Muhammet Tokat’ın seçimi, Vekillerin ayarı… « Hamle Gazetesi

Muhammet Tokat’ın seçimi, Vekillerin ayarı…

Bu haber 23 Ocak 2019 - 0:40 'de eklendi ve 3.241 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Milas‘ta 5 bin civarında CHP Üyesi hafta sonunda pazar günü 31 Mart Yerel Seçimlerinde Belediye Meclis Üyesi adayı gösterilecek isimleri belirlemek için sandık başına gitti ya neredeyse o pazar günü “Muğla’da Demokrasi Günü” ilan edilip, kutsanacak!

Bodrum CHP‘de “mekik diplomasisi” yaşanıyor bugünlerde. Bodrum‘a önce CHP İl Başkanı Adem Zeybekoğlu geldi. “Devrimci gelenekten geliyoruz. Sokağa çıkarız haaa” dedi. Ardından önceki gün CHP Milletvekilleri Süleyman Girgin ve Suat Özcan geldi… “Heyet-i nasiha” gibi!

Fatih Bozoğlu’nun dediği gibi “CHP’li Vekillerden Bodrum’a Balans Ayarı…” da denebilir…

Girgin ve Özcan, İl Başkanı Zeybekoğlu kadar devrimci olmamalılar ki “Sokağa çıkarız haaa” demediler.

Deselerdi, birileri de çıkar “Atamalar için sıkar o haaa” derlerdi muhtemelen…

Ama, baştan beri Muğla‘da ittifak istemediklerini, Büyükşehir Başkanı ve İl Başkanı ile milletvekilleri olarak Muğla‘nın her yerinde CHP’li adaylarla seçime girmek istediklerini Ankara‘ya ilettiklerini söylediler.

Bodrumlu meslektaşlarımızdan birinin Milletvekili Özcan‘a “Dün demokrasi şöleni denilen bir şeyi yaşadı Milas örgütü. Ancak diğer 12 ilçede böyle bir şey yaşanmadı. Neden Milas?” sorusu ise beni benden aldı…

Bodrum’a bir kaç gün sonra Kemal Kılıçdaroğlu da gelir mi bilmiyorum, ama bir iki PM ve MYK Üyesinin de gelmesi ihtimaldir… Bodrum değil, artık Muğla ayar tutmuyor…

 

xx           xx           xx

Havan da su dövmek”, “Leyleğin ömrü laklakla geçer”, “Lafla peynir gemisi yürumez”, “Lafa bakarım laf mı diye, bir adama bakarım adam mı diye”, “Boş lafa karnımız tok”, ‘boş‘ yerine ‘kuru‘ da olur… Laf üzerine başka ne sözler vardır kimbilir, bunlar aklıma geliverenler…

CHP Muğla örgütlerinin ve Bodrum’un ömrüde öyle geçecek görünüyor.

Bir laf da ben edivereyim; laf çok icraat yok! O değil de ben “demokrasi şöleni” lafına fena taktım…

İlçe Başkanı Halil Karahan başkanlığında yapılan toplantıda, 8 aday adayından 4’ü vardı ve Başkan Kocadon da “basına açık bölümün” sonunda geldi. Demek ki laflar kuru yavan gelmeye başladı.. Bodrumlu meslektaşımın “şölen” sorusuna ise CHP Milletvekili Suat ÖzcanMilas meclis üyelikleri için eğilim yoklaması talep etti. Bu seçimi de kendi gerçekleştirdi. Genel merkezden herhangi bir gözlemci de gelmedi.” diye geçiştirmeye kalktı. Bizim Fatih Bozalan‘dı galiba, sesini tanıyamadım, gazeteci usta, “Genel Merkez izin verdi mi?” diye sorusunu yineledi. Suat Özcan da sıkıntılı bir şekilde “Milas genel merkezden ‘yapabilirsiniz’ kararını alınca eğilim yoklamasını yaptı” diye devam edebildi…

 

xx           xx           xx

Neymiş “eğilim yoklaması” imiş… Eğer izledi ise bu söz Ahmet Kılbey‘i rahatlatmış olabilir.

Sandıktan çıkan 28 adayın sıralamasında 15’nci sırada çıkmış. Mecliste yer alması zor görünüyor. Kılbey kendisi de öyle görmüş olmalı ki, sosyal medya hesabından “ … beyzade bu tablonun örgütümüzün özgür iradesiyle çıkan bir tablo olmadığını sizin benden daha iyi bilmeniz gerekir. Bizzat ben dört değişik anahtar liste ele geçirdim. Bunların hiçbirindebenim ismim yoktu. Madem önseçim yapılıyor neden lordlar anahtar liste ile üyelerin iradesini etkiliyor. Çok yanlış, hiç demokratik değil, bu kadar harcamaya masrafa gerek yoktu. Hiç zahmet etmeden başkan anahtar listesini önseçim yapmadan cesaretle kamuoyuna açıklayabilirdi. Zaten bu yetkiyi genel merkezden almıştı. Lütfen dürüst olalım…”  paylaşımında bulundu. Ne olduysa sonra sildi, ama bakarsınız liste kesinlik kazanırken 3’ncü sıradaki Halil Mutlu‘nun yanında yer bulur… Yapılan nasıl olsa “eğilim yoklaması”…

Samimi olarak söylüyorum, il yöneticiliği de yapmış, herkesin saygısını sevgisini kazanmış Kılbey’e bu yapılmamalıydı… Neyse, kimlere ne yapılmıyor ki?!

 

xx           xx           xx

Bizim Fatih Bozoğlu da Milas‘taki o temayül yoklaması denilen önseçim için “Demek Olabiliyormuş, Sandık Koymayanlara KAPAK Olsun…” başlığı ile kaleme aldığı yazısında, “CHP Milas Örgütünden Demokrasi Dersi…” ifadesini de kullanarak şöyle devam etti:

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milas İlçe Örgütü üyeleri, Milas Belediye Meclis Üyesi adaylarını belirlemek üzere, 5 noktada ‘Eğilim Yoklaması’ için sandık başına gitti… Eğilim Yoklaması’nda, 37 aday adayı sıralamaya girebilmek için sandıkta birbiriyle yarıştı…

Aslında Fatih‘in yazdığı bir “özlemin” ifadesi olmalı…

Gerçeği dile getirense CHP‘nin Milas‘ta 15. sıra meclis üyesi adayı Ahmet Kılbey.. Ne diyor? “Madem önseçim yapılıyor neden lordlar anahtar liste ile üyelerin iradesini etkiliyor.” diyor. “Lütfen dürüst olalım…” diye ekliyor… İşte CHP’nin Muğla’da en önemli sorunu bu…

Benim bir de Kılbey‘in “Hiç zahmet etmeden başkan anahtar listesini önseçim yapmadan cesaretle kamuoyuna açıklayabilirdi. Zaten bu yetkiyi genel merkezden almıştı.” sözü dikkatimi çekti.

Ben de o gün Fatih‘in yazısının altına şöyle yazdım;

Milas’ta yaşanan bir demokrasi örneği olamaz. 13 ilçeden 12 since meclis adayları atanırken, birinde önseçim yapılması DEMOKRASİ olarak nitelendirilemez. Ama sorulur; niye bu çifte standart? Hele başkan adayı atanırken meclis üyeleri için sandık konması çok tartışılır… Milas’ın demokrasi örneği olarak gösterilmesi çok saçma… Milas sandık koymayanlara kapak olamaz. Milas’ta sandık koyanla, öteki ilöelerde sandık koymayan aynı adam; Osman Gürün… Elbette Kılıçdaroğlu, ama Osman Gürün ve Mürsel Alban’ın dediğini yaptığına göre…

 

xx           xx           xx

Sanıyorum Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, ezeli rakibi Barış Saylakalın atınızı yemişim tımarınızı” deyip gidip AK Parti‘den aday olunca bunun yarattığı demoralizasyonu giderebilmek, parti tabanında yeniden sinerji yaratabilmek için Kılbey‘in ifade ettiği “genel merkez yetkisini” meclis üyelikleri için bir “kontrollu önseçim” yapmayı tercih etti.

Keşke tercihini bu yönde kullanmasaydı.

Ortaya çıkan 37 aday adayından 4 anahtar liste yüzünden ilk 10’a giremeyenlerle yeni bir demorilizasyona neden olduğu gibi, Milas ile öteki 12 ilçe arasında da “ayrımcılığa” neden olmuş oldu.

Böyledir işte… Olmayacaksa her şey g.tün g.tün gider artık… Yaygın sözdür, “Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenirse diğerleri de yanlış gider”…

İlk düğme büyükşehir adaylığında Osman Gürün‘ün adının açıklanmasıyla yanlış iliklendi..

Hatta ilk yanlış iliklemenin ondan önce milletvekili adayları; ondan önce de 12 ilçe başkanı imzasıyla il başkanı seçimiyle  yapıldığını söylemek mümkün…

 

xx           xx           xx

Bodrum‘dan Fatih Bozoğlu arkadaşımız, Milletvekilleri Girgin ve Özcan‘ın toplantılarını haberleştirirken de “Bodrum Başkan Adayındaki Belirsizlik CHP İlçe Örgütünü Gerim Gerim Geriyor…” diye üst başlık, “CHP’li Vekillerden Bodrum’a Balans Ayarı…” diye de başlık atmış. İsabetli olmuş.

Fatih haberinde “19 Ocak Cumartesi günü İlçe Başkanlığında gerçekleştirilen toplantının basına açık bölümünde oldukça gergin anlar ve sert tartışmalar yaşanmıştı. Bu toplantıda söylenen bazı ifadeler de ittifak görüşmelerine olumsuz etki yapabileceği öngörülerek, Milletvekilleri Girgin ve Özcan Bodrum İlçe Örgütüne balans ayarı yapmaya çalıştılar. Gazeteciler ile karşılıklı soru cevap şeklinde gerçekleştirilen toplantıda vekillerin cümleleri sürekli tekrarlamaları dikkat çekti.” değerlendirmesinde bulunmuş.

CHP Vekilleri gerçekten de sık sık kendilerinin yetkisiz olduklarını, sadece örgütün taleplerini iletebildiklerini, ama hiçbir yetkilerinin olmadığını belirttiler. Bozoğlu‘nun da ifade ettiği gibi, Milletvekili Süleyman Girgin cümleleri seçerek konuşurken “Muğla’nın ittifak dışında kalması gerektiğini ifade ettiklerine” vurgu yaparak şöyle anlattı:

Bizler milletvekilleri olarak bulunduğumuz illerde ve ilçelerde nabzı alıyoruz ve genel merkeze en üst düzeyde, en net şekilde iletiyoruz. İttifak konusunda bizim şu ana kadar Muğla ile ilgili edindiğimiz izlenim var. Biz bölge milletvekilleri, il başkanımız ve büyükşehir belediye başkanımızla, genel merkez düzeyinde yaptığımız girişimlerde Muğla’nın ittifak dışında kalmasını talep ettik. Bu konuda karar merci genel merkez ve genel başkan.

 

xx           xx           xx

Evet karar merkezi genel merkez… Önceki akşam iki genel baaşkan bir araya geldiler ve aldığım habere göre Bodrum‘da Mehmet Tosun CHP rozeti ile seçime girecek. Bu durumda bu milletvekilleri, CHP Bodrum İlçe Başkanı, Muğla İl Başkanı ve Büyükşehir Başkanı ne yapacaklar çok merak ediyorum…

Fatih Bozoğlu Balans ayarı” derken, önceki gün Ortaca‘daki meslektaşımız Ersin Turan da “Bunlar kendilerini kurtarmaya çalışıyor. Sistem çöktü format kurtarmıyor. Anakart değişirse belki” diyordu.

Evet, yanlış iliklenen düğmeyi değiştirmeden bu işler zor…

——————————                                            ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Yanlış yaptığımızda bizi uyarmazsanız, sizde hayır yoktur. Uyardığınız halde sizi dinlemezsek, bizde hayır yoktur. (Hz Ömer.)

ÇİVİ

Arkadaşım, “Günün modası: ‘Biat etti’ denilecek birisini bulup linç ederek, kendisinin hiç bir şey yapmadığını gizlemek” deyince;

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

——————————————————————————————————————

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
Mehmet Keza KUNDAKÇI 23 Ocak 2019 / 09:05

Günaydın dostlar,
Dün bizim oralarda (Ortaca,Dalyan,Köyceğiz..) deprem yaşandı,herkese geçmiş olsun,Allah afatından muhafaza etsin,ANCAK DEPREM İLE YAŞAMAYA HAZIR HATTA ALIŞKIN OLMALIYIZ…

Siyasette,MUĞLA İNSANININ KALİTESİNİ,KADRİNİ KIYMETİNİ ANLAYAMAYACAK KADAR EGO ve ÇIKAR SARMALINA BATMIŞ,CHP nin GERÇEK GENLERİNDEN VE RUHUNDAN UZAK KURNAZLARIN HEGOMANYASININ İCRAATLARI SADECE BU DÖNEMİ KARARTABİLİR VE GERÇEK CHPli İNSANIMIZI ÜZMEKTEDİR,

Atatürk’ün yolunda,Kuvayı Milliye ruhunda,Cumhuriyet’in gerçek sahipleri ve bekçileri,emekçileri olarak,
CHP’yi bu işgalden kurtarmak,mutlak VAZİFEMİZDİR, Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcut,
selam ve saygılarımızla,

Reşat Öztepe 23 Ocak 2019 / 10:39

Evet, yanlış iliklenen düğmeyi değiştirmeden bu işler zor…Gocuman; yazınızı okudum. Yorumlarınız harika. Doğru yu sadece doğruları söyleme de bu kadar cesur olduğunuzu da öğrenmiş oldum. Amma en manidar olanı yorumumun başına aldığım cümleniz. sanki “‘SERLEVHA'” Sevgi ve Saygı.