Mülteci sorunu anlatıldı

Bu haber 11 Aralık 2015 - 23:11 'de eklendi ve 679 kez görüntülendi.

manşet (3)10 Aralık’ın Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle Muğla İnsan Hakları kurulu tarafından Menteşe Belediyesi Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezi’nde “Hukuki, İnsani ve İdari Boyutlarıyla Mülteci Sorunu” konulu konferans düzenlendi. Muğla İl İnsan Hakları kurul Başkanı ve Vali Yardımcısı Mevlüt Kurban, “Şartlar ne olursa olsun etrafımız ateş çemberi de olsa asla vazgeçilemeyecek önemde olan insan hakları konusu hep gündemde tutulmalı” dedi.
Kadir Tamer
10 Aralık’ın Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle Muğla İnsan Hakları kurulu tarafından Menteşe Belediyesi Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezi’nde “Hukuki, İnsani ve İdari Boyutlarıyla Mülteci Sorunu” konulu konferans düzenlendi.
Konferansın açılışında konuşan İl İnsan Hakları kurul Başkanı ve Vali Yardımcısı Mevlüt Kurban,10 Aralık 1948 tarihinde kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi münasebeti ve insan hakları bilincinin geliştirilmesi amacıyla, her yıl 10 Aralık’ın Dünya İnsan Hakları Günü olarak kutlandığını hatırlattı.
İnsan haklarının demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerlerin toplumda yerleşmesi ve vatandaşların da bu değerlerden yararlanabilmesi için son yıllarda önemli çalışmalar yapıldığını belirten Kurban, “Şartlar ne olursa olsun etrafımız ateş çemberi de olsa asla vazgeçilemeyecek önemde olan insan hakları konusu hep gündemde tutulmalı. Sahillere vuran kimin çocuğu olursa olsun, üşüyen vücut kimin olursa olsun bu kışta bunun çok fazla bir önemi yok. Onlar ölümü göze alarak denizlere gidiyorsa bir sorun var demektir” diye konuştu.
Türk halkının yaşadığı coğrafya nedeniyle geçmişten bugüne aman dileyenlere hep kucak açtığını, sofrasına ortak ettiğini vurgulayan Kurban, şunları söyledi:
“Öyle bir kültürün insanlarıyız ki bir tarafta İkinci Dünya Savaşı’nın bütün şiddeti devam ederken, kendi insanımız mısır eşiğini hamur haline getirip yemek zorunda kalırken o günlerde Yunanistan’da çocuklar açlıktan ölmesin diye 18 gemi ile hububat yardımı yapmışız. Böyle bir coğrafya böyle bir insan yapımız var bizim. Türk insanı mazlumlara, geçmişte nasıl yardım ettiyse bugün şartlar ne olursa olsun bu tutumundan asla vazgeçemeyecektir.”
Uluslararası Af Örgütü Mülteci Hakları Koordinatörü Volkan Görendağ ise sığınma hakkının temel bir insan hak olduğunu söyledi.
Bütün devlet ve kurumların bu hakka bir şekilde riayet etmek zorunda olduğunu kaydeden Görendağ, “Bütün dünyanın gündeminde Muğla’dan, İzmir’den Çanakkale’den Avrupa’ya doğru gitmeye çalışırken hayatını kaybeden küçük çocuklar, yetişkinler konuşuluyor. Avrupa Birliği’nin gündemine damga vuran fotoğraflar bu kıyı şehirlerimizden servis ediliyor. Dolayısıyla bu bizim sorunumuz. Buna bir insan hakları sorunu olarak bakmak lazım” dedi.
“Suriye’de 11 milyon insan yerinden edildi”
Görendağ, şuanda Suriye’de 11 milyon insanın yerinden edildiğinin raporlara geçtiğini, bunun 4,5 milyonun komşu ülkelere sığındığını, 7 milyon kadar olan kısmının ise ülkenin kendi içerisinde şehir değiştirmek zorunda kalarak ordaki mülteci kamplarında hayatlarını devam ettirmeye çalıştığını dile getirdi.
“Yasadışı ve kaçak kavramları bir suçu tarif ediyor”
Toplumda ‘yasadışı’ ve ‘kaçak’ kavramlarının suçla bir arada anılıyor olmasının onlara karşı olumsuz bir yargı oluşturmasına neden olduğunu vurgulayan Görendağ, şunları ifade etti:
“Örneğin, kaçak-göçmen, kaçak-mülteci, kaçak-sığınmacı ile yasadışı-göçmen, yasadışı-mülteci kavramları basında ve konuşmalarda sıkça kullanılıyor. Bunlar bir suçu tarif ediyor. Yani kaçak veya yasadışı demek bir suça denk geldiği için ister istemez bu suçlu olmasa da o grupların tümünü kriminize etmek hali yaşanıyor. Dolayısıyla ne bizim kanunumuzda nede diğer hukuk metinlerinde bu kavramlara rastlamak mümkün değil. Bu tanımlamalardan uzak durulması toplumla onların uyumunu artırarak sürekli bir suçlu algısını ortadan kaldıracaktır.”
Sığınmacı’nın mülteci adayı olarak adlandırılan kişi olduğunu belirten Görendağ, “Bizim kendi iç hukukumuzda sığınmacı diye bir tanımlama yapılmamıştır. Başvuru sahibi olarak geçer. Ancak sığınmacının ana tanımı mülteci adayı olan kişi demektir. Göçmen konusu ise çok daha geniş. Bu, çalışma, eğitim yada iş bulma nedeniyle başka ülkelere göç eden kişilerdir. Bunlar illaki teknelerle düzensiz olarak geçmek zorunda değillerdir” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.