Mühendislik Ekonomisine Geçmek

Bu haber 30 Kasım 2018 - 0:20 'de eklendi ve 388 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek

Hayatın özü medenice yaşamak ve…

Yaşamın daha kaliteli akmasında.

Yaşam kalitesinin de ekonomiden geçtiğini hepimiz biliyoruz.

Zenginliğin kaynağı güçlü ekonomiden geçiyor.

Ülke dinamikleri dengede olamayınca gelişmenin olamayacağını biliyoruz.

Refaha ulaşamayan halkın mutsuz olacağını.

Yaşam kalitesinin düşeceğini.

Bir ülkenin üretmeden tüketmesinin absürt olduğunu.

Bilime, Ar-ge’ye. Yüksek teknolojiye yatırım yapmadan.

Teknoloji ülkesi. Bilim ülkesi olmanın hayal olduğunu.

Bilimin ise; ne siyasetin, ne üniversitelerin, ne de sivil toplum kuruluşlarının konusu olmadığını hepimiz şakır şakır gözlemliyoruz.

Tarım ve hayvancılık olmadan sanayi ülkesi olunamayacağını…

Anadolu’nun tekrar üreterek ayağa kalkabileceğini.

Başka bir dünya yaratabileceğimizi. Bambaşka bir ülke olabileceğimizi, bilmeliyiz.

Ayrıca da Anadolu’yu üretime, berekete, verime tekrar kavuşturmanın ve köylerimizi Cumhuriyetin ilk yıllarında olduğu gibi yine üretim seferberliğinin üssü olacak şekilde planlı bir örgütlenme yapılarak olacağını biliyoruz.

Kalkınma üretimden geçiyor.

Tarım olmadan kalkınma olamaz.

Her şeyi var eden bir şey. Bu da üretim.

Bir ülkenin kalkınmasında en önemli etkenlerden bir tanesi de eğitimdir.

OECD ülkeleri içinde en genç nüfusa sahip bir ülkeyiz. Bu genç nüfusu iyi eğitmek zorundayız.

Kalkınmanın ve gelişmenin özü, üretim anlayışı ve üretim tutkusudur.

Katma değeri yüksek ve planlı üretimden geçiyor.

Ülkemizde gelişim ve kalkınma siyasal çıkarlar adına elimizin tersi ile geri plana atılamaz.

Gerçek şu ki siyasal çıkarlar adına bu ülkenin geleceği kurban edilemez.

Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, bir dönem kendi çıkarları uğruna bir ülkenin geleceği ile oynamaya hazır olan politikacılar yok etmişti köy enstitülerini.

Türkiye kutuplaşmanın bedelini enstitülere kesmişti. Geleceğimize. Bizlere.

O zaman Anadolu kültürü almış insanımızın eğitim almasına izin verilseydi, şahlanacaktı ve kalkınma köylerden başlayacaktı.

Anadolu insanı zenginleştikçe ülkenin her bölgesinin geliştiğini kalkındığını düşünsenize…

Belki de bugün imrenerek baktığımız İskandinav ülkelerini geride bırakacaktık.

Belki de Avrupa Birliğinin amiral gemisi ülkeleri geçecektik.

Ve ayrıca da Cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk’ün emri ile Türkiye’nin dört bir yanında fabrikalar kurulmuş, iş olanakları yaratılmıştı. Küllerinden doğmaya çalışan bir ülke, düşmanlarından yeni kurtulmuş, savaşlarla bitap hale düşmüş, düşmanlarının çok gerisinde kalmış bir ülke şaha kalkmıştı.

Yerli ve milli kavramı diyorsak üretimden ve milli sermayeden yana olacağız.

Mühendislik ekonomisini geliştireceğiz.

Atatürk gibi sanayi devrimi yapmak ve yerli ve milli üretimi yapmak.

Mühendislik ekonomisine geçmek zorundayız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.