememiz gerekiyor” diyor, hemcinsim Sayın Bakan Fatma Şahin.
Ne diyelim ! Biz de toplum olarak nadasa bırakılmış sorunların hasadını görmek istiyoruz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.