“Naber, Netekim, Yine Geldi ‘MUÇEV’”

Bu haber 15 Haziran 2019 - 1:10 'de eklendi ve 1.703 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Vazgeçmiyorlar, vazgeçmeyecekler…

Ne yapıp edip çeliği ve çimentoyu Carettaların üreme alanı İztuzu’na sokacaklar.

Evet Dalyan‘da İztuzu Plajı için hazırlanan “Ekolojik Tasarım” projesinden söz ediyorum.

Dün de yazdık, ama kesmedi.

Hem görünen o ki, bu günlerde sık sık bu konudan söz edeceğiz.

Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) üyeleri ile Dalyanlılar ve çevre duyarlılığı olanlar yarın Dalyan‘da olacaklar. İlköğretim okulu öğrencilerine “çevre bilinci” vermek için Bayramdan önce Akbük‘e götüren Menteşe Belediye Başkanı Mehmet Güven de gidecek mi diye soranlar oldu. Nereden bileyim. Belki de gider… (!)

Mehmet Güven‘i bilmem de, böylesine hassas bir konuda doğaya bir parça saygısı, sevgisi olan belediye başkanları yarın Dalyan‘da buluşabilmelilerdi… Ne büyük olay olurdu…

Bakalım yarın MUÇEP’in yapacağı toplantıdan ne çıkacak?

 xx           xx           xx

Tabi böyle bir konuda belediye başkanlarının Dalyan‘da biraraya gelebilmeleri için önce Ortaca Belediye Başkanı Alim Uzundemir‘in çağrıda bulunması gerekirdi.

Başkan Uzundemir bu konuda ne düşünüyor onu da bilmiyoruz. Bildiğimiz O‘nun derdinin İztuzu‘nun Muğla Valiliği tarafından MUÇEV‘e değil de Ortaca Belediyesi‘ne verilmesinin sağlanması… O’nun derdi de Cennet Akbük’ü Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Mustafa Urhan‘ın derdinden…

Önce bilmeyenler ve unutanlar için anımsayalım. İl Özel İdaresi kapanıp tüm taşınır taşınmazları Büyükşehir Belediyesi‘ne geçince konuklara çay ikram edecek kaynaktan yoksun kalan Valilik, en hizmetkar ve eli açık valilik kuruluşu Muğla’ya Hizmet Vakfı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kuruluşu Türkiye Çevre Koruma Vakfı‘nın yüzde 50, yüzde 50 pay sahipliğinde “vakıf” diye anılan “MUÇEV” şirketi kuruldu ve Muğla kıyıları, koyları bu şirketten sorulur oldu.

Tabi Muğla’nın Büyükşehir statüsüne geçmesiyle birlikte belde belediyeleri de kapatıldı. O zamana kadar Dalyan Belediyesi tasarrufunda olan İztuzu’nun Ortaca Belediyesi’ne geçmesi beklenirken, Valilik neredeyse ihalesiz bir özel şirkete vermek istedi, kıyametler koptu.

Dalyanlıların ve çevrecilerin direnmesi karşısında dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı isabetli davrandı ve İztuzu Plajı‘nı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi‘ne tahsis etti.

xx           xx           xx

Tahsis bu sene sona erdi.

Bir açıklama yapma gereği bile duyulmadı! Muğla Valiliği, ne olduysa İztuzu Kumsalı‘nı M.S.K. Üniversditesi‘nden alıp, MUÇEV uhdesine verdi…

Vali hanım üzerine alınmasın, Muğla Valiliği kuruluşu Muğlaya Hizmet Vakfı, Muğla‘ya hangi “hizmetleri” sağlanmıştır, gelir kaynakları, giderleri nelerdir, nerelere, neden gider yapılmıştır, diye bu köşeden senelerdir sorarım. Dağlardan ses geldi, Valilikten ses gelmedi…

Bundan sonra cevap gelmeyeceğini bile bile MUÇEV‘e soracağız;

Hangi koy ve kıyılarda yetkilisiniz? Geliriniz ne, gideriniz ne?

Muğla doğal ve tarihi çevresinin korunmasına, geliştirilmesine dair neler yaptınız?

Veb siteniz var biliyoruz, ama oradan bir şey anlamıyoruz. Akyaka‘daki işletmeniz Orman Kafetaryası‘nda mı olur, Sakar Dinlenme Tesisleri‘ndeki yerinizde mi, yoksa Akyaka-Ören yolu üzerinde İlköğretim Okulu‘ndan restorana çevrilen mekanda mı, yoksa İztuzu‘nda mı olur bir basın kahvaltısı düzenleseniz de bigilensek…

Hep birlikte bilgi kirliliğine son versek fena mı olur?

 xx           xx           xx

İztuzu Plajı‘na yeniden el konulunca Ortaca‘dan Ömer Kundakçı arkadaşımız kaleme aldığı yazısına “Naber, Netekim, Yine Geldi ‘MUÇEV’” başlığı attı. Bulunduğu şehrin, bölgenin sorunlarına duyarlılık gösteren, muhabirliğin ötesine geçip “köşe yazısı” yazarak “kent yazarlığına” soyunan yeni nesil meslektaşlarımıza bayılıyorum. İyi ki varsınız, umarım çoğalırsınız…

Yazısının spotunda “Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ’31 Mart’ı atlatın, ondan sonra bizden istemeye yüzünüz olsun’ dedi. Ortaca Belediye Başkan adayı Alim Uzundemir, ‘İztuzu plajı Ortaca halkına söz verildi, Ortaca Belediye Tesisleri’ yazdırmadığım sürece hiçbir teklifi kabul etmiyorum’ dedi. İztuzu plajının işletmesi MUÇEV’e verildi.” diyen Ömer Kundakçı şöyle devam etmiş:

Dalyan İztuzu Plajının özelleştirilmesi ve Kargıcak koyuna iskele yapılmasına karşı yapılan eylemlerin üzerinden 3 yıl geçti. Ortaca halkına söz verilen İztuzu plajı MUÇEV’e verildi. Özel Çevre Koruma (ÖÇK) bölgesi (B) sınıfı hassas zon alanı ve caretta carettaların yuvalama bölgesi olan Kargıcak koyu ise yapılmayacak denilenler yapılarak başka bir firmaya kiralandı.

Aradan geçen 3 yılın ardından, sözleşmesinin bittiği gerekçesiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden (MSKÜ) alınan İztuzu plajının işletmesi, Danıştay tarafından kamu yararına dernek olmadığı da onanan, Muğla’nın birçok yerinde işletmeleri kendi belirlediği yöntemlerle kiraya veren, Muğla Çevre Vakfı Limited Şirketi’ne (MUÇEV) verildi.

xx           xx           xx

Kıyılarda tam bir keyfilik yaşanıyor…

Daha önce kaleme aldığım yazılarda, daha doğru olanı bulununcaya kadar günübirlik, halka açık kıyı ve koyların tamamının, adı MUÇEV olur, başka bir şey olur her nasıl bir yapı eliyle olursa olsun “şeffaflık” içinde Valilikçe işletilmesinin doğru olacağını savundum.

Hala bu görüşümün arkasındayım.

Çünkü bu alanların yerel yönetimlerin yetkisine bırakılımasını doğru bulmuyorum. Onlarda işletmelerini kendilerine yakın gördüklerine bırakacaklardır!

Eğer belediyeler bu yerleri “Menteşe Belediyesi’nin Atapark İşletmesi” örneğinde olduğu gibi kendileri işleteceklerse, ben de yerel yönetimlerin ve Ortaca Belediyesi‘nin arkasındayım…

İztuzu Plajı‘nı CHP’li Ortaca Belediyesi‘ne çok gören ve çevre kavgalarına, hukuk kavgalarına neden olan MUÇEV veya Valilik şimdi o plajı Cumhur İttifakı ortağı MHP’li Ortaca Belediyesi‘ne verirse bu ilkesizlik, haksızlık ve hatta “partizanlık” olur!

Ben bilmiyordum. Ömer Kundakçı arkadaşımızın yazısına bakılırsa Kargıcık Koyu’nda da ilkesizliğin dibine vurulmuş…

 xx           xx           xx

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gerçekten doğal ve tarihi çevrenin korunması için de kurulmuş bir Bakanlık ise, böyle bir derdi var ise, Muğla Valiliği de bu anlayışın, derdin ortağı ve Muğla’daki temsilcisi ise bunu bize inandırmalılar. Samimiyetlerini göstermeliler.

Zor değil. Bunun için önce şunu yapmalılar:

Muğla kıyı ve koylarında, günübirlik alanları “ticari faaliyet alanları” olmaktan çıkarmalılar.

Amaç bu yerlerin korunması ve korunurken halka (her kesimine) açık kullanılmasının sağlanması olmalı.

İztuzu Plajı‘na yeniden el koyan MUÇEV İşletmesi kişi başı 10 Lira giriş ücreti alıyormuş.

CHP’li Milas Belediyesi de “tuvalet hizmeti” vermediği Ören Plajında şemsiye-şezlongtan 10 Lira alıyormuş. Yok bir farkları!

Ben bu tuvalet işine çok takıyorum. İztuzu’nda, Akyaka’da tuvalet var. Engelliler için bile var… Ama Akbük’te, Ören’de var mı bilen yok… O kadar insanın nereye gittiğini sormayacağım, biliyorsunuz…

 xx           xx           xx

Ben bir de DEKAMER‘e takıntılıyım.

DEKAMER, o zaman Doçent olan Zoolog Prof. Yakup Kaska tarafından 2008 yılında İztuzu Plajında Pamukkale Üniversitesi‘ne bağlı olarak kurulmuş bir “Deniz kaplumbağaları araştırma, kurtarma ve rehabilitasyon merkezi”dir.

Muğla‘da 12 ay arkeolojik kazı yapılan yerlerden birisi Yatağan‘da antik Stratonikeia kentidir. Bu çok önemli kenti 11 yıldır kazan ve geldiğinde genç bir öğretim elemanı iken bugün profesör olan Bilal Söğüt‘te Pamukkale Üniversitesi akademisyenlerindendir.

Neden?.. Muğla gibi bir yerde Zooloji, Botonik Ana Bilim Dalları yok?

————————–                                                                                       ————————–

GÜNÜN SÖZÜ: Bir siyasetçi gelecek seçimi, bir devlet adamı gelecek kuşağı düşünür. (James F.Clarke)

ÇİVİ

Muhabir Adem Ülker haber yapmak için gittiği Dalyan’da kolluk kuvvetlerinin “terörist” yaklaşımı ile karşılaşmış. Arkadaşım, “Ne yapmış, mavi yengeç rakı muhabbetinde coşup kayıkla Rodos’a iltica girişiminde mi bulunmuş?”  dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.