MUTLU SONA 90 DAKİKA KALDI

Bu haber 29 Mayıs 2009 - 0:00 'de eklendi ve 630 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bugün , çok önemli bir gelişmenin eşiğinde.
Daha açık bir ifade ile daha bir mutlu olmak için önünde bir fırsat var.
Üstelik kısa bir süre sonra istediği mutluluğa kavuşabilir.
Yeter ki, bugüne değin istense de verilemeyen destek bu defa versinler.
Ataşehirspor’dan dem vuruyorum.
Hani yıllar boyu profesyonel ligde mücadele ettikten sonra göz göre göre amatör kümeye düşen takımımız vardı ya.
Onun adına bir şans doğmuş vaziyette.
Yıllar içerisinde kimi zaman göğsümüzü kabartan, bazı yıllarda kahreden yeşil-beyazlı takımımız, şu sıra olmak veya olmamak noktasında.
Kadı ki olmaması için bir neden olacağını sanmıyorum.
Yeter ki 90 dakikayı da istenilen sonuçla kapatsın.
90 dakika diyorum.
3.lige çıkmak adına, önüne çıkan bütün zorlukları bir bir aştı.
Önce kendi grubunda yer alan takımları, ardından play-off müsabakası  için Sökespor’u da geçerek, final kapısına gelip dayandı.
Şayet finalde karşısına çıkacak olan İstanbul Ümraniye Spor’u da geçerse, bir sene öncesinde geldiği yere dönecek.
Bu da 90 dakika ile sınırlı.
Ya son maç sonrasında hepimizi sevince boğacak ya da beklentiler bir başka bahara sarkacak.
Şu sıra yeniden başa dönmek istemiyorsak, hepimize düşen bir görev var.
Kalan tek maçtan galip gelmek için elimizden ne geliyorsa esirgememeliyiz.
Her birimiz maddi manevi destek vererek, başta futbolcular olmak üzere teknik heyet ve yönetim kadrosunun yanında olduğumuzu hissettirmeliyiz.
Futbolcular böyle bir desteği arkalarında hissettiklerinde daha bir şevkle mücadeleye asılacaklardır.
Bizim deyimimizle ölümüne mücadele vereceklerinden kuşkumuz yok.
Onun için tekrar tekrar altını çizmek istiyorum.
Önümüzde sadece 90 dakikalık bir süreç kaldığına göre, başarıya ulaşmak adına varımızı yoğumuzu ortaya koymalıyız.
Koyalım ki, her zaman mümkün olmayan bir fırsat elimizden kaçıp gitmesin.
Zira bu fırsatı her daim yakalamak adeta imkansız.
Hele içinde bulunduğumuz ekonomik koşullarda.
Öyleyse bugün saat 17.00 karşılaşacağımız Ümraniye Spor maçını ne yapıp edip kazanmalıyız.
Aksi takdirde bundan sonrasında ağzınızla kuş tutsanız, aynı noktaya gelmeniz kolay olmayacaktır.
Ekonomik koşullar diyorum.
Dilerseniz bir sene öncesine dönelim.
Ataşehirspor 3.lige düşmüştü.
Başta yönetim kurulu olmak üzere önceden kulüp başkanlığı yapanlardan Hamza Akercan, bir takım arayışlara girdiler.
Niyetleri bir kulüp satın almaktı.
Onlar yeniden profesyonelliğe dönmenin zorluğunu düşünerek bu yolu seçmişlerdi ama, meselenin maddi boyutu el yakıyordu.
Kulüp satın almanın bedeli için ortada dolaşan rakam 2 trilyon civarındaydı.
Tabi bu rakam karşısında elden gelen bir şey olmadığı anlaşılınca, Ataşehirspor Önder Kaytan başkanlığında öze dönüş kararı almıştı.
Bunun anlamı, alt yapıyı güçlendirerek zaman içerisinde tekrar profesyonelliğe çıkmak.
Ne var ki zamanı belli değil.
Derken ister şans diyelim, isterse özverili çalışma, yeşil-beyazlı takımı bugünkü noktaya getirdi.
Şimdi…
Yeniden profesyonelce mücadele etmek için bir sene öncesinde 2 trilyonun bile yetmediğini düşünürsek, 90 dakikanın önemi her halde daha iyi anlaşılır.
Öyleyse avucumuza gelen bu fırsatı asla tepmemeliyiz.
***
Gözlemlediğim kadarıyla kentte olağanüstü bir heyecan var.
Mutlu sona ulaşmak için sadece 90 dakika kaldığının düşünenlerden, hiç akla hayale gelmeyen isimler, son maç için Antalya’ya gideceğiz diyor.
Bununla ilgili bir takım organizelerin başlatıldığını görüyoruz.
Bilmem kaç otobüs seyirci takımı teşvik etmek için Antalya’ya gidecek.
İşte beklediğimiz buydu.
Maç saatinde futbolcularımız bakıp görecek, tüm Ataşehir arkasında.
Var gücüyle müsabakaya asılıp, maçı kotarmasını bileceklerdir.
Bu da bizleri haddinden fazla mutlu edecektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.