Mürsel Alban İle İlgisi Ne?

Bu haber 25 Temmuz 2018 - 2:56 'de eklendi ve 2.793 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Her seçimde olduğu gibi 24 Haziran Seçimleri arifesinde de milletvekili adayları ile ilgili haberler, söylentiler çıktı. O söylentilerden birinin peşine düşen Adem Ülker arkadaşımız Yeni Asır Gazetesi‘nin 16 Temmuz 2018 tarihli sayısında “CHP’li Alban Olayı Örtbas Ettirdi” başlığı ile yer alan haberiyle “gazetecilik” örneği sergiledi…

Tam da Muğla’da gazetecilik can çekişiyor, “araştırmacı gazetecilik” sona erdi derken, Adem Ülker yaptığı haberle bizleri umutlandırdı.

O nedenle ben arkadaşımız Ülker‘i “Muğla’da Yılın Gazetecisi” ilan ediyorum.

Dün 24 Temmuz‘du… Basında Sansürün Kaldırılışı 110. Yılında anıldı… Bugünlerde balo düzenleyen, gazetecileri ödüllendiren cemiyetlerimiz olur… Ne yaparlar, kimleri ödüllendirirler onuda bilmiyorum.

Benim ödülüm Adem Ülker’e… O’na verebileceğim ödül de yok. Sadece meslekte bir büyüğü olarak kendisini kutluyorum…

İnşallah O’nu örnek alan genç meslektaşlarımız çıkar…

xx           xx           xx

Adem Ülker‘in Facebook hesabımda paylaştığım haberinin eksikleri, “acaba” dedirten yanları var, ki kendi de “Karanlıkta Kalan Noktalar” ara başlığı altında sorguluyor. Ama yine de söylemem gerekir ki bu olayın üzerine başka giden olmadı…

Ülker gazetecilik ve cesaret örneği sergiledi…

Adem ÜlkerCHP’li Alban Olayı Örtbas Ettirdi” başlıklı haberde, “Dilek Bektaş’ın hayatı 4.5 yıl önce mahvoldu. Geçirdiği kazanın ardından felç kaldı. Şimdi, hem hayat hem hukuk mücadelesi veriyor. Çünkü Bektaş’ın iddiasına göre, CHP’li Milletvekili Mürsel Alban davanın seyrini değiştirdi.” diyor.

Ülker‘in haberine göre, Yerkesikli Dilek Bektaş, yaklaşık 4.5 yıl önce geçirdiği kaza nedeniyle felç kalmasının ardından açtığı davadan sonuç alamadığını söylerken, CHP’li Milletvekili Mürsel Alban hakkında şok iddialarda bulunmuş.

Haberde talihsiz kadın Bektaş, “Aracı ben kullanmıyordum. Ama kazadan sonra beni direksiyon tarafına sürüklemişler. Mürsel Alban, olayı örtbas ettirdi. Çünkü kaza yaptığımız arabanın sürücüsü, Alban’ın şirketinde çalışıyormuş. Araçta CHP’li Alban’ın şirketine ait” demiş.

xx           xx           xx

Adem Ülker‘in haberine göre, elim kaza Ocak 2014‘te Muğla il merkezinde (Menteşe) meydana gelmiş.

Dilek Bektaş, 4.5 yıl önce CHP İl Yönetimi’nde yeralan, yakın zamana kadar İl Başkanlığı yapan ve şu anda Muğla Milletvekili olan Mürsel Alban‘ın inşaat şirketinde mühendis olarak çalıştığı belirtilen Ertuğrul Dönmez ile arkadaşlık kurmuş.

Olay gecesi bir kafede oturan ikili, daha sonra Dönmez‘in kullandığı otomobile binmişler. Genç kızı minibüs durağına bırakacağını söyleyen Dönmez, çevre yolunda ters istikamete girmiş. Araç bir süre sonra Muğla Kavşağında (Menteşe Evleri civarı) aniden kontrolden çıkmış ve takla atmış. O gün 25 yaşında olan Dilek Bektaş felç kalmış…

Olaydan sonra genç kız ve ailesi davacı olmuş. Ancak dosya kapatılmış!

Dosyanın kapatılması haberde şöyle anlatılmış:

Bektaş, aracı kendisinin kullandığı süsü verilmek için direksiyon tarafına sürüklendiğini iddia etti. Fakat genç kızın tüm iddiaları ve görgü tanıklarına rağmen davanın seyri değişti. Bektaş, avukatının duruşmalara girmediğini, dosyayı kapatmaya çalıştığını öne sürdü. Dilek Bektaş, hakimin görgü tanıklarını dinlemeden, delilleri incelemeden karar verdiğini ve davayı düşürdüğünü iddia etti. Ankaralı iki avukat, Bektaş’ın dosyasını yeniden inceleyerek genç kızın davasını temyize götürdü. Davanın yeniden ele alınması için mahkemeden gelecek sonuç bekleniyor.

xx           xx           xx

Haberden anladığımız, genç kız adını “Kemal” olarak bildiği, Alban İnşaat‘ta çalışan mühendis ile çıkıyor. Kemal genç kıza, “Seni Yerkesik minibüs durağına bırakırım” diyor, ama araç ıssız, ormanlık alana doğru ilerliyor. Genç kız müdahale edince kendisine “Kavşağı kaçırmışım, ileriden dönerim” deniliyor ve bu sırada otomobil kontrolden çıkıp, takla atarak durabiliyor.

Araba durup dururken neden takla atıyor?

Haberde sorunun yanıtı yok. Zaten Ülker‘de haberinde “Karanlıkta kalan noktalar” başlığı altıda da şu ifadelere yer verilmiş:

Olay yerinde başka kişilerin de bulunduğu ve kazanın seyrini değiştirmek için bir yalan senaryoya başvurulduğu iddiası var. Eğer araçta iki kişi varsa, genç kızı kim şoför koltuğu tarafına sürükledi? Kazada direksiyon çarpması sonucu kaburgaları kırılan ve kendinde olmadığı belirlenen mühendisin, tedavinin ardından ortalıktan kaybolmasının sebebi ne? Kaza anında görüntü çeken ve ifadesine başvurulmayan şahıs kim ve nerede? Olay yerinden kaldırılan otomobil nasıl sırra kadem bastı? Parmak izleri ve araç içindeki incelemeler neden yapılmadı? Kendini Kemal olarak tanıtan kişi neden daha sonra Ertuğrul Dönmez olarak kayıtlara geçti?

Adem Ülker haberini şöyle noktalamış:

Genç kızın avukatlarından Fatih Beyazıt, ‘Mahkeme, kazanın hemen ardından görüntüleri çeken kişinin ifadesine gerek görmedi. Sürücünün ön kaburgalarında kırıklar var, bunu dikkate almadı. Bilimsel gerçektir, direksiyondaki kişi kaza anında araçtan fırlamaz, göğüs kafesinde direksiyon çarpmasına bağlı olarak çatlak veya kırıklar oluşur. Araç apar topar kaldırılmış, direksiyondan parmak izi alınmamış. Hakime bütün delilleri ve bulguları incelmesi gerektiğini söyledik, bize ‘O saatte ne işi varmış dışarıda?’ şeklinde karşılık verdi. Dava şimdi temyizde’ dedi.

xx           xx           xx

Facebook hesabımda paylaştığım habere aradan kaç gün geçtiği halde 18 kişi beğeni ve şaşkınlık ifadesi bırakmış. Haber ilgi görmemiş olabilir mi? Ben haberin benim yazılarımdan daha çok ilgi görüp, okunduğunu düşünüyorum. Ancak nedense insanlar deşifre olmak istemediler galiba… (!)

Paylaşımımım altına Av. Didem Alaca Özbek Çok ciddi iddialar bunlar, cevap verilmesi gerekir” diye not düşmüş.

Bence de öyle… Muhatapları bu iddialara yanıt vermek zorunda. Çünkü bu olayın sokaktaki dedikodusu, daha dehşet verici ve vahim…

Muğla’daki aktivistlerden Funda Karadağ Dural “Bunları sanırım pek çok kişi biliyor. Adamın taciz meselesi de var. Bu konular defalarca CHP Genel Merkezi’ne çeşitli yollarla iletildi diye biliyorum ama enteresan bir şekilde yok sayıldı” diye paylaşımda bulundu.

CHP’li gençlerden Uğur Ürper de “Eksik bilgi var haberde. O arabada Mürsel Alban var mıydı, yok muydu?” ifadesinde bulunmuş.

Bunlar çok önemli… Kim ne biliyorsa anlatmalı, gerçeklerin ortaya çıkmasına katkı yapmalı…

xx           xx           xx

Paylaşımımım altına Ahmet Tan Karaosmanoğlu da yorumda bulunmuş. KaraosmanoğluAsıl soru şu;” diyerek şu ifadelerde bulunmuş:

Mürsel Alban niye bu meseleyi örtbas ettirmiş? İnsanların özel hayatı patronlarını niye ilgilendirir ki?Araç şirket aracı ise Kasko ödememiştir herhalde… Çünkü kullanan şirket personeli değilmiş. Ayrıca o araçta kaç kişi vardı acaba? Böyle bir kazanın sonucunda içinde olan kim var kim yoksa mutlaka hastahaneye muayeneye gitmiştir. Bu da hastahane kayıtlarından çıkar. Kaza bölgesinde mobese varmıymış acaba? Ayrıca; A kızım; Sen niye kendi tabirinle satılabilir avukat tutuyorsun? Sen niye Ankaralı avukatlarla uğraşıyorsun. Herşeyi bedava yapacak veya yaptıracak Ahmet Tan Karaosmanoğlu’nu hiç mi duymadın?

Sözlerden de anlaşılacağı gibi Karaosmanoğlu talihsiz genç kadına yardıma hazır olduğunu duyuruyor. Bence herkes, hepimiz yardımcı olmalıyız…

Haber bende, sanki araçta 3 kişi varmış gibi bir izlenim yarattı… Araç şirket aracı olduğuna göre direksiyonda şirket şoförü olabilir mi? Kafamda deli sorular;

Peki arkada Dilek Bektaş ile kim oturuyordu? Yoksa Ertuğrul Dönmez şirket şoförü olabilir mi? O ‘Kemal’ veya ‘Ertuğrul Dönmez’ miydi, yoksa esas oğlan mıydı? En önemlisi o araç durup dururken mi yoldan çıktı?

Ha bir de unutmadan; kazanın olduğu gün hastane aciline başvuranların adları bir şekilde silinse bile hastanedeki polis memurunun tuttuğu kayıtlar silinmez… Bakmak lazım…

xx           xx           xx

Neyse, gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir kötü huyu vardır…

———————————–                                                      ———————————–

GÜNÜN SÖZÜ: Gençliği anlamaz hale gelmişseniz, dünyadaki işiniz bitmiştir demektir. (Hz. Ali)

ÇİVİ

Artık her Türk asker doğmuyor. Bazıları bedelli doğmaya başladı.

Beni Bi Gülmek Aldı:))))

————————————————————————————————————————–

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 25 Temmuz 2018 / 15:46

Gocuman;Yukarıdaki yazıda konu edilen Haber’i okuduğumda Ustam bu konuyu atlamaz ve mutlaka yazar demiş ,idim. Yazınız için hem tebrik ve hemde teşekkür diyorum. CHP Muğal 1 nci sıra Milletvekili Genel Başkanının arkasında “Hak-Hukuk-Adalet” yürüyüşüne katılmışmıydı . merak ettim. Birde Merhum ; Cennet Mekan Neyzen TEVFİK’in “‘kime sordumsa seni”‘ diye başlayan meşhur şiiri aklıma geldi. sevgi ve saygı.

Mehmet Keza KUNDAKÇI 26 Temmuz 2018 / 10:44

Üstad merhaba,
olayın içeriği anlamında, adli tarafı ağır basıyor, dolayısı ile neden sizin köşenizde yer alıyor manasında, anlamaya, değerlendirmeye çalışıyorum. Ancak Mürsel Alban denince de, Önce Turgut Özal’ı rahmetle anıyorum.
“Tercihli oy” diye bir seçenek sunmuştu. Hey gidi günler… Tercihli oy olsaydı, bugün Mürsel vekil mekil değildi.
Kerim Cangır aklıma geliyor hüzünleniyorum. 59 yaşında ve ülke gündemini genelde ve yerelde çok yakın takip eden,”ne olacak bu memnikatın hali,” diye diye, kendini dertlendiren bir vatandaş olarak, üzüntüm çok daha derinleşiyor. Nerede yazar, hak etmediğin bir yeri işgal eyle? CHP’de mi? Hangi etnik kültürde? Hangi kitapta?
Bir gün kendine sor bakalım Mürsel bey, benim neyim daha iyi Kerim Cangır’dan ve diğer 31 adaydan diye?
Sorabilecek Erdem ve Kemal CHP nin ve halkın köklerinde var…